Duyuru Güncel Öne Çıkan

Aleksandria Troas Antik Kenti Uzmanlarla Keşfedilecek: Festivalin Kapanış Gününde Tarihe Yolculuk

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin arkeoloji rotası, festivalin son gününde antik dünyanın en büyük ve etkileyici kentlerinden Aleksandria Troas’a uzanacak. Uzman Eşliğinde Aleksandria Troas Antik Kenti Gezisi, 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 18.00-20.00 arasında…

28 Ağustos 2026 14:33 Geçerlilik: 6 Eylül 2026

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin arkeoloji rotası, festivalin son gününde antik dünyanın en büyük ve etkileyici kentlerinden Aleksandria Troas’a uzanacak. Uzman Eşliğinde Aleksandria Troas Antik Kenti Gezisi, 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 18.00-20.00 arasında…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin arkeoloji rotası, festivalin son gününde antik dünyanın en büyük ve etkileyici kentlerinden Aleksandria Troas’a uzanacak. Uzman Eşliğinde Aleksandria Troas Antik Kenti Gezisi, 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 18.00-20.00 arasında Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyündeki ören yerinde gerçekleştirilecek.

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin güncel programına göre ziyaretçiler iki saatlik gezi boyunca antik kenti arkeologların rehberliğinde keşfedecek. Böylece bugün geniş bir araziye yayılan yapı kalıntıları, hamamlar, kamusal alanlar, antik yollar ve liman sistemi yalnızca taş kalıntıları olarak değil, kentin binlerce yıllık yaşamının parçaları olarak değerlendirilecek.

Festivalin 29 Ağustos’ta başlayan dokuz günlük arkeoloji programının son halkasını oluşturacak gezi, aynı zamanda 6 Eylül’de sona erecek Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin dikkat çekici kapanış etkinliklerinden biri olacak.

Aleksandria Troas Gezisi Ne Zaman?

Etkinlik: Uzman Eşliğinde Gezi – Aleksandria Troas Antik Kenti
Tarih: 6 Eylül 2026 Pazar
Saat: 18.00-20.00
Yer: Aleksandria Troas Antik Kenti
Konum: Dalyan Köyü, Ezine / Çanakkale
Adres: 17610 Dalyan / Ezine / Çanakkale
Rehberlik: Arkeologlar eşliğinde
Festival: Çanakkale Kültür Yolu Festivali 2026

Festivalin 6 Eylül programında etkinliğin saat 18.00-20.00 arasında gerçekleştirileceği ve ziyaretçilerin Aleksandria Troas’ın tarihî mirasını arkeologların anlatımıyla keşfedeceği açık biçimde belirtiliyor.

Aleksandria Troas Nerede?

Aleksandria Troas Antik Kenti, Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyü sınırlarında, Kestanbolluk mevkiinde bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı resmî müze kayıtlarında antik kentin Dalyan köyünde yer aldığı ve günümüzde ören yeri olarak ziyarete açık olduğu belirtiliyor. Ören yeri her gün açık ve mevcut ziyaret düzeninde 08.30-20.00 saatleri arasında gezilebiliyor.

Kentin denize yakın konumu, tarih boyunca Aleksandria Troas’ın gelişiminin temel nedenlerinden biri oldu.

Burada yalnızca büyük bir kara yerleşimi kurulmadı; aynı zamanda Ege ile Marmara arasındaki deniz trafiğini kullanabilen güçlü bir liman kenti ortaya çıktı.

Anadolu’nun En Büyük Antik Kentlerinden Biri

Aleksandria Troas’ın büyüklüğü, kenti Çanakkale’deki diğer antik merkezlerden ayıran başlıca özelliklerden biri.

Kültür Portalı’nın güncel kaydına göre antik kent yaklaşık 390 hektarlık bir alana yayılıyor ve çevresinde yaklaşık 8 kilometrelik sur sistemi izlenebiliyor. Yapılan arkeolojik araştırmalar, Aleksandria Troas’ın Anadolu’nun en büyük antik kentlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Bu büyüklük günümüzde ören yerini ziyaret edenlerin de hemen fark edebileceği bir özellik.

Aleksandria Troas tek bir tapınak veya birkaç yapıdan oluşan küçük bir arkeolojik alan değil.

Hamamlar, gymnasium, tiyatro, stadyum, liman, çeşmeler, yollar, kamusal alanlar ve farklı yapı komplekslerinin bulunduğu geniş ölçekli planlı bir antik kent.

Bu nedenle iki saatlik festival gezisi bütün kentin ayrıntılı biçimde görülmesine yetmese de Aleksandria Troas’ın şehir ölçeğini ve tarihsel önemini anlamak açısından güçlü bir başlangıç sağlayacak.

Kent Antigonos Tarafından Kuruldu, Lysimakhos Döneminde Aleksandria Troas Adını Aldı

Aleksandria Troas’ın kuruluş hikâyesi Büyük İskender’in ölümünün ardından şekillenen Helenistik dünyanın siyasi mücadelesine uzanıyor.

Çanakkale Valiliğinin güncel resmî kaydına göre kent MÖ 4. yüzyılın sonlarında Antigonos Monophthalmos tarafından Antigoneia adıyla kuruldu.

Daha sonra Makedon komutan Lysimakhos döneminde kent yeniden düzenlendi ve Aleksandria Troas adını aldı. Kent kurulurken çevredeki Gargara, Hamaksitos, Neandria, Kolonai, Larisa, Kebren ve Skepsis gibi yerleşimlerden nüfusun yeni kente taşındığı belirtiliyor.

Bu uygulama Helenistik dönemin büyük şehir projelerinde görülen politikaların örneklerinden biri.

Yeni bir kent yalnızca binalardan oluşturulmuyor, çevredeki daha küçük yerleşimlerin nüfusu da yeni merkeze taşınarak ekonomik ve askerî gücün tek noktada toplanması amaçlanıyordu.

Aleksandria Troas Adı Ne Anlama Geliyor?

Kentin adı genel olarak “Troas’taki Aleksandria” veya “Troas’taki İskender kenti” anlamıyla açıklanıyor.

Troas ise kuzeybatı Anadolu’da Troya ve çevresindeki geniş tarihî bölgenin antik adı.

Aleksandria Troas böylece Büyük İskender’in adını taşıyan çok sayıdaki Helenistik kentten biri olurken bulunduğu bölgenin adıyla diğer Aleksandria kentlerinden ayrıldı.

Resmî müze kayıtları da Antigonos tarafından kurulan kentin Büyük İskender’in ölümünden sonra Lysimakhos döneminde Aleksandria Troas adını aldığını aktarıyor.

Roma Döneminde Büyük Bir Liman Metropolüne Dönüştü

Aleksandria Troas’ın en parlak dönemlerinden biri Roma egemenliği sırasında yaşandı.

Kentin deniz ticaretine uygun konumu, geniş araziye sahip olması ve stratejik bağlantıları Roma döneminde öneminin daha da artmasını sağladı.

Kültür Portalı, Aleksandria Troas’ın uzun yıllar bölgenin ana limanlarından biri olarak hizmet verdiğini ve özellikle Roma döneminde büyük gelişme gösterdiğini belirtiyor. Aynı kaynakta kentin nüfusunun en parlak döneminde 100 bin kişiye kadar ulaşmış olabileceği aktarılıyor.

2025 kazı sezonuna ilişkin açıklamalarda da Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, Aleksandria Troas’ın Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan ticaret rotası üzerindeki konumuna ve granit sütun ihracatı yapılan limanına dikkat çekmişti.

Bu ekonomik güç kentin büyük kamusal yapılar inşa edebilmesini sağlayan temel unsurlardan biri oldu.

Roma İmparatorluğu’nun Başkenti Olması Bile Gündeme Geldi

Aleksandria Troas’ın tarihindeki en ilginç ayrıntılardan biri, kentin stratejik konumunun Roma yöneticilerinin de dikkatini çekmesi.

Kültür Portalı’nın resmî kaydında, Avrupa ile Asya arasında önemli bir geçiş noktasında bulunan Aleksandria Troas’ın Julius Caesar tarafından başkent olarak düşünüldüğü, daha sonraki dönemde ise I. Konstantin’in de kenti yeni imparatorluk merkezi adaylarından biri olarak değerlendirdiği aktarılıyor.

Konstantin’in tercihi sonuçta Byzantion’dan yana oldu.

Kent büyük imar faaliyetleriyle Konstantinopolis’e dönüştürüldü ve daha sonra İstanbul adıyla dünya tarihinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Bu tarihsel ayrıntı, Aleksandria Troas’ın Roma döneminde ne kadar önemli görüldüğünü anlamak açısından dikkat çekici.

Başkent hiçbir zaman Aleksandria Troas’a taşınmadı; ancak böyle bir seçeneğin değerlendirilmiş olması bile kentin stratejik konumunu ortaya koyuyor.

Herodes Atticus Hamamı Antik Kentin Simgesi

Aleksandria Troas’ın en etkileyici kalıntılarının başında Herodes Atticus Hamamı geliyor.

Çanakkale Valiliği, yapının yaklaşık 100 metre uzunluğundaki cephesiyle Anadolu’da bugüne kadar bilinen en büyük hamam yapısı olduğunu belirtiyor.

Kültür Portalı’nın daha ayrıntılı kaydında ise hamamın yaklaşık 123 x 84 metre ölçülerinde olduğu aktarılıyor. Yapının günümüzde ayakta kalan büyük kemerleri dahi kompleksin antik dönemdeki anıtsal boyutlarını anlamaya yetiyor.

Bu nedenle Aleksandria Troas fotoğraflarında görülen devasa taş kemerler antik kentin en kolay tanınan simgelerinden biri haline gelmiş durumda.

Hamamın Suyu Kazdağları’ndan Getirildi

Herodes Atticus Hamamı’nın büyüklüğü yalnızca mimari açıdan değil, kent mühendisliği açısından da önemli.

Roma İmparatoru Hadrianus döneminde kente büyük bir su sistemi kazandırıldı.

Kültür Portalı’na göre Atinalı zengin devlet adamı ve hayırsever Herodes Atticus’un katkılarıyla Kazdağları’ndan Aleksandria Troas’a su taşıyan büyük bir su yolu oluşturuldu ve hamam kompleksi bu sistemle bağlantılı biçimde inşa edildi.

Böylesine büyük bir hamamın işletilebilmesi yalnızca bina yapmayı gerektirmiyor.

Şehre sürekli su sağlanması, suyun farklı sıcaklıklardaki hamam bölümlerine dağıtılması ve yapının ısıtılması için gelişmiş mühendislik sistemlerine ihtiyaç bulunuyordu.

Uzman eşliğindeki gezi, dev yapıların arkasında bulunan bu teknik altyapının anlaşılması açısından da önemli olacak.

Gymnasium Hamam Kompleksinin Yanında Yer Alıyor

Herodes Atticus Hamamı’nın hemen yanında büyük bir gymnasium bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kaynaklarda bu yapının Anadolu’nun en büyük gymnasium örneklerinden biri olduğu belirtiliyor.

Antik dünyada gymnasium yalnızca spor yapılan bir alan olarak değerlendirilmemeli.

Özellikle Yunan ve Roma şehir kültüründe eğitim, beden çalışmaları ve sosyal yaşamın önemli mekânlarından biri haline gelebiliyordu.

Aleksandria Troas’taki hamam ve gymnasiumun yan yana bulunması, Roma döneminin büyük kamusal kompleks anlayışının kentteki güçlü örneklerinden birini oluşturuyor.

Antik Liman Kentin Zenginliğinin Anahtarlarından Biriydi

Aleksandria Troas’ın büyümesinde limanı belirleyici rol oynadı.

Günümüzde antik limanın bir bölümü denizden ayrılmış durumda.

Kültür Portalı, limanın kentin en parlak çağlarında yoğun biçimde kullanıldığını ve farklı bölgeler arasında bağlantı sağladığını belirtiyor.

Roma döneminde askerî birlikler, tüccarlar ve yolcular bu liman üzerinden bölgeye ulaşabiliyordu.

Kentin Karadeniz ile Akdeniz arasındaki deniz ticaret ağına bağlanması ekonomik gücünü artırdı.

Aleksandria Troas çevresinde çıkarılan granit taşlarının da antik dünyanın farklı bölgelerine deniz yoluyla gönderildiği biliniyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, bu ihracatın kentin ekonomik önemini gösteren unsurlardan biri olduğunu ifade ediyor.

Antik Liman Gün Batımıyla da Tanınıyor

6 Eylül’deki gezinin 18.00-20.00 saatleri arasında yapılması, programı yaz sonunun akşam ışığına taşıyacak.

Kültür Portalı’nın Aleksandria Troas tanıtımında da bugün denize kapalı durumda bulunan antik limanın gün batımındaki manzarasına özellikle dikkat çekiliyor.

Festival programı etkinliği resmen “gün batımı turu” olarak adlandırmıyor.

Ancak akşam saatlerine denk gelen gezi, antik kentin Ege kıyısındaki doğal çevresini farklı bir atmosferde görme fırsatı sağlayacak.

Kentin Roma Tiyatrosu En Yüksek Noktalardan Birinde

Aleksandria Troas’ın önemli yapılarından biri de tiyatro.

Kültür Portalı’na göre tiyatro antik kentin yüksek noktalarından birine inşa edildi.

Bu konum ziyaretçiye yalnızca yapıyı değil, çevredeki geniş Troas coğrafyasını da görme imkânı sağlıyor. Kaynaklarda tiyatronun bulunduğu noktadan Neandria yönü, Midilli, Bozcaada ve Çanakkale Boğazı çevresinin görülebildiği belirtiliyor.

Antik kentlerin tiyatroları yalnızca eğlence mekânları değildi.

Tiyatro gösterileri, festivaller ve kamusal buluşmalar şehir yaşamının önemli parçaları arasında bulunuyordu.

Aleksandria Troas’ın büyük nüfusu düşünüldüğünde bu yapılar kentin sosyal hayatının ölçeğine ilişkin de fikir veriyor.

Stadion Kentin Spor Yaşamının İzlerini Taşıyor

Resmî ören yeri kayıtları Aleksandria Troas’ın planlı kent yapıları arasında stadionu da sayıyor.

Stadionlar antik dünyada atletizm yarışmaları ve çeşitli toplumsal etkinlikler için kullanılan büyük alanlardı.

Bu yapının varlığı Aleksandria Troas’ın yalnızca ticaret ve liman faaliyetleriyle gelişen bir kent olmadığını, kamusal yaşamın farklı yönleri için büyük yapılar inşa edildiğini gösteriyor.

Tiyatro, odeon, gymnasium, hamam ve stadion birlikte düşünüldüğünde Roma dönemindeki Aleksandria Troas’ın büyük bir şehir yaşamına sahip olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Forum Antik Kentin Kamusal Merkezlerinden Biriydi

Aleksandria Troas’taki modern arkeolojik kazıların önemli bölümü forum alanında yoğunlaşıyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, 2025 yılı çalışmalarını anlatırken ekibin 2011’den beri forum bölgesinde araştırmalar yürüttüğünü belirtti.

Roma kentlerinde forum, siyasi, ekonomik, dinî ve toplumsal yaşamın merkezlerinden biriydi.

Anıtsal yapılar, dükkânlar, tapınaklar ve kamusal geçiş alanları forum çevresinde toplanabiliyordu.

Aleksandria Troas’taki kazılar da bu büyük kamusal alanın farklı dönemlerde nasıl şekillendiğini anlamaya çalışıyor.

2 Bin 200 Yıllık Çarşı Yapısı Ortaya Çıkarılıyor

Aleksandria Troas kazılarının son yıllardaki en dikkat çekici araştırma alanlarından biri Helenistik çarşı yapısı.

2024 yılında yapılan çalışmalarda yaklaşık 2 bin 200 yıllık çarşı içerisinde dükkân olarak kullanılmış olabileceği değerlendirilen yeni bir mekân ortaya çıkarıldı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, yapının MÖ 2. yüzyıl ortalarına kadar uzanabileceğini ve farklı dönemlerde değişikliklerle uzun süre kullanılmış olabileceğini belirtti.

Bu keşif son derece önemli.

Çünkü antik kentlerde büyük tapınak veya hamamlar şehrin görkemli yüzünü gösterirken dükkânlar ve çarşılar günlük hayatı anlamaya yardımcı oluyor.

İnsanların ne satın aldığı, ticaretin nerede gerçekleştiği ve kent merkezinin nasıl işlediği bu yapılar üzerinden araştırılabiliyor.

2025 Kazılarında Odeon ve Çarşı Çalışmaları Devam Etti

Aleksandria Troas’taki bilimsel çalışmalar 2025 yılında da sürdü.

Anadolu Ajansı’nın 1 Eylül 2025 tarihli haberine göre kazı ekibi özellikle odeon ve çarşı yapısını daha ayrıntılı ortaya çıkarmaya yoğunlaştı.

Odeonun yaklaşık 2-3 bin kişi kapasiteli olabileceği değerlendiriliyor.

Kazı ekibi 2025 sezonunda yapının oturma sıralarına ulaşmayı hedefledi ve üst bölümlerdeki çalışmalarını sürdürdü.

Bu bilgiler 6 Eylül 2026’daki festival gezisini daha da ilginç hale getiriyor.

Ziyaret edilen yer yalnızca onlarca yıl önce kazılıp araştırması tamamlanmış bir ören yeri değil.

Aleksandria Troas bugün de arkeologların yeni sorular sorduğu aktif bir bilimsel araştırma alanı.

Odeon Müzik ve Gösteri Hayatına Işık Tutuyor

Odeon, tiyatroya göre daha küçük ölçekli kapalı veya yarı kapalı gösteri ve toplantı yapıları için kullanılan bir tanım.

Aleksandria Troas Odeonu’nun önünde 2006 yılında bulunan önemli bir yazıt, kentin kültür hayatına ilişkin dikkat çekici bilgiler sağladı.

Prof. Dr. Erhan Öztepe’nin açıklamasına göre yazıt, Hadrianus döneminde Dionysos sanatçılarına gönderilmiş üç mektuptan oluşuyor ve etkinlik takvimleri ile ödüllere ilişkin bilgiler içeriyor.

Bu veri, Aleksandria Troas’ta yalnızca büyük mimari yapılar bulunmadığını; müzisyenler, sanatçılar ve gösteriler etrafında gelişen canlı bir kültür hayatının da bulunduğunu düşündürüyor.

Cryptoporticus Antik Çarşının Altındaki Mimari Sistemin Parçası

2025 kazılarında üzerinde çalışılan yapılardan biri de cryptoporticus, yani üzeri tonozlarla kapatılmış geçiş veya koridor sistemi.

Kazı Başkanı Öztepe, çarşı yapısının stoası içerisine yerleştirilmiş cryptoporticus ile Aşağı Agora ve kentin ana doğu-batı caddesi arasındaki bağlantının araştırıldığını açıkladı.

Bu tür yapılar antik kentin yalnızca görünen meydanlardan oluşmadığını gösteriyor.

Kot farklarının çözüldüğü, kapalı geçişlerin ve farklı mimari seviyelerin kullanıldığı karmaşık şehir planlama yöntemleri bulunuyordu.

Aleksandria Troas’ın geniş arazi üzerinde planlanmış büyük bir şehir olması, bu tür altyapı sistemlerini anlamayı daha da önemli hale getiriyor.

Podyumlu Salon İçin Restorasyon ve Konservasyon Çalışması Başlatıldı

Antik kentte son yıllarda yalnızca kazı yapılmıyor.

Ortaya çıkarılmış yapıların korunmasına yönelik restorasyon ve konservasyon çalışmaları da yürütülüyor.

2025 yılında yaklaşık 2 bin yıllık podyumlu salonun duvarlarının sağlamlaştırılması için çalışma başlatıldı. Kazı Başkanı Erhan Öztepe, yapının korunarak yeniden okunabilir hale getirilmesini amaçladıklarını açıkladı.

Arkeolojide bir yapıyı ortaya çıkarmak kadar onu daha sonraki yıllara aktarabilmek de önemli.

Toprak altında uzun süre dengeli koşullarda kalan taş ve harç, kazıyla açığa çıkarıldıktan sonra yağmur, sıcaklık değişimi ve diğer çevresel etkenlerden zarar görebiliyor.

Bu nedenle koruma çalışmaları bilimsel kazının ayrılmaz parçalarından biri.

Kazılar Prof. Dr. Erhan Öztepe Başkanlığında Devam Ediyor

Kültür ve Turizm Bakanlığının güncel ören yeri kaydına göre Aleksandria Troas’taki arkeolojik çalışmalar Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erhan Öztepe başkanlığında sürdürülüyor.

Türk bilim ekibi kentteki kazıları 2011 yılında devraldı.

Çalışmalar özellikle forum ve çevresindeki yapılar, odeon, çarşı, çeşitli kamusal mekânlar ve koruma projeleri üzerinde yoğunlaştı.

2025 yılı saha çalışmalarında da Prof. Dr. Öztepe başkanlığındaki ekip kentin forum sisteminin daha iyi anlaşılmasına yönelik kazıları devam ettirdi.

Festivalin 2026 gezi programı rehberlerin isimlerini ayrı ayrı açıklamıyor; programda ziyaretin arkeologlar rehberliğinde gerçekleştirileceği belirtiliyor.

“Kazıda Son Bulunan Eserler Gösterilecek” Şeklinde Kesin Bir Program Açıklanmadı

Aleksandria Troas’ta arkeolojik araştırmalar devam ettiği için ziyaretçilerin en fazla merak edeceği konulardan biri güncel kazı buluntuları olacak.

Ancak festivalin yayımlanan 2026 gezi programında belirli bir yeni yazıt, mozaik, mimari blok veya başka güncel buluntunun ziyaretçilere özel olarak gösterileceği yönünde bir bilgi bulunmuyor.

Bu nedenle etkinliği yeni buluntuların tanıtım turundan ziyade, antik kentin arkeologlar eşliğinde okunacağı kapsamlı bir tarih ve arkeoloji gezisi olarak değerlendirmek daha doğru.

Kazı ekibinin son yıllardaki çarşı, odeon, forum ve koruma çalışmaları ise kentin bilimsel araştırmasının bugün de devam ettiğini gösteriyor.

Doğu Kapısı Antik Kentin Anıtsal Girişlerinden

Aleksandria Troas’ın kent savunması ve ulaşım sisteminin önemli parçalarından biri Doğu Kapısı, diğer adıyla Neandria Kapısı.

Kültür Portalı, yapının yuvarlak iç avlulu ve iki kuleli anıtsal bir düzenlemeye sahip olduğunu belirtiyor.

Kapının MÖ 3. yüzyılın başlarında inşa edildiği ve kentin uzun kullanım tarihi boyunca işlevini koruduğu aktarılıyor. İç avlunun çapı yaklaşık 20 metre.

Yaklaşık 8 kilometrelik kent surlarıyla birlikte düşünüldüğünde bu kapı, Aleksandria Troas’ın büyüklüğünü ve planlı şehir yapısını anlamaya yardımcı olan önemli yapılardan biri.

Anıtsal Çeşme Su Sisteminin Bir Başka Parçası

Herodes Atticus Hamamı çevresindeki önemli yapılardan biri de nymphaion, yani anıtsal çeşme.

Roma kentlerinde anıtsal çeşmeler yalnızca su ihtiyacını karşılamıyordu.

Mimari bezemeleri ve kamusal konumları nedeniyle şehrin prestij yapıları arasında bulunabiliyorlardı.

Aleksandria Troas’a Kazdağları üzerinden getirilen suyun büyük hamam, gymnasium ve farklı kamusal alanlarla ilişkisi, kentin Roma dönemindeki mühendislik kapasitesinin anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Kentin Hristiyanlık Tarihinde de Önemli Bir Yeri Var

Aleksandria Troas yalnızca Helenistik ve Roma pagan dünyasının önemli bir kenti değil.

Kent, erken Hristiyanlık tarihi açısından da dikkat çekici.

Kültür Portalı’nın aktardığı bilgilere göre Aziz Paulus MS 1. yüzyılda Aleksandria Troas’ta bulundu ve buradan Avrupa yönündeki yolculuğuna devam etti.

Kentin büyük limanı bu yolculukların gerçekleşmesinde önemli rol oynadı.

Bu nedenle Aleksandria Troas’ın tarihi birkaç yüzyıllık tek bir döneme indirgenemiyor.

Helenistik kuruluş, Roma kolonisi, büyük liman kenti ve erken Hristiyanlık dönemi aynı şehir içerisinde birbirinin üzerine eklenen tarihsel katmanları oluşturuyor.

Bin Yılı Aşan Bir Yapı Kullanımının İzleri Ortaya Çıktı

Aleksandria Troas’taki çarşı kazılarında elde edilen veriler bazı yapıların çok uzun süre kullanılabildiğini gösteriyor.

Prof. Dr. Erhan Öztepe, 2024 yılında ortaya çıkarılan çarşı mekânlarının ilk evresinin yaklaşık MÖ 2. yüzyıl ortalarına uzanabileceğini, yapının değişiklik ve onarımlarla MS 9. veya 10. yüzyıla kadar kullanılmış olabileceğini değerlendirdiklerini söyledi.

Bu durum arkeolojik yapılara bakış açısından önemli.

Bir bina yalnızca inşa edildiği dönemin ürünü olmayabilir.

Yüzlerce yıl içerisinde duvarlar değiştirilebilir, kapılar kapanabilir, zemin yükseltilebilir veya yapı tamamen farklı bir işlev kazanabilir.

Arkeologların kazı sırasında ayırmaya çalıştığı katmanlar da tam olarak bu uzun kullanım hikâyesinin izlerini oluşturuyor.

Antik Kent Bir Günde Kurulmadı, Bir Günde de Terk Edilmedi

Aleksandria Troas’ın tarihi yaklaşık iki bin yıllık uzun bir dönüşümün sonucu.

Helenistik dönemde kurulan kent Roma döneminde büyüdü.

Büyük liman sistemi uluslararası ticaret bağlantıları kurdu.

Hamamlar, tiyatro, gymnasium, stadyum, forum ve diğer kamusal yapılar gelişti.

Hristiyanlık döneminde kent yeni bir dinsel kimliğin parçası oldu.

Daha sonraki yüzyıllarda nüfus ve kullanım biçimi değişmeye devam etti.

Kazı verileri bazı yapıların Orta Çağ’ın ilerleyen dönemlerine kadar kullanım gördüğünü düşündürüyor.

Bu uzun süreç, ören yerinde farklı dönemlere ait yapı ve müdahalelerin neden aynı alan içerisinde görülebildiğini açıklıyor.

Uzman Eşliğinde Gezi Neden Farklı?

Bir antik kent tek başına gezildiğinde ziyaretçinin karşısında çoğu zaman temel seviyede taş duvarlar, sütun parçaları veya yapı temelleri bulunuyor.

Arkeoloğun gördüğü ise bundan çok daha fazlası.

Duvar tekniği yapının tarihini gösterebilir.

Bir kapının kapatılması kentin kullanımındaki değişimi anlatabilir.

Seramik parçaları tabakaların tarihini belirlemeye yardımcı olabilir.

Bir yazıt kentin yönetimi veya kültürel yaşamıyla ilgili doğrudan bilgi sağlayabilir.

Mimari eksenler ise bir antik şehrin nasıl planlandığını ortaya koyabilir.

Bu nedenle 6 Eylül’deki uzman eşliğindeki programın en önemli yönü, ziyaretçilerin “neye baktığını” anlamasını sağlayacak olması.

Festival duyurusu da programın temel amacını, geçmişin izlerinin arkeologların rehberliğinde keşfedilmesi olarak açıklıyor.

Aleksandria Troas Gezisi Festivalin Arkeoloji Rotasını Tamamlayacak

2026 Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde uzman eşliğindeki arkeoloji gezileri farklı günlerde Çanakkale’nin önemli tarihî merkezlerine yayılıyor.

Troya, Assos, Apollon Smintheion ve Parion gibi ören yerlerinin ardından festivalin son gününde rota Aleksandria Troas olacak.

6 Eylül’de saat 18.00-20.00 arasında gerçekleştirilecek programla festivalin antik kent gezileri de tamamlanacak.

Bu gezi dizisi Çanakkale’nin arkeolojik mirasının yalnızca Troya’dan ibaret olmadığını göstermesi bakımından da önemli.

İl sınırları içerisinde farklı dönemlerde kurulmuş büyük liman kentleri, kutsal alanlar ve siyasi merkezler bulunuyor.

6 Eylül’de Festival Sabah Saatlerinden İtibaren Devam Edecek

Aleksandria Troas gezisinin gerçekleştirileceği 6 Eylül aynı zamanda festivalin kapanış günü olacak.

Anadolu Hamidiye Tabyası’nda Tarihe Saygı Anı Dalışı saat 09.00-17.00 arasında devam edecek.

Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da Ayşe Işık ile Çini Atölyesi saat 11.00, 13.00 ve 15.00’te üç ayrı seans halinde gerçekleştirilecek.

Saat 18.00’de festivalin arkeoloji programı Aleksandria Troas’a taşınacak.

Akşam ise festival yeniden Çanakkale kent merkezine dönecek.

Festival Bayhan Konseriyle Sona Erecek

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin son büyük etkinliklerinden biri Bayhan konseri olacak.

Sanatçı, 6 Eylül Pazar günü saat 21.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde sahne alacak.

Festivalin güncel programında Aleksandria Troas gezisinin 18.00-20.00 arasında yapılacağı, ardından saat 21.00’deki Bayhan konseriyle dokuz günlük festivalin sona ereceği belirtiliyor.

Ancak Aleksandria Troas’ın Dalyan/Ezine’de, konser alanının ise Çanakkale Merkez’de bulunması nedeniyle her iki etkinliği takip etmek isteyen ziyaretçilerin ulaşım süresini dikkate alması gerekecek.

Antik Kent Gezisine Giderken Yürüyüş Koşullarına Hazırlıklı Olmak Gerekiyor

Aleksandria Troas yaklaşık 390 hektarlık geniş bir arkeolojik alan.

Ören yerinde modern kent kaldırımı veya tamamen düz bir yürüyüş yüzeyi beklenmemeli.

Toprak yollar, taşlı bölümler ve düzensiz araziyle karşılaşılabilir.

Bu nedenle geziye katılacakların yürüyüşe uygun ayakkabı tercih etmeleri ve mevsim koşullarına göre su bulundurmaları daha rahat bir ziyaret sağlayabilir.

Arkeolojik alanlarda belirlenmiş yürüyüş güzergâhlarının dışına çıkmamak, mimari kalıntıların üzerine basmamak ve görevlilerin yönlendirmelerini takip etmek de kültürel mirasın korunması açısından önem taşıyor.

Aleksandria Troas’ta Tarih Hâlâ Ortaya Çıkarılıyor

Aleksandria Troas’ı diğer birçok tarihî alandan ayıran en önemli özelliklerden biri, kent hakkındaki bilimsel araştırmaların bugün de devam etmesi.

2024’te Helenistik çarşıdaki yeni mekânlar araştırıldı.

2025’te odeonun oturma bölümleri ve çarşı kompleksi üzerinde çalışmalar sürdürüldü.

Cryptoporticus, Aşağı Agora ve ana cadde bağlantıları araştırıldı.

Podyumlu salon için koruma ve restorasyon çalışmaları başlatıldı.

Bugün ziyaretçinin karşısında duran kent bu nedenle tamamlanmış bir tarih kitabı değil.

Her yeni kazı sezonu yeni veriler ekliyor ve şehir hakkındaki bazı soruların yeniden değerlendirilmesini sağlıyor.

390 Hektarlık Antik Metropol Festivalin Son Arkeoloji Durağı Olacak

Yaklaşık sekiz kilometrelik surları, büyük limanı, dev hamam-gymnasium kompleksi, tiyatrosu, stadionu, forumu, çarşısı ve kamusal yapılarıyla Aleksandria Troas, antik Troas coğrafyasının en büyük kent projelerinden biri olarak bugün de dikkat çekiyor.

Bir dönem Roma dünyasının önemli liman kentlerinden biri olan yerleşimin imparatorluk başkenti adayları arasında değerlendirilmiş olması, kentin ulaştığı stratejik önemi gözler önüne seriyor.

Ancak Aleksandria Troas’ın gerçek değerini yalnızca büyüklüğü oluşturmuyor.

Antigonos ve Lysimakhos dönemindeki Helenistik kuruluşundan Roma koloni dönemine, Aziz Paulus’un yolculuklarından Orta Çağ kullanımına kadar uzanan çok katmanlı tarihi, antik kenti kuzeybatı Anadolu’nun en kapsamlı arkeolojik araştırma alanlarından birine dönüştürüyor.

6 Eylül’deki uzman eşliğindeki gezi, ziyaretçilere bütün bu tarihsel katmanları gerçek mekânlarında görme fırsatı sunacak.

Festivalin Son Gününde Geçmişin İzleri Aleksandria Troas’ta Okunacak

Çanakkale Kültür Yolu Festivali dokuz gün boyunca müziği, tiyatroyu, geleneksel sanatları, edebiyatı ve arkeolojiyi Çanakkale’nin farklı noktalarına taşıyacak.

Festivalin son günündeki Aleksandria Troas gezisi ise kültürel miras programının en güçlü kapanışlarından biri olacak.

Yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir şehirde yürünecek.

Anadolu’nun en büyük hamam yapılarından biri yakından görülecek.

Bir zamanlar on binlerce insanın yaşadığı sokakların ve kamusal alanların izleri takip edilecek.

Roma gemilerinin kullandığı limanın bulunduğu kıyıya bakılacak.

Bugün dahi kazıları devam eden forum ve çarşı bölgesinin arkeologlara hangi soruları sordurduğu anlaşılacak.

Ve bütün bunlar, geçmişi meslekleri gereği katman katman okumayı öğrenmiş uzmanların anlatımıyla gerçekleştirilecek.

Uzman Eşliğinde Aleksandria Troas Antik Kenti Gezisi, 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 18.00-20.00 arasında Ezine’nin Dalyan köyündeki Aleksandria Troas Ören Yeri’nde gerçekleştirilecek. Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin kapanış günündeki programda ziyaretçiler, yaklaşık 390 hektara yayılan ve 8 kilometrelik sur sistemiyle Anadolu’nun en büyük antik kentlerinden biri kabul edilen Aleksandria Troas’ı arkeologların rehberliğinde keşfedecek.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 14:33
Geçerlilik 6 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim