Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü yakınlarında bulunan İnkaya Mağarası, Paleolitik Çağ’a ilişkin yeni bilimsel araştırmalara sahne oluyor. Yaklaşık 86 bin yıl öncesine uzanan insan yaşamının izlerini barındıran mağarada, 2026 yılı kazı çalışmaları kapsamında ilk kez çevresel DNA (e-DNA) analizinden yararlanılacak.
Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer, mağarada bugüne kadar yaklaşık 40 bin çakmak taşı buluntusuna ulaşılmasına rağmen organik kalıntıya rastlanmamasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Eylül ayında alınması planlanan toprak örnekleriyle hem organik materyallerin neden korunmadığı hem de bölgenin binlerce yıl önceki ekolojik yapısı araştırılacak. 20 Ağustos 2026 tarihli güncel açıklamada buluntu sayısının yaklaşık 40 bine ulaştığı bildirildi.
İnkaya Mağarası’nda e-DNA Analizi Yapılacak
Çanakkale’nin arkeolojik değerleri arasında giderek daha önemli bir yer edinen İnkaya Mağarası’nda 2026 kazı sezonunun dikkat çeken çalışmalarından biri çevresel DNA analizi olacak.
e-DNA olarak bilinen çevresel DNA yöntemiyle doğrudan kemik veya başka bir organik kalıntı bulunmasa bile toprak içerisinde geçmiş canlılardan kalmış genetik izlerin araştırılması mümkün olabiliyor.
Kazı ekibi bu yöntemle mağaranın geçmişteki bitki örtüsü, hayvan yaşamı ve çevresel koşulları hakkında yeni bilgiler elde etmeyi amaçlıyor. Uygun ve korunmuş genetik materyale ulaşılması halinde mağarayı kullanan insan topluluklarına ilişkin ipuçlarının da ortaya çıkarılması hedefleniyor.
40 Bin Taş Buluntu Var, Organik Kalıntı Yok
İnkaya Mağarası’ndaki araştırmaları dikkat çekici hale getiren konulardan biri, kazılarda ortaya çıkarılan çok sayıdaki taş buluntuya karşılık organik materyale rastlanmamış olması.
Prof. Dr. İsmail Özer’in verdiği bilgiye göre kazı alanındaki çakmak taşı buluntularının sayısı yaklaşık 40 bine ulaşmış durumda.
Buna karşılık bugüne kadar gerçekleştirilen kazılarda organik kalıntı tespit edilemedi.
Kazı ekibi, bu sıra dışı durumun nedenlerini de e-DNA çalışmasıyla araştıracak. Topraktaki mikroorganizmaların ve özellikle organik materyallerin parçalanma sürecinde etkili olabilecek bakterilerin belirlenmesi hedefleniyor.
Eylül Ayında Bahadırlı’daki Kazı Alanından Toprak Örnekleri Alınacak
Çalışmanın önemli aşamalarından biri Eylül 2026’da gerçekleştirilecek.
Ankara Üniversitesi bünyesindeki genetik ve evrim alanında çalışan bilim insanlarının Çanakkale’ye gelerek İnkaya Mağarası’nın farklı noktalarından toprak örnekleri alması planlanıyor.
Laboratuvar ortamında yapılacak incelemelerde toprak içerisindeki DNA izleri araştırılacak.
Analizlerin başarılı olması halinde binlerce yıl önce bölgede yaşayan bitki ve hayvan türleri hakkında yeni veriler elde edilebilecek. Araştırmacılar ayrıca mağarayı kullanan insan türlerine ilişkin genetik bir iz bulunup bulunamayacağını da inceleyecek.
İnkaya Mağarası Nerede?
İnkaya Mağarası, Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü yakınlarında bulunuyor.
Mağara 2016 yılında Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında gerçekleştirilen Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması sırasında bilim dünyasının dikkatine sunuldu.
Akademik çalışmalara göre mağaradaki arkeolojik tabakalarda insan faaliyetlerine ilişkin tarihlendirmeler yaklaşık 86 bin 360 yıl öncesinden 22 bin 580 yıl öncesine kadar uzanan geniş bir zaman dilimine işaret ediyor.
Bu özelliği İnkaya Mağarası’nı Kuzeybatı Anadolu’daki Paleolitik dönem insan hareketlerinin araştırılması açısından önemli merkezlerden biri haline getiriyor.
Anadolu ile Balkanlar Arasındaki İnsan Hareketlerine Işık Tutabilir
İnkaya Mağarası’nın bilimsel öneminin yalnızca Çanakkale’nin tarih öncesi dönemleriyle sınırlı olmadığı değerlendiriliyor.
Bölgenin coğrafi konumu, Anadolu ile Balkanlar arasındaki Paleolitik dönem insan hareketlerinin ve olası göç güzergahlarının araştırılmasında mağaraya özel bir önem kazandırıyor.
İnkaya’daki kazılarda ortaya çıkarılan taş aletler, Paleolitik dönem insanlarının kullandığı teknoloji, hammaddeler ve yaşam biçimlerinin anlaşılması açısından önemli veriler sağlıyor.
Anadolu Ajansı’nın 26 Temmuz tarihli haberinde 2026 sezonunun 10’uncu kazı sezonu olduğu ve o tarihte 35 bini aşkın çakmak taşı ile bazalttan yapılmış taş alet ve parçanın gün yüzüne çıkarıldığı belirtilmişti. Ağustos ayında yapılan son açıklamayla buluntu sayısının yaklaşık 40 bine yükseldiği bildirildi.
İnkaya Mağarası Kazıları 2017’den Bu Yana Devam Ediyor
Mağaranın keşfedilmesinin ardından ilk arkeolojik kazılar 2017 yılında başladı.
2017-2020 yılları arasında Troya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında dönemsel olarak gerçekleştirilen çalışmalar, 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde devam etti. Akademik yayınlar da İnkaya Mağarası’nın Kuzeybatı Anadolu Paleolitiğinin anlaşılması açısından önemli bir referans alanı olduğunu ortaya koyuyor.
2026 yılı çalışmalarında ise geleneksel arkeolojik kazı yöntemlerinin yanı sıra yeni bilimsel teknolojilerden daha fazla yararlanılıyor.
Çanakkale’de Paleolitik Tarihe Yeni Bir Pencere
Troya, Assos, Parion ve Alexandria Troas gibi antik dönem merkezleriyle tanınan Çanakkale’nin tarihinin çok daha eski dönemlerine ışık tutan İnkaya Mağarası, kentin arkeolojik zenginliğine farklı bir boyut kazandırıyor.
Özellikle çevresel DNA çalışmasının sonuçları, mağarada bugüne kadar bulunamayan organik materyallerin neden yok olduğunu anlamanın yanında Çan ve Bahadırlı çevresinin on binlerce yıl önceki paleoekolojik yapısının ortaya çıkarılmasına katkı sağlayabilir.
Eylül ayında alınacak toprak örneklerinin analiz edilmesinin ardından elde edilecek bilimsel sonuçlar, İnkaya Mağarası araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını açabilir.
Kaynak: DHA / Prof. Dr. İsmail Özer – İnkaya Mağarası Kazı Başkanlığı





