Duyuru Güncel Öne Çıkan

“Fallen From Olympus” Troya Müzesi’nde Gösterilecek: Sinema, Mitoloji ve Arkeoloji Aynı Programda Buluşacak

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Troya’nın binlerce yıllık mitolojik hafızasını çağdaş sinema diliyle buluşturacak özel bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Fallen From Olympus” kısa filmi, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 14.00-15.00 arasında Troya Müzesi’nde izleyiciyle…

28 Ağustos 2026 13:23 Geçerlilik: 4 Eylül 2026

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Troya’nın binlerce yıllık mitolojik hafızasını çağdaş sinema diliyle buluşturacak özel bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Fallen From Olympus” kısa filmi, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 14.00-15.00 arasında Troya Müzesi’nde izleyiciyle…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Troya’nın binlerce yıllık mitolojik hafızasını çağdaş sinema diliyle buluşturacak özel bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Fallen From Olympus” kısa filmi, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 14.00-15.00 arasında Troya Müzesi’nde izleyiciyle buluşacak. Ücretsiz gerçekleştirilecek film gösteriminin ardından yönetmen Arun Ayduğan, Troya Kazı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Körpe ve Troya Müze Müdürü Sinem Düzgören ile film ve Troya mitolojisi üzerine söyleşi düzenlenecek.

Troya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ortasında ölümle yüzleşen bir savaşçı ile Yunan mitolojisinde ölümü temsil eden Thanatos arasındaki karşılaşmayı merkezine alan yapım; savaş, kader, ölüm ve insan yaşamının değeri üzerine felsefi sorular yöneltiyor. Filmin Troya Müzesi’nde gösterilecek olması ise sinemada anlatılan mitolojik dünyanın, aynı coğrafyanın gerçek arkeolojik buluntularıyla aynı çatı altında buluşmasını sağlayacak.

“Fallen From Olympus” Gösterimi 4 Eylül’de Yapılacak

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin 4 Eylül programında yer alan kısa film gösterimi Troya Müzesi’nde saat 14.00’te başlayacak ve 15.00’e kadar devam edecek.

Etkinlik: “Fallen From Olympus” Kısa Film Gösterimi
Tarih: 4 Eylül 2026 Cuma
Saat: 14.00-15.00
Yer: Troya Müzesi
Adres: Tevfikiye, Çanakkale Merkez / Çanakkale
Katılım: Ücretsiz
Yönetmen: Arun Ayduğan
Söyleşi Konukları: Prof. Dr. Reyhan Körpe ve Sinem Düzgören
Festival: Çanakkale Kültür Yolu Festivali 2026

Festivalin güncel programında 4 Eylül günü Troya Müzesi’nde 14.00-15.00 saatleri arasında “Fallen From Olympus” gösteriminin yapılacağı, filmin ardından yönetmen Arun Ayduğan, Troya Kazı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Körpe ve Müze Müdürü Sinem Düzgören’in katılımıyla söyleşi gerçekleştirileceği açık biçimde yer alıyor.

Film Troya Savaşı’nın Kahramanlığından Çok İnsanî Bedeline Bakıyor

Troya Savaşı, yüzyıllardır çoğunlukla kahramanlar, büyük savaşçılar, tanrılar ve destansı mücadelelerle anlatılıyor.

“Fallen From Olympus” ise bakışını savaşın görkeminden çok savaşın ortasında kalan insanın son anlarına çeviriyor.

Filmde ölümle yüz yüze gelen bir savaşçı, Thanatos ile karşılaşıyor. İkilinin konuşması üzerinden savaşın anlamı, yaşamın geçiciliği ve ölüm karşısında insanın durumu sorgulanıyor. Festival duyurusunda da yapımın, Troya Savaşı sırasında hayatını kaybetmek üzere olan bir savaşçı ile Thanatos’un savaşın anlamsızlığı üzerine konuşmasını merkeze aldığı belirtiliyor.

Bu yaklaşım Troya anlatısını yalnızca “Kim kazandı?” veya “Hangi kahraman daha güçlüydü?” sorularıyla değerlendirmek yerine daha temel bir meseleye yöneltiyor:

Savaş sona erdiğinde geride ne kalıyor?

Thanatos Kimdir?

Filmde savaşçının karşısına çıkan Thanatos, Antik Yunan mitolojisinde ölümün kişileştirilmiş tanrısal figürlerinden biri.

Mitolojik anlatılarda ölüm yalnızca biyolojik bir son olarak düşünülmüyor; insanın kaderinin ve yaşam döngüsünün parçası olarak çeşitli tanrısal figürlerle temsil ediliyor.

Thanatos da bu dünyanın önemli isimlerinden biri.

Filmde Thanatos’un kullanılması, ölüm kavramını görünmez bir son olmaktan çıkararak savaşçının karşısında konuşabildiği bir karaktere dönüştürüyor.

Böylece savaşçı aslında yalnızca bir tanrısal figürle değil, yaklaşmakta olan kendi ölümüyle de yüzleşiyor.

Bu karşılaşma filmin dramatik merkezini oluşturuyor.

Ölmek Üzere Olan Bir Askerin Son Soruları

Savaş anlatılarında çoğu zaman ordular, komutanlar ve savaşın sonucu ön plana çıkıyor.

Ancak bir savaşın gerçek bedeli bireylerin hayatlarında ortaya çıkıyor.

“Fallen From Olympus” bu büyük tarih anlatısını tek bir insanın son anlarına indiriyor.

Ölmek üzere olan savaşçı için artık orduların zaferi, komutanların planları veya savaşın siyasi sonucu giderek anlamını kaybediyor.

Onun karşısında çok daha kişisel sorular bulunuyor.

Neden savaştı?

Ölümü neyi değiştirecek?

İnsan yaşamının değeri savaşın hedefleri karşısında nasıl ölçülebilir?

Kader gerçekten değiştirilebilir mi?

Film, bu sorulara hazır cevaplar vermekten çok izleyiciyi savaşın bireysel boyutu üzerine düşünmeye çağırıyor.

“Fallen From Olympus” 2026 Yapımı Bir Kısa Film

Film veri kayıtlarında “Fallen From Olympus”, 2026 yapımı yaklaşık 11 dakikalık tarih, savaş ve drama türünde bir kısa film olarak yer alıyor. Yapımın yönetmenliğini ve senaryosunu Arun Ayduğan üstleniyor.

Kısa filmin merkezinde uzun bir savaş kronolojisi anlatmak yerine tek bir dramatik karşılaşmaya yoğunlaşılması, kısa film biçiminin olanaklarıyla da örtüşüyor.

Sınırlı süre içerisinde savaşın bütün ayrıntılarını göstermek yerine insan, ölüm ve kader arasındaki temel çatışma öne çıkarılıyor.

Bu yapı sayesinde Troya Savaşı filmin yalnızca tarihsel arka planını oluştururken asıl anlatı insanın ölüm karşısındaki düşüncelerine yöneliyor.

Arun Ayduğan Gösterimin Ardından İzleyicilerle Buluşacak

Filmin yönetmeni Arun Ayduğan, gösterimin ardından gerçekleştirilecek söyleşinin konuklarından biri olacak.

Film kayıtlarında Ayduğan’ın “Fallen From Olympus”ta yönetmenliğin yanında senarist ve yapımcı olarak da görev aldığı görülüyor.

Troya Müzesi’ndeki söyleşide filmin ortaya çıkış düşüncesi, mitolojik figürlerin sinemaya aktarılması ve Troya Savaşı gibi binlerce yıldır yeniden anlatılan bir konunun kısa film biçiminde nasıl yorumlandığı üzerine değerlendirmeler yapılabilecek.

Yönetmenin doğrudan gösterime katılması, izleyiciler açısından filmdeki tercihlerin yaratıcı sürecini öğrenme fırsatı da sağlayacak.

Bir karakterin neden seçildiği, Thanatos’un anlatının merkezine nasıl yerleştirildiği veya savaşın neden belirli bir bakış açısıyla işlendiği gibi konular doğrudan filmin yaratıcısıyla konuşulabilecek.

Prof. Dr. Reyhan Körpe Troya’nın Arkeolojik ve Tarihsel Boyutunu Değerlendirecek

Gösterim sonrası söyleşinin akademik ayağında Prof. Dr. Reyhan Körpe bulunacak.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi olan Körpe, aynı zamanda Troya Kazı Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarını sürdürüyor. ÇOMÜ’nün 2026 yılı kayıtları da Körpe’nin bu görevini doğruluyor.

Körpe’nin akademik çalışmalarında Troya, Troas Bölgesi ve antik savaşların önemli bir yeri bulunuyor.

2026 yılı içerisinde Troya Müzesi’nde gerçekleştirilen “Hitit Metinleri Işığında Batı Anadolu ve Wilusa” programında da Körpe, “Troya Savaşını Yeniden Okumak: Unutulmuş Kaynaklar ve Farklı Bir Hikâye” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Burada Homeros dışındaki antik kaynaklar ve farklı anlatı gelenekleri üzerinden Troya Savaşı’nı değerlendirdi.

Bu akademik birikim, film gösteriminin ardından yapılacak söyleşide mitolojik anlatıyla tarih ve arkeoloji arasındaki farkların daha ayrıntılı biçimde ele alınmasına imkân sağlayacak.

Troya Savaşı Mitoloji ile Tarih Arasında Çok Katmanlı Bir Konu

Troya denildiğinde tarih ile mitoloji çoğu zaman birbirine karışıyor.

Homeros’un İlyada Destanı Troya Savaşı’nın en güçlü edebî kaynaklarından biri olsa da bir destanın doğrudan modern anlamda tarih kitabı olarak okunması mümkün değil.

Troya Antik Kenti’nde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar gerçek bir yerleşimin binlerce yıllık tarihini ortaya koyuyor.

Homeros anlatıları ise bu coğrafyayı Akhilleus, Hektor, Priamos, Agamemnon ve diğer kahramanların yer aldığı büyük bir destan dünyasına dönüştürüyor.

Bu iki alan birbirinden tamamen kopuk olmadığı gibi birebir aynı da değil.

Prof. Dr. Reyhan Körpe’nin 2026 yılında Troya Savaşı üzerine yaptığı değerlendirmelerde de anlatının tek bir mitolojik kaynaktan ibaret olmadığı ve farklı kültürel hafızalar içerisinde şekillendiği vurgulanıyor.

“Fallen From Olympus” söyleşisi bu nedenle sinema, mitoloji ve arkeolojinin sınırlarının konuşulabileceği özel bir ortam oluşturacak.

Sinem Düzgören Müze Perspektifiyle Söyleşiye Katılacak

Programın bir diğer konuğu Troya Müze Müdürü Sinem Düzgören olacak.

2026 yılı içerisindeki güncel etkinlik kayıtlarında Düzgören’in Troya Müze Müdürü olarak görev yaptığı görülüyor. Nisan 2026’da Troya Müzesi’nde gerçekleştirilen Troia Bağ Yolu Projesi’nin tanıtım programının açılış konuşmasını da Sinem Düzgören yaptı.

Düzgören’in söyleşide yer alması, filmdeki mitolojik anlatının müze içerisindeki gerçek arkeolojik eserlerle nasıl ilişkilendirilebileceği açısından programa farklı bir boyut kazandıracak.

Çünkü Troya Müzesi yalnızca Troya Savaşı hikâyesini anlatan bir mekân değil.

Müze, Troas Bölgesi’nin binlerce yıllık arkeolojik geçmişini gerçek eserler üzerinden ziyaretçilere sunuyor.

Filmde hayal edilen mitolojik dünya ile müzedeki maddi kültür kalıntıları arasındaki ilişki, söyleşinin en dikkat çekici başlıklarından biri olmaya aday.

Gösterimin Troya Müzesi’nde Yapılması Etkinliğe Ayrı Bir Anlam Katıyor

“Fallen From Olympus” herhangi bir sinema salonunda değil, doğrudan Troya Müzesi’nde gösterilecek.

Bu mekân seçimi filmin içeriğiyle güçlü bir bağ kuruyor.

İzleyici perdede Troya Savaşı’nın mitolojik dünyasını izledikten sonra aynı yapı içerisinde Troya ve Troas Bölgesi’nden günümüze ulaşan gerçek arkeolojik eserlerle karşılaşabilecek.

Troya Müzesi’nde Troas Bölgesi arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönem Troas ve İlion, arkeoloji tarihçesi ve Troya’nın farklı dönemlerdeki izleri geniş bir sergileme düzeni içerisinde anlatılıyor.

Müze aynı zamanda Çanakkale Müze Müdürlüğüne bağlı olarak Troya Ören Yeri ve Troas coğrafyasındaki farklı arkeolojik merkezlerle ilişkili önemli eserleri barındırıyor.

Böylece gösterimden çıkan izleyici filmde karşılaştığı tarihsel ve mitolojik soruları gerçek arkeolojik nesneler üzerinden yeniden düşünme imkânı bulabilecek.

Troya’nın Gerçekliği Arkeolojik Katmanlarda Saklı

Troya tek dönemli bir kent değil.

Aynı alanda binlerce yıl boyunca farklı yerleşim evreleri oluştu.

Bu nedenle bugün “Troya” denildiğinde tek bir şehirden çok, aynı noktada zaman içerisinde gelişmiş çok katmanlı bir yerleşimden söz ediliyor.

Arkeoloji bu katmanların mimarisini, seramiklerini, günlük yaşam eşyalarını ve diğer buluntularını inceleyerek geçmiş toplumlara ilişkin bilgiler elde ediyor.

2025 yılı Troya kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 4 bin 500 yıllık altın broş ve nadir yeşim taşı parçası da kentin uzak bölgelerle bağlantıları ve yerel zanaatkârlığı hakkında yeni değerlendirmeler yapılmasını sağladı. Prof. Dr. Reyhan Körpe, söz konusu buluntuların Troya’nın çok katmanlı tarihinin anlaşılmasına yeni veriler sunduğunu belirtti.

Bu bilimsel araştırmalar, Troya’nın yalnızca edebî bir hikâyenin mekânı olmadığını açık biçimde ortaya koyuyor.

İlyada’nın Dünyası Sinemaya İlham Vermeye Devam Ediyor

Troya Savaşı binlerce yıldır farklı sanat dallarının ilham kaynaklarından biri.

Antik vazolardan heykellere, tiyatro eserlerinden romanlara ve sinemaya kadar aynı hikâye farklı dönemlerde yeniden yorumlandı.

Bunun temel nedenlerinden biri Troya anlatısının yalnızca savaş hakkında olmaması.

Aşk, öfke, gurur, intikam, ölüm, aile, dostluk, sadakat ve kader gibi insan yaşamının temel meseleleri destanın içerisinde bir arada bulunuyor.

Bu yüzden Troya’nın hikâyesi farklı çağların sanatçıları tarafından kendi dönemlerinin diliyle yeniden anlatılabiliyor.

“Fallen From Olympus” da aynı uzun kültürel aktarım zincirinin 2026 yılındaki çağdaş sinema yorumlarından biri olarak izleyicinin karşısına çıkacak.

Thanatos’un Kullanılması Filmi Kahramanlık Anlatısından Uzaklaştırıyor

Troya Savaşı’nı konu alan yapımlarda genellikle Hektor, Akhilleus, Paris veya Agamemnon gibi büyük karakterler merkeze alınıyor.

“Fallen From Olympus”ta ise ölüm figürü Thanatos’un anlatının merkezine taşınması farklı bir bakış sağlıyor.

Savaş alanında herkesin sosyal konumu, rütbesi veya şöhreti farklı olabilir.

Ancak ölüm karşısında savaşçıların tamamı aynı temel gerçekle yüzleşiyor.

Bu nedenle Thanatos yalnızca filmdeki bir mitoloji karakteri değil, savaşın kaçınılmaz sonucunu temsil eden güçlü bir dramatik araç haline geliyor.

Film böylece kahramanlık anlatısından çok savaşın insan yaşamını nasıl sona erdirdiğine odaklanıyor.

Savaşın Anlamsızlığı Üzerine Bir Sinema Tartışması

Festival tanıtımında filmin temel meselelerinden biri açık biçimde “savaşın anlamsızlığı” olarak ifade ediliyor.

Bu tema Troya anlatısı açısından özellikle dikkat çekici.

Destanlarda savaş büyük kahramanlıkların sahnesi olarak görülebilir.

Ancak aynı anlatılarda insanların sevdiklerini kaybetmesi, ailelerin parçalanması ve kentlerin yıkılması da önemli yer tutuyor.

Dolayısıyla Troya Savaşı hem kahramanlık hem trajedi anlatısı.

“Fallen From Olympus”un ölümle yüzleşen sıradan bir savaşçı üzerinden ilerlemesi, izleyicinin olaylara orduların veya kralların açısından değil bireyin yaşamı açısından bakmasını sağlıyor.

Savaşçı ile Thanatos Arasındaki Diyalog Felsefi Bir Yüzleşmeye Dönüşüyor

Ölüm yaklaşırken insanın yaşamı farklı biçimde değerlendirmesi, edebiyat ve felsefenin en eski temalarından biri.

Filmde savaşçı ile Thanatos arasındaki karşılaşma da bu düşünceyi dramatik bir diyaloğa dönüştürüyor.

Savaşçı için zaman daralırken geçmişte verdiği kararların anlamı sorgulanıyor.

Savaşmak zorunda mıydı?

Kaderi önceden belirlenmiş miydi?

Hayatta kalmak mümkün olabilir miydi?

Ölümden sonra savaşın hangi tarafının kazandığının hâlâ önemi var mı?

Bu tür sorular filmi yalnızca tarihî kostümlere sahip bir savaş yapımından çıkararak insanın varoluşuna ilişkin bir anlatıya yaklaştırıyor.

Sinema ile Arkeoloji Aynı Gerçeği Farklı Yöntemlerle Arıyor

Sinema ile arkeoloji ilk bakışta birbirinden oldukça farklı alanlar.

Arkeolog fiziksel kanıtlardan hareket ediyor.

Bir yapı duvarını, seramik parçasını, mezarı veya yazıtı inceleyerek geçmiş hakkında bilimsel çıkarımlar yapıyor.

Sinemacı ise geçmişi yeniden canlandırırken senaryo, görüntü, ses, oyunculuk ve kurgu gibi anlatım araçlarından yararlanıyor.

Birinde maddi kanıt, diğerinde sanatsal yorum ön planda.

Troya Müzesi’ndeki program bu iki yaklaşımı aynı masada buluşturacak.

Yönetmen Arun Ayduğan filmin yaratıcı tercihlerini anlatırken Prof. Dr. Reyhan Körpe Troya’nın tarihsel ve arkeolojik bağlamını, Sinem Düzgören ise eserlerin müze aracılığıyla topluma aktarılmasını değerlendirebilecek.

Bu çok disiplinli yapı, programı sıradan bir film gösteriminden ayırıyor.

Arkeoloji ile Efsane Arasındaki Ayrım Konuşulabilecek

Troya hakkında en sık karşılaşılan sorulardan biri Homeros’un anlattığı savaşın ne ölçüde tarihsel gerçekliğe dayandığı.

Bu soruya basit bir “tamamen gerçek” veya “tamamen efsane” cevabı vermek arkeolojinin ortaya koyduğu karmaşık tabloyu yeterince açıklamıyor.

Troya’nın gerçek bir arkeolojik kent olduğu kesin.

Bölgede çok uzun süreli yerleşim bulunduğu ve farklı dönemlerde yıkımlar yaşandığı da arkeolojik verilerle inceleniyor.

Ancak Homeros’un şiirlerinde anlatılan bütün karakterlerin ve olayların birebir tarihsel kişiler ve hadiseler olarak doğrulandığını söylemek mümkün değil.

Bu nedenle arkeoloji ile destan arasındaki ilişki bilim insanları için uzun yıllardır önemli bir araştırma alanı.

Prof. Dr. Reyhan Körpe’nin 2026’da Troya Savaşı üzerine gerçekleştirdiği akademik sunum da farklı antik kaynakların ve kültürel hafıza geleneklerinin birlikte değerlendirilmesinin gerekliliğine işaret ediyor.

Troya Müzesi Film Gösteriminin Ardından Başka Bir Hikâye Anlatacak

Filmi izleyenler program sonrasında müzenin sergi alanlarını gezdiklerinde aynı coğrafyanın farklı bir anlatım biçimiyle karşılaşacak.

Sinemada dramatik karakterler, diyaloglar ve görüntüler bulunurken müzede gerçek arkeolojik eserler yer alıyor.

Bir seramik kap, silah parçası, takı veya mimari unsur ilk bakışta filmdeki dramatik sahneler kadar hareketli görünmeyebilir.

Ancak bu eserler gerçekten o coğrafyada yaşamış insanların bıraktığı maddi izler.

Bu nedenle film ile müze birbirinin alternatifi değil, Troya’yı anlamanın iki farklı yolu olarak düşünülebilir.

Biri geçmişi hayal gücü ve sanat aracılığıyla yeniden kurarken diğeri arkeolojik bulgular aracılığıyla geçmişi bilimsel yöntemlerle anlamaya çalışıyor.

Gösterim Sonrası Söyleşi Programın En Önemli Bölümlerinden

“Fallen From Olympus” etkinliği filmin bitmesiyle sona ermeyecek.

Gösterimin hemen ardından gerçekleştirilecek söyleşi, programın önemli bölümlerinden birini oluşturacak.

Festival duyurusunda konuşmanın özellikle Troya mitolojisi ve film üzerine gerçekleştirileceği belirtiliyor.

Bu bölümde izleyiciler hem yönetmenin anlatım tercihlerini hem de Troya’nın tarihsel arka planını farklı uzmanlık alanlarından dinleyebilecek.

Sinema ve arkeolojiye ilgi duyanlar açısından aynı sorunun üç farklı kişi tarafından nasıl ele alınacağını görmek de programa ayrı bir değer katacak.

İzleyiciler Yönetmene ve Uzmanlara Sorularını Yöneltebilecek

Film gösterimi sonrasında gerçekleştirilecek söyleşiler, izleyicinin yalnızca pasif biçimde film seyretmesinin ötesine geçmesini sağlıyor.

Bir sahnenin nasıl tasarlandığı, mitolojik karakterin neden bu biçimde yorumlandığı veya Troya Savaşı’nın arkeolojik açıdan nasıl değerlendirildiği gibi sorular doğrudan alanın uzmanlarına yöneltilebiliyor.

Özellikle Troya gibi mitoloji ile gerçek arkeolojik tarih arasındaki ilişkinin sıkça tartışıldığı bir konuda soru-cevap bölümü, yanlış bilinen bazı konuların açıklığa kavuşması açısından da önemli olabilir.

Aynı Gün Çocuklar da Troya Müzesi’ni Keşfedecek

4 Eylül’de Troya Müzesi’nin programı “Fallen From Olympus” ile sınırlı olmayacak.

Film ve söyleşinin ardından saat 16.00-17.30 arasında “Çocuklar İçin Rehberli Müze Gezisi” gerçekleştirilecek.

Çocuklar uzmanlarla birlikte müzeyi keşfettikten sonra ara-bul ve boyama etkinliklerine katılacak. Güncel festival takviminde iki etkinlik aynı gün Troya Müzesi programında arka arkaya yer alıyor.

Böylece 4 Eylül’de müze, öğleden sonra önce yetişkinlerin ve sinema-tarih meraklılarının, ardından çocukların katılabileceği farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak.

4 Eylül’de Çanakkale Kültür Yolu Festivali Gün Boyu Sürecek

“Fallen From Olympus”un gösterileceği 4 Eylül Cuma günü festival Çanakkale’nin birçok noktasında devam edecek.

Anadolu Hamidiye Tabyası’nda Tarihe Saygı Anı Dalışı ve Yelken Sürüşü gerçekleştirilecek.

Hangar bölümünde Selma Turhan’ın Geleneksel Çanakkale Seramik Dekorları ve Fırça Tekniğinde Kartpostal Tasarımları Atölyesi ile Mehmet Siracettin Çetin’in Ahşap Kaşık Yapımı Atölyesi ziyaretçilerle buluşacak.

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde Mustafa Gür’ün katılımıyla “Bilge İnsan” söyleşisi düzenlenecek.

ÇOMÜ İÇDAŞ Kara Yusuf Kongre Merkezi’nde saat 20.00’de İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı “Tamamen Doluyuz” sahnelenecek.

Gecenin finalinde ise Sefo, saat 21.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde konser verecek.

Troya’nın Hikâyesi Bu Kez Beyaz Perdede Yeniden Sorulacak

Troya binlerce yıldır anlatılıyor.

Homeros onu destana dönüştürdü.

Arkeologlar toprak altındaki gerçek kenti ortaya çıkarmaya devam etti.

Müzeler bulunan eserleri koruyarak geçmişi bugünün insanına taşıdı.

Sinema ise aynı hikâyeyi çağdaş görüntüler ve yeni sorularla tekrar yorumladı.

“Fallen From Olympus” bütün bu katmanlar içerisinde Troya Savaşı’na farklı bir noktadan yaklaşacak.

Merkezde büyük orduların stratejileri değil, ölmek üzere olan tek bir insan bulunacak.

Onun karşısında ise ölümün kendisini temsil eden Thanatos duracak.

Film bittikten sonra aynı hikâye bu kez bir yönetmenin, bir Troya arkeoloğunun ve bir müzecinin bakışıyla tartışılacak.

Bu nedenle 4 Eylül’deki program yalnızca bir kısa film gösterimi değil; Troya’nın mitolojik, sinematografik ve arkeolojik hafızasını aynı ortamda buluşturan çok disiplinli bir kültür etkinliği olacak.

“Fallen From Olympus” kısa film gösterimi, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 14.00-15.00 arasında Troya Müzesi’nde ücretsiz gerçekleştirilecek. Troya Savaşı sırasında ölümle yüzleşen bir savaşçı ile Thanatos arasındaki karşılaşmayı merkezine alan filmin ardından yönetmen Arun Ayduğan, Troya Kazı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Körpe ve Troya Müze Müdürü Sinem Düzgören’in katılımıyla Troya mitolojisi ve sinema üzerine söyleşi düzenlenecek.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 13:23
Geçerlilik 4 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim