Duyuru Güncel Öne Çıkan

Çini Atölyesi Çanakkale’de: Gamze Yüksel ile Geleneksel Sanat Deneyimi

Çini Atölyesi Çanakkale’de: Gamze Yüksel ile Geleneksel Sanat Renklerle Buluşacak Anadolu'nun yüzyıllardır devam eden çini geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalı bir sanat etkinliğiyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Gamze Yüksel'in katılımıyla düzenlenecek Çini…

28 Ağustos 2026 10:42 Geçerlilik: 9 Ağustos 2026

Çini Atölyesi Çanakkale’de: Gamze Yüksel ile Geleneksel Sanat Renklerle Buluşacak Anadolu'nun yüzyıllardır devam eden çini geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalı bir sanat etkinliğiyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Gamze Yüksel'in katılımıyla düzenlenecek Çini…

Çini Atölyesi Çanakkale’de: Gamze Yüksel ile Geleneksel Sanat Renklerle Buluşacak

Anadolu’nun yüzyıllardır devam eden çini geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalı bir sanat etkinliğiyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Gamze Yüksel’in katılımıyla düzenlenecek Çini Atölyesi, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 11.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da başlayacak.

Festivalin açılış günündeki geleneksel sanat etkinliklerinden biri olan atölyede katılımcılar, Türk çini sanatının renk ve motif dünyasını yakından tanıma ve uygulamalı üretim sürecinin bir parçası olma fırsatı bulacak.

İznik ve Kütahya başta olmak üzere Anadolu’nun farklı merkezlerinde gelişen çini sanatı; bitkisel motifleri, geometrik düzenlemeleri, kendine özgü renkleri ve yüzyıllara yayılan zanaatkârlık bilgisiyle Türkiye’nin önemli kültürel miras alanlarından biri olmayı sürdürüyor.

Gamze Yüksel Çini Atölyesi Ne Zaman?

Çini Atölyesi, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü 11.00-12.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Etkinliğin temel bilgileri:

  • Etkinlik: Çini Atölyesi
  • Tarih: 29 Ağustos 2026 Cumartesi
  • Saat: 11.00 – 12.30
  • Sanatçı: Gamze Yüksel
  • Yer: Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
  • Adres: Barbaros Mahallesi, 17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale
  • Kontenjan: 10 kişi
  • Kayıt: atolyekayit.com üzerinden
  • Festival: Çanakkale Kültür Yolu Festivali 2026

Atölyenin yalnızca 10 katılımcıyla sınırlandırılmış olması nedeniyle etkinliğe katılmak isteyenlerin ön kayıt durumunu program gününden önce kontrol etmeleri önem taşıyor.

Çini Atölyesinde Neler Yapılacak?

Çini sanatına ilk kez yaklaşan biri için bitmiş bir tabağın, panonun veya mimari süslemenin arkasında oldukça uzun bir üretim süreci bulunuyor.

Ham maddenin hazırlanması, şekillendirme, ilk pişirim, desenin yüzeye aktarılması, boyama, sırlama ve yeniden fırınlama gibi aşamalar çini üretiminin temel parçalarını oluşturuyor.

29 Ağustos’taki atölyenin amacı ise bu uzun üretim zincirinin tamamını gerçekleştirmekten çok, katılımcıları geleneksel çini sanatının desen ve renk dünyasıyla uygulamalı olarak tanıştırmak olacak.

Gamze Yüksel eşliğindeki çalışmada katılımcılar çini sanatında kullanılan motifleri, renklerin yüzey üzerindeki ilişkisini ve geleneksel bezeme anlayışını daha yakından görme imkânı bulacak.

Çini Sanatı Nedir?

Çini; genel olarak sırlanmış ve pişirilmiş yüzeyler üzerine geleneksel desenlerin uygulandığı, mimari yapılarda ve çeşitli kullanım objelerinde karşımıza çıkan köklü bir sanat ve zanaat geleneği.

Camilerin, türbelerin, sarayların ve tarihî yapıların duvarlarında görülen çiniler kadar tabak, kase, vazo ve benzeri objelerde kullanılan uygulamalar da bu geniş sanat geleneğinin içerisinde bulunuyor.

UNESCO, geleneksel çini yapımını Türkiye’de gerçekleştirilen el yapımı sırlı karo ve seramik üretimi olarak tanımlıyor. Üretim aşamalarında biçimlendirme, kurutma, fırınlama, desen aktarımı, elle boyama, sırlama ve yeniden pişirme gibi farklı uzmanlık alanları bulunuyor. Geleneksel Çini Ustalığı 2016 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi.

Çini Neden Somut Olmayan Kültürel Miras?

İlk bakışta çini fiziksel bir obje olduğu için yalnızca somut kültür varlığı gibi düşünülebilir. Ancak yaşayan miras açısından korunan şey yalnızca ortaya çıkan tabak, pano veya karo değil.

Asıl kültürel değer; bir desenin nasıl hazırlanacağını, fırçanın nasıl kullanılacağını, boyaların hangi aşamada uygulanacağını ve eserin nasıl pişirileceğini bilen insanların sahip olduğu ustalık bilgisinde bulunuyor.

Bu bilginin ustadan öğrenciye veya yeni kuşaklara aktarılması çini sanatının yaşamaya devam etmesini sağlıyor.

Bu nedenle uygulamalı atölyeler geleneksel sanatların tanıtılması açısından ayrı bir önem taşıyor. Katılımcı yalnızca bitmiş ürünü seyretmek yerine üretimin nasıl gerçekleştiğini deneyimliyor.

İznik ve Kütahya Çini Sanatının Önemli Merkezleri

Türkiye’de çini denildiğinde tarihsel olarak öne çıkan merkezlerin başında İznik ve Kütahya geliyor.

Özellikle Osmanlı döneminde İznik’te üretilen çiniler mimari bezemelerde son derece önemli bir seviyeye ulaştı. Camilerden saraylara uzanan yapılarda kullanılan çiniler güçlü renkleri ve ayrıntılı motifleriyle dönemin sanat anlayışının önemli parçaları haline geldi.

Kütahya ise farklı dönemlerde devam ettirdiği üretim geleneğiyle çini sanatının yaşayan merkezlerinden biri olmayı sürdürdü.

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin güncel duyurusunda da Gamze Yüksel’in gerçekleştireceği atölyenin İznik ve Kütahya’da gelişen çini geleneğinin renk, çiçek ve geometrik motiflerini katılımcılarla buluşturacağı özellikle belirtiliyor.

Çini Nasıl Yapılıyor?

Geleneksel çini üretimi tek aşamada tamamlanan bir boyama çalışması değil.

Öncelikle çini yapılacak yüzey hazırlanıyor ve ilk pişirimden geçiriliyor. Ortaya çıkan yüzeyin üzerine uygulanacak desen oluşturuluyor ve geleneksel yöntemlerle yüzeye aktarılıyor.

Kontur çizgilerinin belirlenmesinin ardından renkler fırçayla uygulanıyor. Boyanan parça sırlandıktan sonra yeniden fırına giriyor.

Fırınlama sonucunda başlangıçta daha mat görülebilen renkler sırın altında farklı bir parlaklık ve derinlik kazanıyor.

Bu nedenle çini üretiminde yalnızca çizim ve boyama becerisi değil; malzeme bilgisi, sıcaklık kontrolü ve üretimin farklı aşamalarında çalışan ustaların deneyimi de önem taşıyor.

Sır Altı Tekniği Nedir?

Klasik Türk çinisinin en fazla bilinen uygulamalarından biri sır altı tekniği.

Bu yöntemde desen ve renkler hazırlanmış çini yüzeyine uygulanıyor. Daha sonra parçanın üzeri şeffaf sır tabakasıyla kaplanarak yüksek sıcaklıkta fırınlanıyor.

Fırınlama sonucunda sır saydamlaşırken altındaki renk ve desenler görünür hale geliyor.

Bu yöntem özellikle tarihî İznik çinilerindeki parlak ve dayanıklı yüzeylerin oluşmasında kullanılan önemli tekniklerden biri.

Selçuklu Mimarisindeki Mozaik Çini Geleneği

Çini sanatının Anadolu’daki gelişiminde Selçuklu dönemi ayrı bir önem taşıyor.

Selçuklu yapılarında özellikle mimari yüzeylerde kullanılan mozaik çini tekniğinde farklı renklerde hazırlanmış parçalar geometrik veya bitkisel kompozisyonlara uygun biçimde kesilerek bir araya getiriliyor.

Bu yöntem tek bir yüzeye desen boyamaktan farklı olarak, renkli parçaların adeta büyük bir yapboz gibi birleşmesiyle kompozisyon oluşturuyor.

Anadolu Selçuklu mimarisindeki yıldızlar, çokgenler ve birbirini tekrar ederek devam eden geometrik düzenlemeler bu anlayışın en dikkat çekici örnekleri arasında bulunuyor.

Tarih Boyunca Farklı Çini Teknikleri Kullanıldı

Türk ve İslam sanatının farklı dönemlerinde çini üretiminde yalnızca tek bir yöntem kullanılmadı.

Renkli sır, Minai ve perdah gibi teknikler farklı dönem ve coğrafyalarda çini sanatının görsel dilini zenginleştirdi.

Renkli sır uygulamalarında farklı renk alanlarının birbirine karışmasını önleyen sınırlar oluşturulurken Minai tekniğinde renklerin farklı pişirim aşamalarında uygulanması mümkün olabiliyor.

Perdah ya da lüster uygulamalarında ise yüzey üzerinde metalik görünümlü etkiler elde ediliyor.

Bu tarihsel teknikler çini sanatının yüzlerce yıllık gelişimi boyunca sanatçıların yalnızca motif konusunda değil, malzeme ve fırın teknolojisi konusunda da sürekli yeni yöntemler geliştirdiğini gösteriyor.

29 Ağustos’taki Gamze Yüksel atölyesinde bu tekniklerin tamamının uygulanacağına ilişkin bir program açıklaması bulunmadığından, etkinlik özellikle temel çini bezeme ve uygulama deneyimi üzerinden değerlendirilmelidir.

Lale, Karanfil ve Bahar Dalları Çini Sanatının Tanıdık Motifleri

Klasik Osmanlı çinilerinde doğadan alınan çiçek ve bitki biçimleri önemli yer tutuyor.

Lale, karanfil, gül, sümbül ve bahar dalları farklı dönemlerde çini kompozisyonlarında sıkça kullanılan motifler arasında bulunuyor.

Sanatçılar doğadaki biçimleri birebir kopyalamaktan çok, onları geleneksel bezeme anlayışı içerisinde yeniden yorumlayarak yüzeye aktarıyor.

Bitkisel kompozisyonların yanında yıldızlar, çokgenler ve birbirini tekrar eden geometrik düzenlemeler de çini sanatının güçlü görsel unsurları arasında.

Bu motif çeşitliliği, bir çini eserine bakarken yalnızca renklerin değil kompozisyon içerisindeki ritmin de fark edilmesini sağlıyor.

Kobalt Mavisi ve Turkuazdan Kırmızıya Uzanan Renk Dünyası

Çini sanatında renk, motif kadar belirleyici bir unsur.

Turkuaz ve kobalt mavisi çini geleneğiyle en fazla özdeşleşen renklerin başında geliyor. Farklı dönemlerde yeşil, mor, kırmızı ve başka tonların eklenmesiyle oldukça zengin bir renk repertuvarı oluştu.

Özellikle klasik İznik üretimlerinde görülen güçlü kırmızı tonları, mavi ve turkuazlarla oluşturulan kontrast sayesinde son derece karakteristik kompozisyonların ortaya çıkmasını sağladı.

Çini Atölyesi sırasında renklerin motiflerle nasıl ilişkilendirildiğini görmek, katılımcıların tarihî yapılarda karşılaştıkları çini yüzeylere daha farklı bir gözle bakmalarına yardımcı olabilir.

Gamze Yüksel Çanakkale’deki Seramik ve Çini Üretiminde Yer Alan İsimlerden

Atölyeyi gerçekleştirecek Gamze Yüksel, Çanakkale’nin seramik ve çini sanat ortamında daha önce de yer almış bir sanatçı.

Çanakkale Belediyesi’nin kayıtlarına göre Gamze Yüksel, Yüksel Çini adıyla 2019 yılında Çanakkale Seramik Müzesi’nde düzenlenen “Kale’nin Elleri” sergisinde kentte üretim yapan seramik sanatçıları ve atölyeleri arasında yer aldı.

Bu bağ, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’ndeki atölyeyi yalnızca dışarıdan gelen genel bir geleneksel sanat etkinliği olmaktan çıkararak kentin kendi seramik ve çini üretim ortamıyla da ilişkilendiriyor.

Çanakkale’nin Seramik Kültürüyle Çini Sanatı Aynı Festivalde Buluşuyor

Çanakkale’nin seramikle ilişkisi oldukça eski ve güçlü.

Kentte farklı dönemlerde ortaya çıkan geleneksel Çanakkale seramikleri, özgün biçimleri ve bezemeleriyle Türkiye’nin önemli seramik miraslarından birini meydana getiriyor.

Çini ile seramik aynı şey olmamakla birlikte ikisinin de temelinde toprak, şekillendirme, bezeme ve ateşle dönüşen üretim kültürü bulunuyor.

Bu nedenle Çini Atölyesi’nin Çanakkale’de gerçekleştirilmesi, Anadolu’nun farklı seramik geleneklerinin aynı kültür ortamında buluşması açısından da dikkat çekici.

Atölye Neden 10 Kişiyle Sınırlı?

Çini gibi doğrudan el becerisine dayalı uygulamalı sanat çalışmalarında katılımcı sayısının sınırlı tutulması önemli.

Kalabalık bir gösteride sanatçının uygulaması izlenebilir; ancak katılımcının kendi çalışmasını oluşturması için malzemeye erişmesi, tekniği doğru görmesi ve gerektiğinde sanatçıdan yönlendirme alması gerekiyor.

10 kişilik kontenjan, atölyenin daha doğrudan ve uygulamalı biçimde yürütülmesine imkân sağlayacak.

Katılım başvuruları atolyekayit.com üzerinden alınacak. Kontenjanın sınırlı olması nedeniyle programa katılmak isteyenlerin kayıtlarını erken tamamlamaları yararlı olacaktır.

Çini Atölyesi Nerede Yapılacak?

Etkinlik Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde gerçekleştirilecek.

Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
Barbaros Mahallesi
17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale

Anadolu Hamidiye Tabyası, 29 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin en yoğun kültür ve sanat merkezlerinden biri olacak.

Aynı alanda festival boyunca sergiler, yaşayan miras programları, farklı geleneksel sanat atölyeleri ve açık hava etkinlikleri gerçekleştirilecek.

Aynı Gün Yaşayan Miras ve Ebru Programları da Var

29 Ağustos günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da geleneksel sanatlara ilgi duyan ziyaretçiler için birbirini tamamlayan bir program bulunuyor.

Saat 11.00’de Gamze Yüksel’in Çini Atölyesi başlayacak. Günün devamında Yaşayan Miras Söyleşisi: Çanakkale Halıları ile Mustafa Çakar’ın gerçekleştireceği Ebru Atölyesi aynı mekândaki programın diğer dikkat çekici etkinlikleri arasında yer alıyor.

Festival boyunca açık olacak Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi de çini, seramik, ebru, tezhip, keçe ve hüsn-i hat gibi geleneksel sanatların farklı örneklerini ziyaretçilere sunacak.

Bu nedenle 29 Ağustos’ta Anadolu Hamidiye Tabyası’nı ziyaret eden sanatseverler tek bir atölye yerine birkaç saatlik kapsamlı bir geleneksel sanat rotası oluşturabilecek.

Geleneksel Çini Sanatı 29 Ağustos’ta Uygulamalı Olarak Keşfedilecek

Türk çini sanatı, tarihî yapılarda hayranlıkla bakılan bir dekorasyon unsurundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bir eserin arkasında motif hazırlığından boyamaya, sırlamadan fırınlamaya ve ustalık bilgisinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına kadar uzanan kapsamlı bir kültürel süreç bulunuyor.

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamındaki atölye bu geleneği bitmiş eserlerin arkasındaki üretim süreciyle birlikte tanımak isteyenlere uygulamalı bir deneyim sunacak.

Gamze Yüksel Çini Atölyesi, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü 11.00-12.30 saatleri arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da gerçekleştirilecek. Atölye 10 kişiyle sınırlı olacak ve başvurular atolyekayit.com üzerinden alınacak.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 10:42
Geçerlilik 9 Ağustos 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim