Duyuru Güncel Öne Çıkan

Parion Antik Kenti Uzmanlarla Keşfedilecek: 5 Eylül’de Ücretsiz Arkeoloji Gezisi

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında kentin en önemli arkeolojik miras alanlarından Parion Antik Kenti, ziyaretçilerini özel bir keşif programında ağırlayacak. Uzman Eşliğinde Parion Antik Kenti Gezisi, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18.00-20.00 arasında…

28 Ağustos 2026 14:19 Geçerlilik: 5 Eylül 2026

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında kentin en önemli arkeolojik miras alanlarından Parion Antik Kenti, ziyaretçilerini özel bir keşif programında ağırlayacak. Uzman Eşliğinde Parion Antik Kenti Gezisi, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18.00-20.00 arasında…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında kentin en önemli arkeolojik miras alanlarından Parion Antik Kenti, ziyaretçilerini özel bir keşif programında ağırlayacak. Uzman Eşliğinde Parion Antik Kenti Gezisi, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18.00-20.00 arasında Biga ilçesine bağlı Kemer köyündeki antik kentte gerçekleştirilecek. Arkeologların rehberliğinde düzenlenecek etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

Marmara Denizi kıyısında yaklaşık 2 bin 700 yıllık geçmişiyle dikkat çeken Parion, yalnızca Çanakkale’nin değil Kuzey Troas coğrafyasının önemli antik yerleşimlerinden biri. Roma Tiyatrosu, Odeion, Roma Hamamı, Agora, Güney Nekropolü ve antik limanlarıyla çok katmanlı bir tarih sunan kentte bilimsel kazılar günümüzde de devam ediyor. Çanakkale Valiliğinin resmî kayıtlarında Parion’un 2005 yılından itibaren bilimsel kazılarla araştırıldığı belirtiliyor.

Parion Antik Kenti Gezisi Ne Zaman?

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin arkeoloji programında yer alan gezi 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18.00’de başlayacak ve 20.00’ye kadar devam edecek.

Etkinlik: Uzman Eşliğinde Gezi – Parion Antik Kenti
Tarih: 5 Eylül 2026 Cumartesi
Saat: 18.00-20.00
Yer: Parion Antik Kenti
Konum: Kemer Köyü, Biga / Çanakkale
Adres: Sedat Naciye Nurova Kazı Evi çevresi, 17200 Kemer/Biga/Çanakkale
Katılım: Ücretsiz
Rehberlik: Arkeologlar eşliğinde
Festival: Çanakkale Kültür Yolu Festivali 2026

Festivalin güncel programında Parion gezisinin 18.00-20.00 saatleri arasında yapılacağı ve ziyaretçilerin Çanakkale’nin tarihî mirasını arkeologların rehberliğinde keşfedeceği belirtiliyor.

Gezide Parion’un Binlerce Yıllık Hikâyesi Anlatılacak

Parion ziyaretinde amaç yalnızca antik yapıların arasında yürümek olmayacak.

Arkeologlar, ziyaretçilerin karşısındaki taşların hangi yapılara ait olduğunu, kentin tarih içerisinde nasıl geliştiğini ve kazılardan elde edilen bulguların arkeologlar tarafından nasıl değerlendirildiğini aktaracak.

Böylece bir duvar kalıntısı yalnızca üst üste sıralanmış taşlardan ibaret olmaktan çıkacak.

Bir tiyatro sahnesi, mezar, hamam yapısı veya agora bölümü üzerinden Parion’da yaşamış insanların sosyal hayatına, ticaretine, eğlence kültürüne ve ölüm geleneklerine ilişkin ipuçları okunabilecek.

Festivalin güncel duyurusunda da etkinliğin temel amacı ziyaretçilerin “geçmişin izlerini gezi ile birlikte görmesi” şeklinde açıklanıyor.

Parion Antik Kenti Nerede?

Parion Antik Kenti, Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyü sınırlarında, Marmara Denizi kıyısında bulunuyor.

Çanakkale Valiliği, Parion’u batısında Lampsakos, doğusunda Priapos ve güneyinde Skepsis gibi önemli antik merkezlerin bulunduğu bir Troas kenti olarak tanımlıyor.

Antik kentin denize açılan konumu tarih boyunca gelişiminde önemli rol oynadı.

Parion yalnızca kara yollarıyla bağlantılı bir yerleşim değildi. Limanları sayesinde Marmara Denizi ve daha geniş deniz ticaret ağlarıyla ilişki kurabilen önemli bir kıyı kentiydi.

Bu coğrafi avantaj özellikle Roma döneminde Parion’un önemini artıran unsurlardan biri oldu.

Parion Yaklaşık 2 Bin 700 Yıllık Bir Geçmişe Sahip

Parion’un kuruluşuna ilişkin antik kaynaklarda farklı bilgiler bulunmakla birlikte, Çanakkale Valiliğinin resmî tanıtımında Eusebius’un kentin kuruluşunu MÖ 709 yılına tarihlendirdiği aktarılıyor.

Bu tarih esas alındığında Parion yaklaşık 2 bin 700 yıllık geçmişiyle Çanakkale’nin en eski kent yerleşimleri arasında bulunuyor.

Kent farklı yüzyıllarda siyasi ve ekonomik değişimlere sahne oldu.

MÖ 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği içerisinde yer aldı.

Daha sonraki dönemlerde bölgedeki siyasi mücadelelerden etkilendi.

Roma egemenliği altında ise koloni statüsüyle önemli bir gelişim dönemi yaşadı.

Bu uzun tarih Parion’un bugün yalnızca tek bir döneme ait mimari kalıntılardan oluşmamasının da temel nedeni.

Parion İsminin Kökeni Üzerine Birden Fazla Görüş Var

Antik kentin adının nereden geldiği konusunda kesinleşmiş tek bir görüş bulunmuyor.

Çanakkale Valiliğinin Parion kaydında üç temel yaklaşım aktarılıyor.

Bunlardan birine göre kent adı Paros Adası ile bağlantılı.

Başka bir anlatı ismi Parius adlı kişiyle ilişkilendiriyor.

Bir diğer görüş ise Parion adının Troya anlatılarındaki Paris karakterinden geldiğini öne sürüyor.

Dolayısıyla Parion adını doğrudan ve kesin biçimde “Paris’in şehri” olarak açıklamak yerine, bunun antik kentin isim kökeni üzerine ileri sürülen görüşlerden biri olduğunu belirtmek daha doğru.

Kuzey Troas’ın Önemli Liman Kentlerinden Biriydi

Parion’un gelişiminde Marmara Denizi’ne açılan konumu belirleyici oldu.

Antik kent üzerine yapılan araştırmalarda Parion, Troas bölgesinin önemli liman kentlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Parion Kazı Heyeti üyeleri daha önce kentin deniz bağlantısının Karadeniz, Akdeniz ve antik dünyanın diğer bölgeleriyle ulaşım ve ticaret ilişkilerinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Bu özellik Parion’un yalnızca kendi yakın çevresine hizmet veren küçük bir kıyı yerleşimi olmadığını düşündürüyor.

Deniz ticaretine bağlı hareketlilik, kentin ekonomik hayatının ve mimari gelişiminin anlaşılmasında önemli bir başlık oluşturuyor.

Parion’un İkinci Antik Limanı da Tespit Edildi

Parion’un liman kenti kimliğine ilişkin en dikkat çekici yakın dönem gelişmelerinden biri 2024 yılında ikinci antik limanın tespit edilmesi oldu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesinin yayımladığı bilgilere göre Prof. Dr. Vedat Keleş başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülen sualtı araştırmalarında Parion’a ait ikinci limanın izlerine ulaşıldı.

Antik kaynaklarda varlığından söz edilen bu limanın sahada belirlenmesi, Parion’un kıyı yapısının ve deniz ticaretindeki rolünün daha ayrıntılı anlaşılması bakımından önemli bir gelişme oldu.

Bu bulgu aynı zamanda modern arkeolojinin yalnızca kara kazılarından ibaret olmadığını da gösteriyor.

Antik kıyı kentlerinde deniz tabanı ve kıyı çizgisi de araştırmanın önemli bölümlerinden biri haline gelebiliyor.

Parion’da Bilimsel Kazılar 2005’ten Beri Devam Ediyor

Parion’daki ilk bilimsel kazılar 2005 yılında Güney Nekropolü’nde başladı.

Çanakkale Valiliğinin resmî tarihçesine göre daha sonraki yıllarda çalışmalar Roma Tiyatrosu, Roma Hamamı, Yamaç Kapısı, Odeion, Hellenistik Kule ve farklı sondaj alanlarına yayıldı.

Kazıların uzun yıllara yayılması arkeolojinin doğası açısından önemli.

Büyük bir antik kentin birkaç sezon içerisinde tamamen ortaya çıkarılması mümkün değil.

Her yapı dikkatli biçimde kazılıyor, bulunan eserler belgeleniyor, çizimleri hazırlanıyor ve gerekiyorsa konservasyon işlemleri gerçekleştiriliyor.

Toprak altından çıkarılan her yeni bulgu daha önce oluşturulan tarihsel yorumların yeniden değerlendirilmesini de gerektirebiliyor.

2026 Kazıları Agora ve Güney Nekropolü’nde Yoğunlaşıyor

5 Eylül’de gerçekleştirilecek festival gezisinin en dikkat çekici yönlerinden biri, ziyaretin Parion’daki 2026 kazı sezonu devam ederken yapılacak olması.

Ağustos 2026’da yayımlanan güncel bilgilere göre bu yılki çalışmalar Agora ve Güney Nekropolü olmak üzere iki ana alanda yoğunlaşıyor.

Kazılar, Parion Kazı Başkanı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vedat Keleş’in bilimsel başkanlığında yaklaşık 35 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.

Bu nedenle festival ziyaretçileri yalnızca geçmiş yıllarda kazılmış bir arkeolojik alanı değil, bilimsel araştırmaların günümüzde aktif olarak devam ettiği yaşayan bir kazı sahasını ziyaret edecek.

Ancak festival programında gezi rotasının aktif kazı sektörlerinin tamamına gireceği veya yeni buluntuların ziyaretçilere gösterileceği yönünde özel bir açıklama bulunmuyor.

Agora Parion’un Kamusal Yaşamını Anlamanın Anahtarlarından

2026 kazılarının yoğunlaştığı alanlardan Agora, antik kentin kamusal ve ekonomik hayatının anlaşılması açısından önemli.

Antik dünyada agora yalnızca alışveriş yapılan bir pazar alanı değildi.

Kent sakinlerinin buluştuğu, ticari ve kamusal faaliyetlerin yürütüldüğü ve farklı işlevlere sahip yapıların çevresinde toplandığı önemli bir şehir merkeziydi.

Parion’daki bilimsel çalışmalar agoranın mimari sınırlarını ve farklı tarihsel dönemlerde nasıl kullanıldığını anlamaya devam ediyor.

2025 yılında Parion Agorası’nda gerçekleştirilen kazılarda 11. yüzyıla ait bir mezar grubuna ulaşılması, alanın antik dönem sonrasında da farklı işlevlerle kullanıldığını gösteren dikkat çekici bulgulardan biri oldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, söz konusu mezarların yakınlarda tespit edilen bir şapel yapısıyla bağlantılı olabileceğinin değerlendirildiğini aktarıyor.

Bu keşif Parion’un tarihinin yalnızca Helenistik ve Roma dönemlerinden oluşmadığını da ortaya koyuyor.

Güney Nekropolü Parion’un En Önemli Araştırma Alanlarından

Parion’da bilimsel kazıların başladığı ilk alanlardan biri Güney Nekropolü.

Nekropol, antik kentlerin mezarlık alanlarını tanımlamak için kullanılan bir kavram.

Parion Güney Nekropolü’nde farklı mezar tipleri ve mezarlara bırakılan çeşitli objeler ortaya çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında nekropol kazılarında hem gömü hem yakma geleneğine ilişkin mezarlarla karşılaşıldığı; pişmiş toprak figürinler, kandiller, kaplar ve çeşitli mezar hediyelerinin bulunduğu belirtiliyor.

Bu buluntular arkeologlara yalnızca ölüm uygulamaları konusunda bilgi vermiyor.

Mezarın biçimi, kullanılan malzeme ve mezar hediyeleri üzerinden toplumun ekonomik yapısı, inançları ve sosyal farklılıkları konusunda da değerlendirmeler yapılabiliyor.

2026’da Güney Nekropolü Yeniden Araştırmanın Merkezinde

Parion’daki 2026 çalışmalarının yeniden Güney Nekropolü’ne yönelmesi, kentin ölüm kültürü ve tarihsel değişiminin araştırılmaya devam ettiğini gösteriyor.

Ağustos 2026 tarihli güncel kazı haberlerinde bilimsel ekibin Agora ile birlikte Güney Nekropolü’nde çalışmalar yürüttüğü belirtiliyor.

Bir nekropol alanındaki araştırma yalnızca mezar açmak anlamına gelmiyor.

İnsan kalıntılarının antropolojik değerlendirmesi, seramikler, sikkeler, takılar, mezar mimarisi ve diğer buluntular farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasını gerektiriyor.

Böylece geçmiş toplumların sağlık koşullarından beslenmelerine, ölüm yaşlarından sosyal yapılarına kadar çok farklı konularda bilgiler elde edilebiliyor.

Roma Tiyatrosu Parion’un En Görkemli Yapılarından

Parion gezisinde antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri kuşkusuz Roma Tiyatrosu.

Tiyatronun varlığı yüzeydeki topoğrafik izlerden biliniyordu ve bilimsel kazılar 2006 yılında başladı.

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre tiyatroda gerçekleştirilen çalışmalarda çok sayıda mimari parça ve heykel buluntusu ortaya çıkarıldı.

Tiyatronun MS 2. yüzyılda önemli bir mimari düzenlemeye sahip olduğu değerlendiriliyor.

Kazılarda ortaya çıkarılan zengin mermer mimari parçalar, yapının Roma dönemindeki gösterişli görünümüne ilişkin önemli veriler sağlıyor.

Bugün antik kenti gezen ziyaretçiler, tiyatronun oturma bölümlerinin ve sahne yapısının kazılar sonucunda ortaya çıkarılmış bölümlerini görebiliyor.

Parion Tiyatrosunda Sıra Dışı Bir Heykel Bulundu

Tiyatro kazılarının dikkat çekici buluntularından biri Kentauros-Triton olarak değerlendirilen mermer heykel.

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre 2012 sezonunda tiyatronun sahne binasında bulunan heykelin yaklaşık 130 santimetre yüksekliğinde olduğu ve MS 2. yüzyıla tarihlendirildiği belirtiliyor.

Eserin tiyatronun mimari dekorasyonuyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Bu tür buluntular antik bir tiyatronun yalnızca oyuncuların sahneye çıktığı boş bir yapı olmadığını gösteriyor.

Mermer mimari bezemeler, heykeller ve dekoratif unsurlar yapının kent yaşamındaki temsil gücünü artırıyordu.

Odeion Parion’un Kamusal Yapılarından Biri

Parion’un önemli yapılarından bir diğeri Odeion.

Odeionlar antik kentlerde daha küçük ölçekli toplantılar, müzik etkinlikleri ve farklı kamusal faaliyetlerle ilişkilendirilen yapılardı.

Parion Odeionu özellikle iyi tanımlanabilen oturma düzeniyle dikkat çekiyor.

2020 yılında Biga Belediye Meclisi’nin toplantısını bu tarihî yapıda gerçekleştirmesi, Odeion’un günümüzde de sembolik biçimde kamusal buluşmaya ev sahipliği yapmasını sağladı. Anadolu Ajansı, toplantının antik yapıda yaklaşık 1850 yıl sonra gerçekleştirilen dikkat çekici bir buluşma olduğunu aktardı.

Odeion aynı zamanda Parion’daki önemli heykel buluntularından birine de ev sahipliği yaptı.

Parion Artemisi Odeion’da Ortaya Çıkarıldı

2012 yılında Odeion’daki kazılarda parçalar halinde bulunan mermer kadın heykeli, taşıdığı ikonografik özellikler nedeniyle Artemis olarak değerlendirildi.

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre yaklaşık 1,70 metre yüksekliğindeki heykelde yay, ok, köpek ve geyik gibi Artemis ile ilişkilendirilen unsurlar bulunuyor. Eser MS 2. yüzyıla tarihlendiriliyor.

Bu tür heykeller arkeologların yalnızca sanat tarihini değil antik kentteki inanç dünyasını da değerlendirmesine yardımcı oluyor.

Hangi tanrı ve tanrıçaların temsil edildiği, heykelin bulunduğu yapı ve eserin üretim biçimi farklı araştırma sorularına kaynak oluşturuyor.

Roma Hamamı Günlük Yaşamın Önemli Bir Parçasıydı

Parion’daki önemli yapılardan biri de Roma Hamamı.

Roma dünyasında hamamlar yalnızca temizlenmek için kullanılan yapılar değildi.

Sosyal hayatın önemli bölümlerinden birini oluşturuyordu.

İnsanlar burada buluşabiliyor, dinlenebiliyor ve günlük kent yaşamının farklı ilişkilerini sürdürebiliyordu.

Parion’da hamam alanında uzun yıllar boyunca kazı ve bilimsel araştırmalar gerçekleştirildi.

2025 kazı sezonunun başlangıcında da çalışmaların Roma Hamamı, Roma Tiyatrosu ve Agora gibi kamusal alanlarda sürdüğü açıklanmıştı.

Bu çalışmalar kentin Roma dönemindeki mimari gelişimini daha ayrıntılı biçimde anlamaya yardımcı oluyor.

Parion’un İki Limanı Kentin Ticari Gücünü Gösteriyor

Antik kentlerin ekonomik gelişiminde limanlar büyük önem taşıyordu.

Deniz taşımacılığı özellikle yüksek miktardaki ürünlerin uzak bölgelere ulaştırılması açısından karayoluna göre büyük avantaj sağlayabiliyordu.

Parion’un Marmara Denizi kıyısındaki konumu da bu nedenle kentin tarihini doğrudan etkiledi.

2024 yılında ikinci antik limanın tespit edilmesiyle birlikte Parion’un kıyı kullanımına ilişkin bilgiler daha da genişledi.

Bu bulgu kentin tek bir küçük iskele üzerinden değil daha karmaşık bir liman sistemi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli verilerden biri.

Parion Roma Döneminde Önemli Bir Koloni Kentiydi

Parion’un tarihindeki önemli aşamalardan biri Roma egemenliği altında kazandığı statü.

Kentte bulunan yazıtlar ve diğer arkeolojik bulgular Parion’un Roma döneminde önemli bir koloni kenti olduğunu gösteriyor.

2014 yılında tiyatro kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin yıllık bir yazıtın kentin Roma dönemindeki statüsüne ilişkin önemli bilgiler verdiği açıklandı. Dönemin Kazı Başkanı Vedat Keleş, bulgunun Parion’un ekonomik, askerî ve mimari açıdan taşıdığı önemin anlaşılması bakımından değerli olduğunu belirtmişti.

Roma kolonisi olmak, kentin siyasi ve toplumsal yapısında önemli değişimler yaratabiliyordu.

Bu dönem Parion’daki anıtsal yapıların gelişiminin anlaşılması açısından da özel önem taşıyor.

Parion’da Paris Tasvirli Sikkeler Bulundu

Parion’un Troya anlatılarıyla bağlantısını gündeme getiren önemli buluntulardan biri de Paris tasvirli sikkeler.

Kazı çalışmalarında yaklaşık 1800 yıllık ve üzerinde Paris figürü bulunan sikke örnekleri ortaya çıkarıldı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, Parion’da ele geçen bu sikkelerin kentin kendi sikke basımı ve Paris anlatısıyla kurduğu kültürel ilişki açısından önemli olduğunu belirtmişti.

Ancak bu tür sikkelerin bulunması Troya prensi Paris’in tarihsel olarak kesin biçimde Parion’da yaşadığının doğrudan kanıtı şeklinde değerlendirilmemeli.

Antik kentler mitolojik karakterleri kendi kimliklerinin bir parçası olarak sikkeler üzerinde kullanabiliyordu.

Bu nedenle buluntu hem nümizmatik hem de antik kentin kendisini nasıl temsil ettiği açısından önem taşıyor.

Arkeologlar Bir Yapının Ne Olduğunu Nasıl Anlıyor?

Uzman eşliğindeki gezinin ziyaretçilere gösterebileceği en önemli konulardan biri arkeolojide yorumlama süreci.

Toprak altından bir duvar çıktığında üzerinde “Burası agora” veya “Burası hamam” yazmıyor.

Arkeologlar mimari planı, bulunan malzemeleri, su sistemlerini, sikkeleri, seramikleri, yazıtları ve yapının çevresindeki diğer kalıntıları birlikte değerlendiriyor.

Bir yapının işlevinin belirlenmesi bazen uzun yıllar süren bilimsel çalışma gerektirebiliyor.

Yeni kazılar önceki yorumları değiştirebiliyor.

Bu nedenle arkeoloji sürekli gelişen bir bilgi alanı.

Parion’da yirmi yılı aşkın süredir devam eden bilimsel araştırmalar da kentin her yeni sezon biraz daha ayrıntılı anlaşılmasını sağlıyor.

Bir Seramik Parçası Bile Tarihi Değiştirebilir

Arkeolojik gezi sırasında ziyaretçilerin karşılaşacağı önemli bilgilerden biri de küçük buluntuların değeri.

Arkeoloji açısından yalnızca büyük heykeller veya altın takılar önemli değil.

Kırık bir seramik parçası bile hangi dönemde kullanıldığının belirlenmesi halinde kazılan tabakanın tarihlendirilmesine yardımcı olabilir.

Bir sikke üzerindeki imparator portresi belirli bir tarih aralığı sağlayabilir.

Hayvan kemikleri beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi verebilir.

İnsan iskeletleri sağlık, yaş ve yaşam koşullarına ilişkin veriler sunabilir.

Bu nedenle kazı alanında bulunan nesneler büyüklüklerine veya maddi değerlerine göre değil taşıdıkları bilimsel bilgi açısından değerlendiriliyor.

Kazı Alanı Aynı Zamanda Büyük Bir Bilim Laboratuvarı

Parion kazıları yalnızca arkeologlardan oluşan birkaç kişinin toprak kazdığı bir çalışma değil.

Güncel kazı ekiplerinde farklı uzmanlık alanlarından bilim insanları görev alıyor.

2026 kazılarının yaklaşık 35 kişilik bir bilim ekibiyle sürdüğü bildiriliyor.

Arkeolojik kazılarda antropoloji, mimarlık, restorasyon-konservasyon, seramik, nümizmatik, epigrafi ve diğer uzmanlık alanlarının birlikte çalışması gerekebiliyor.

Bu nedenle antik kent, açık havada bulunan büyük bir bilim laboratuvarı niteliği taşıyor.

Bir buluntunun topraktan çıkarılması araştırmanın sonu değil, çoğu zaman başlangıcı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş

Parion’daki bilimsel çalışmalar Prof. Dr. Vedat Keleş başkanlığında sürdürülüyor.

Çanakkale Valiliği ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi kayıtlarına göre Parion çalışmalarının ilk dönemini başlatan Prof. Dr. Cevat Başaran’ın ardından kazı başkanlığı görevini Vedat Keleş devraldı. Çalışmalar 2015 yılından bu yana Keleş’in bilimsel başkanlığında devam ediyor.

Keleş, Ağustos 2026’da Biga’da düzenlenen özel bir Parion söyleşisinde de güncel kazı çalışmaları ve arkeolojik bulguları kamuoyuyla paylaştı. Biga Belediyesi etkinlik kaydında Keleş, Parion Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı olarak yer alıyor.

Festivaldeki gezi programı ise belirli bir arkeolog ismi açıklamadan, etkinliğin arkeologlar rehberliğinde gerçekleştirileceğini duyuruyor.

2026 Sezonunda Parion’da Araştırmalar Devam Ediyor

Parion açısından 2026 yalnızca festival yılı değil, aynı zamanda yeni bilimsel araştırmaların devam ettiği aktif bir kazı sezonu.

Ağustos ayının başında yayımlanan son bilgilere göre Agora ve Güney Nekropolü’ndeki çalışmalar yeni arkeolojik verilere ulaşma amacıyla sürdürülüyor.

Bu güncellik 5 Eylül’deki geziye farklı bir değer katıyor.

Katılımcılar yıllar önce kazıları tamamlanmış ve yalnızca turistik ziyarete açık bir antik kente değil, bugün hâlâ bilim insanlarının yeni sorular sorduğu ve araştırmalar yürüttüğü bir arkeolojik alana gidecek.

Parion’un Tarihi Roma Döneminde Bitmiyor

Parion çoğu tanıtımda Helenistik ve Roma dönemi yapılarıyla öne çıkıyor.

Ancak kazılar kentin tarihinin daha sonraki yüzyıllara da uzandığını gösteriyor.

2025 yılında Agora’da bulunan 11. yüzyıla ait mezarlar bunun önemli örneklerinden biri.

Aynı yıl Parion kıyılarındaki sualtı araştırmalarında Osmanlı dönemine ait seramikler ve tersane faaliyetiyle ilişkilendirilen kalıntılar da gündeme geldi.

Bu veriler Parion ve çevresinin tek bir antik çağ hikâyesinden ibaret olmadığını gösteriyor.

Aynı coğrafya farklı dönemlerde farklı topluluklar tarafından kullanılmaya devam etmiş.

“Güncel Buluntu” Konusunda Arkeoloji Sabır Gerektiriyor

Festival gezilerinde ziyaretçilerin en çok merak ettiği konulardan biri yeni bulunan eserler oluyor.

Parion’da 2026 kazıları aktif biçimde sürüyor olsa da festival programında 5 Eylül gezisi sırasında yeni bulunmuş belirli bir mozaik, heykel veya başka eserin ziyaretçilere gösterileceği yönünde bir açıklama bulunmuyor.

Bu nedenle geziyi “yeni bulunan mozaiklerin gösterileceği tur” olarak tanımlamak yerine, arkeologlar eşliğinde Parion’un mevcut arkeolojik mirasının ve devam eden bilimsel çalışmaların anlaşılacağı bir keşif programı olarak değerlendirmek daha doğru.

Arkeolojik buluntuların bilimsel değerlendirme, belgeleme ve koruma süreçleri tamamlanmadan kamuya açık sergilemeye sunulması her zaman mümkün olmayabiliyor.

Gün Batımına Yakın Saatlerde Parion’da Tarih Yolculuğu

Etkinliğin 18.00-20.00 saatleri arasında planlanması, ziyaretçileri yaz aylarında günün daha geç saatlerinde Parion’la buluşturacak.

Antik kent Marmara Denizi kıyısında açık arazi üzerinde bulunuyor.

Eylül başında akşamüstü saatlerinde gerçekleştirilecek gezi, gün içerisindeki daha sıcak zaman dilimlerine göre farklı bir atmosfer sunabilir.

Ancak programın resmî tanıtımında “gün batımı turu” şeklinde özel bir tanımlama yapılmadığından, hava ve ışık koşullarının etkinlik günündeki duruma bağlı olacağı unutulmamalı.

Esas program saati 18.00-20.00 olacak.

Rahat Ayakkabı Arkeolojik Alan Gezilerinde Önemli

Parion modern bir kent merkezindeki düz yürüyüş parkuru değil.

Bir arkeolojik alanda toprak, taş ve yer yer düzensiz yüzeylerle karşılaşılabilir.

Bu nedenle ziyaretçilerin yürüyüşe uygun rahat ayakkabı tercih etmeleri faydalı olabilir.

Eylül ayının hava koşullarına göre su bulundurmak, güneş ve sıcaklık durumuna uygun hazırlanmak da gezi deneyimini daha rahat hale getirebilir.

Alanda arkeolojik kalıntılara dokunulmaması, kazı sektörlerine izinsiz girilmemesi ve uzmanların yönlendirmelerine uyulması kültürel mirasın korunması açısından önem taşıyor.

Parion Biga’nın Arkeoloji Açısından En Önemli Değerlerinden

Biga ilçesi geniş tarım alanları ve sanayi kimliğinin yanında önemli arkeolojik değerlere de sahip.

Kemer köyündeki Parion bu mirasın en dikkat çekici merkezlerinden biri.

Kazıların yirmi yılı aşması, uluslararası bilim insanlarının çalışmalara katılması ve çok sayıda bilimsel yayının hazırlanması Parion’un yalnızca yerel ölçekte değil akademik arkeoloji açısından da önemli bir araştırma alanına dönüştüğünü gösteriyor.

2024 yılında kazıların 20 yıllık birikimini değerlendiren kapsamlı “Parion Kazıları 20. Yıl Armağanı” adlı bilimsel eser de yayımlandı. Türk Tarih Kurumu kayıtlarına göre yaklaşık 400 sayfalık çalışmada Parion’un arkeolojisine ilişkin çok sayıda uzmanlık araştırması yer alıyor.

Kültür Yolu Festivali Antik Kentleri Programın İçerisine Taşıyor

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin dikkat çekici özelliklerinden biri etkinliklerin yalnızca kent merkezindeki konser ve sergi alanlarıyla sınırlı kalmaması.

2026 programında Troya, Assos, Apollon Smintheion, Parion ve Aleksandria Troas gibi farklı arkeolojik merkezlerde uzman eşliğinde geziler gerçekleştiriliyor. Habertürk’ün güncel festival duyurusunda bu antik alanların tamamının uzman rehberli gezi programına dahil edildiği belirtiliyor.

Böylece festival ziyaretçileri Çanakkale’nin tarihini yalnızca müzelerde sergilenen eserler üzerinden değil, eserlerin ortaya çıktığı gerçek arkeolojik coğrafyada da keşfetme fırsatı buluyor.

Troya’dan Assos’a, Smintheion’dan Parion’a Arkeoloji Rotası

Festivalin arkeoloji programı farklı günlerde Çanakkale’nin değişik bölgelerine yayılıyor.

Troya Ören Yeri’ndeki uzman eşliğinde geziyle başlayan program, Assos ve Apollon Smintheion ile devam ediyor.

5 Eylül’de rota Parion Antik Kenti’ne, festivalin son günü olan 6 Eylül’de ise Aleksandria Troas’a uzanıyor.

Bu program Çanakkale’nin arkeolojik çeşitliliğini de gözler önüne seriyor.

Aynı il sınırları içerisinde birbirinden farklı dönemlerde gelişmiş liman kentleri, kutsal alanlar ve büyük yerleşimler bulunuyor.

5 Eylül’de Festival Programı Öğleden Sonra Yoğunlaşacak

Parion gezisinin düzenleneceği 5 Eylül Cumartesi günü Çanakkale Kültür Yolu Festivali kent genelinde yoğun bir programla devam edecek.

Anadolu Hamidiye Tabyası’nda sabah saatlerinden itibaren Tarihe Saygı Anı Dalışı ve Yelken Sürüşü gerçekleştirilecek.

Hangar bölümünde Handan Cengiz’in Ahşap Baskı Atölyesi ile Gülizar Erken’in Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi düzenlenecek.

Suvare Art Gallery Atölye’de Dr. Selin Perk ile Ekolojik Baskı Resim Atölyesi, Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde ise Fikret Çelik ile “Kuş Yokuşu ve Japon Şiir Sanatı: Haiku” söyleşisi ziyaretçilerle buluşacak.

Saat 18.00 olduğunda festivalin tarih rotası Parion’a taşınacak.

Parion Gezisiyle HoonDoo Konseri Aynı Saatlere Yakın

5 Eylül akşamı program yapacak ziyaretçilerin dikkat etmesi gereken önemli ayrıntılardan biri etkinlik saatleri.

Parion Antik Kenti gezisi 18.00-20.00 arasında gerçekleştirilecek.

Aynı akşam HoonDoo konseri saat 19.00’da ÇOMÜ İÇDAŞ Kara Yusuf Kongre Merkezi’nde başlayacak.

Parion, Çanakkale kent merkezinde değil Biga’nın Kemer köyünde bulunduğu için iki etkinliği aynı anda takip etmek mümkün olmayacak.

Bu nedenle festival ziyaretçilerinin 5 Eylül akşamı arkeoloji gezisi ile HoonDoo programı arasında tercih yapmaları gerekecek.

Gökhan Türkmen Konseri de 21.00’de Başlayacak

Parion gezisinin saat 20.00’de tamamlanmasının ardından festivalin büyük açık hava konserinde Gökhan Türkmen saat 21.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde sahne alacak.

Ancak Parion’un Biga ilçesinde, konser alanının ise Çanakkale Merkez’de bulunması nedeniyle iki etkinlik arasındaki ulaşım süresinin hesaba katılması gerekiyor.

Özellikle festival yoğunluğu ve kara yolu koşulları düşünüldüğünde Parion’dan saat 20.00’de ayrılarak konser başlangıcına yetişmek her ziyaretçi açısından mümkün olmayabilir.

Bu nedenle 5 Eylül programını oluştururken mekânlar arasındaki mesafe de dikkate alınmalı.

Parion’da Tarih Taşların Arasında Değil, Bilimsel Verilerde Okunacak

Bir antik kenti uzmanla gezmek ile tek başına ziyaret etmek arasında önemli fark bulunuyor.

Tek başına bakıldığında bir duvar yalnızca duvar olarak görülebilir.

Arkeolog ise duvarın yapım tekniğine, çevresindeki malzemelere ve bulunduğu mimari plana bakarak onun hangi döneme ve yapıya ait olabileceğini açıklayabilir.

Bir mezarın içerisine bırakılmış küçük bir obje, kentin inanç dünyasına ilişkin ipucu verebilir.

Bir sikke ticari ilişkileri gösterebilir.

Bir limanın yeri kentin bütün ekonomik yapısının yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Parion’daki 2024 ikinci liman keşfi ve 2025 Agora buluntuları bunun yakın dönem örnekleri arasında.

5 Eylül’de gerçekleştirilecek gezi de ziyaretçilere antik bir kente yalnızca “eski taşlar” gözüyle değil, arkeolojik kanıtların oluşturduğu büyük bir tarih anlatısı üzerinden bakma fırsatı sağlayacak.

2026 Kazıları Devam Ederken Parion Ziyaretçilere Açılacak

Parion bugün geçmişin sessiz bir kalıntısı değil.

Antik kentin farklı bölümlerinde bilimsel çalışmalar devam ediyor.

2026 sezonunda Agora ve Güney Nekropolü’nde çalışan yaklaşık 35 kişilik ekip, Parion’un farklı dönemlerine ilişkin yeni sorulara cevap arıyor.

Bu nedenle 5 Eylül gezisi özel bir döneme denk geliyor.

Ziyaretçiler bir taraftan 2 bin 700 yıllık geçmişin izlerini görürken diğer taraftan bu geçmişi ortaya çıkarmaya çalışan modern arkeolojinin devam eden sürecine tanıklık edecek.

Roma Tiyatrosu, Odeion, hamam, agora, nekropol ve liman kimliği Parion’un bugün bilinen büyük hikâyesini oluştururken her yeni kazı sezonu bu hikâyeye başka ayrıntılar ekliyor.

Uzman Eşliğinde Parion Antik Kenti Gezisi, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18.00-20.00 arasında Biga’nın Kemer köyündeki Parion Antik Kenti’nde gerçekleştirilecek. Ücretsiz etkinlikte ziyaretçiler arkeologların rehberliğinde yaklaşık 2 bin 700 yıllık liman kentinin tarihini ve arkeolojik mirasını keşfedecek. Parion’da 2026 yılı bilimsel kazılarının Agora ve Güney Nekropolü’nde devam ediyor olması, festival gezisini halen araştırılmakta olan yaşayan bir arkeoloji alanıyla buluşmaya dönüştürecek.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 14:19
Geçerlilik 5 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim