Çanakkale’deki Troya Antik Kenti’nde sürdürülen 2026 yılı kazılarında, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli heykel başı bulundu. Kemik flütün, Troya’da bugüne kadar ortaya çıkarılan ilk müzik aleti olduğu bildirildi.
Troya Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazılar, farklı dönemlere ait iki dikkat çekici buluntuyu gün yüzüne çıkardı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri Arkaik Dönem’e diğeri ise Erken Tunç Çağı’na ait iki eser bulundu.
160 yılı aşkın kazılarda ilk kez bulundu
Arkaik Dönem yerleşim dolgusunda bulunan kemik flütün yaklaşık 2 bin 800 yıllık olduğu değerlendiriliyor.
MÖ 750-480 yılları arasına tarihlenen eser, Troya’da 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda ortaya çıkarılan ilk müzik aleti olarak kayda geçti.
Arkeologlar, buluntunun Troya’da müziğin gündelik yaşam, sosyal hayat ve ritüeller içerisindeki yerine ilişkin yeni bilgiler sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Organik yapısı nedeniyle günümüze ulaşması önemli
Kemik ve benzeri organik malzemelerden üretilen eşyaların binlerce yıl boyunca korunmasının güç olması, flütün arkeolojik değerini artırıyor.
Eserin korunmuş bölümleri üzerinde yapılacak incelemelerin, müzik aletinin yapısı ve kullanım biçimine ilişkin daha ayrıntılı sonuçlar ortaya koyması bekleniyor.
Troya II kapısında 4 bin 500 yıllık buluntu
Kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir diğer eser ise Troya II kent kapısının yakınlarında bulunan insan biçimli heykel başı oldu.
Yaklaşık MÖ 2500-2300 yıllarına tarihlenen heykel başının Erken Tunç Çağı’na ait olduğu belirtildi.
Buluntunun, Batı Anadolu’daki insan biçimli küçük heykel geleneği ve dönemin kültürel etkileşimleri üzerine yürütülen araştırmalara katkı sağlaması bekleniyor.
Troya’nın iki farklı döneminden yeni veriler
Kemik flüt ile heykel başı, Troya’nın birbirinden farklı dönemlerine ilişkin yeni arkeolojik veriler sunuyor.
Biri antik kentteki müzik kültürünü, diğeri ise yaklaşık 4 bin 500 yıl önceki sembolik ve sanatsal anlayışı araştırmaya imkân sağlayacak.
Troya’da sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin bilimsel inceleme ve koruma çalışmalarının ardından gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı






