Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi 3 Eylül’de Çanakkale’de
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun yöresel giyim kültürünü, el sanatlarını ve geleneksel oyuncak mirasını bir araya getiren Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, 3 Eylül 2026 Perşembe günü ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale’de yaşayan coğrafya öğretmeni…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun yöresel giyim kültürünü, el sanatlarını ve geleneksel oyuncak mirasını bir araya getiren Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, 3 Eylül 2026 Perşembe günü ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale’de yaşayan coğrafya öğretmeni…
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun yöresel giyim kültürünü, el sanatlarını ve geleneksel oyuncak mirasını bir araya getiren Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, 3 Eylül 2026 Perşembe günü ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale’de yaşayan coğrafya öğretmeni ve bez bebek sanatçısı Filiz Öner eşliğinde gerçekleştirilecek atölye, Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da saat 13.30 ve 15.00 olmak üzere iki ayrı seans halinde düzenlenecek.
Her seansı 10 kişiyle sınırlı olacak atölyede katılımcılar, geleneksel bez bebeklerin geçmişten günümüze uzanan hikâyesini tanırken farklı giysiler ve kumaşlarla kendi bez bebeklerini oluşturma fırsatı bulacak. Kayıtlar atolyekayit.com üzerinden alınacak.
Festival programında atölyenin yalnızca bir el işi uygulaması olarak değil, geçmiş dönemlerin izlerini taşıyan bez bebek kültürünü günümüz katılımcılarıyla buluşturan bir üretim deneyimi olarak gerçekleştirileceği belirtiliyor.
Bez Bebek Atölyesi 3 Eylül’de İki Ayrı Seansta Yapılacak
Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin 3 Eylül programında yer alacak.
İlk seans 13.30’da, ikinci seans ise 15.00’te başlayacak. Etkinlik, festival boyunca birçok geleneksel sanat çalışmasına ev sahipliği yapan Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da gerçekleştirilecek. Güncel festival programında Filiz Öner’in sanatçı olarak yer aldığı ve atölyenin iki ayrı seansta yapılacağı açık biçimde belirtiliyor.
Etkinlikte katılımcılar bez bebeğin oluşum aşamalarını yakından tanıyacak, farklı boyut ve giysi özelliklerine sahip bebekler hazırlayacak. Böylece bir zamanlar evlerde elde kalan kumaşlardan çocuklar için hazırlanan oyuncakların zaman içerisinde nasıl kültürel miras ürünlerine dönüştüğü uygulamalı biçimde görülebilecek.
Filiz Öner Anadolu’nun Giysi Kültürünü Bez Bebeklere Taşıyor
Atölyeyi gerçekleştirecek Filiz Öner, Çanakkale’de yaşayan bir coğrafya öğretmeni. Geleneksel bez bebek çalışmalarını yalnızca oyuncak üretimi olarak değerlendirmeyen Öner, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki giyim-kuşam kültürünü küçük ölçekli bebekler üzerinde yeniden yorumluyor.
Anadolu Ajansı’nın 2025 yılında yayımladığı habere göre Öner, bez bebek yapmayı küçük yaşlarda annesinden öğrendi. Coğrafya eğitimiyle aileden gelen el sanatları bilgisini birleştiren sanatçı, öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’nun farklı yörelerini ve kültürlerini öğrencilerine daha etkili anlatabilmek amacıyla bez bebeklerden yararlanma fikrini geliştirdi.
Öner’in çalışmaları zaman içerisinde genişleyerek Anadolu’nun farklı bölgelerindeki yöresel giyim kültürünü belgeleyen özel bir projeye dönüştü.
Sanatçı, yöresel kıyafetleri hazırlarken yalnızca benzer görünümlü kumaşlar kullanmak yerine ilgili bölgelerin giysi özelliklerini, nakışlarını, oyalarını ve desenlerini araştırıyor.
Bu yaklaşım bez bebekleri sıradan bir dekorasyon ürününden çıkararak Anadolu’nun farklı bölgelerine ait giyim kültürünün küçük ölçekli temsilcilerine dönüştürüyor.
36 Farklı Yörenin Kültürünü Bebeklere İşledi
Filiz Öner’in bez bebek çalışmasının en dikkat çekici yönlerinden biri Anadolu’nun farklı yörelerine odaklanması.
Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre sanatçı yaklaşık iki yıllık çalışma sonucunda 36 farklı yöreyi temsil eden bez bebekler hazırladı. Çalışmalarında coğrafi işaret taşıyan kumaşlardan yöresel oya ve nakış örneklerine kadar farklı kültürel unsurlardan yararlandı.
Ankara Seymen kıyafetlerinden Eskişehir Sivrihisar’ın geleneksel giysilerine, Isparta Senirkent’in gelin başlıklarından Anadolu’nun farklı bölgelerindeki yerel tekstil ürünlerine kadar geniş bir kültür alanı Öner’in bez bebek koleksiyonunda karşılık buluyor.
Her bebeğin giysisi hazırlanırken yalnızca estetik görünüm değil, temsil ettiği yörenin kültürel özellikleri de dikkate alınıyor.
Bu nedenle aynı boyutta hazırlanmış iki bebek üzerindeki kıyafetler, başlıklar, nakışlar ve renkler aracılığıyla tamamen farklı coğrafyaları temsil edebiliyor.
Coğrafya Bilgisi Geleneksel Sanatla Buluşuyor
Filiz Öner’in çalışmalarını diğer bez bebek üretimlerinden ayıran önemli özelliklerden biri sanatçının coğrafya öğretmeni olması.
Bir bölgenin iklimi, yaşam biçimi, ekonomik faaliyetleri ve doğal çevresi insanların giyim kültürünü doğrudan etkileyebiliyor.
Soğuk bölgelerde kullanılan kumaşlarla sıcak bölgelerde tercih edilen tekstil ürünleri aynı olmadığı gibi, hayvancılığın yaygın olduğu bir bölgenin giyim malzemeleriyle farklı üretim kültürlerinin bulunduğu bölgelerin giysileri arasında da değişiklikler görülebiliyor.
Öner de çalışmalarında yöresel giysiyi yalnızca dekoratif bir unsur olarak değerlendirmek yerine giysinin ortaya çıktığı coğrafyayla birlikte ele alıyor.
Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada sanatçı, bölgenin iklim özelliklerinin yöresel giysilerin şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor.
Bu yaklaşım 3 Eylül’deki atölyeyi geleneksel bir el sanatının yanı sıra Anadolu’nun kültürel coğrafyasını tanımaya imkân veren bir etkinliğe dönüştürecek.
Geleneksel Bez Bebek Nedir?
Bez bebekler, kumaş ve farklı yardımcı malzemeler kullanılarak elde hazırlanan oyuncak ve kültürel ürünler arasında yer alıyor.
Anadolu’nun farklı bölgelerinde geçmişte ailelerin ellerinde bulunan kumaş parçaları ve çeşitli malzemeler değerlendirilerek çocuklar için bebekler hazırlanıyordu. Endüstriyel oyuncak üretiminin yaygınlaşmasından önce bu tür ev yapımı oyuncaklar çocukların oyun dünyasının doğal parçalarından biriydi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı, Anadolu’nun birçok bölgesinde el yapımı bez bebek üretiminin yöresel kültüre uygun biçimde sürdüğünü belirtiyor. Bez bebeklerin çocukları eğlendirme ve sosyalleştirme işlevinin yanında zaman içerisinde yöresel kültürün tanıtımında kullanılan ürünlere de dönüştüğü ifade ediliyor.
Bugün geleneksel bez bebeklerin önemi yalnızca oyuncak olmalarından kaynaklanmıyor.
Bebeğin üzerine giydirilen kıyafet, kullanılan kumaş, başlık, oya, nakış ve aksesuarlar üretildiği yörenin kültürel özelliklerini de taşıyabiliyor.
Bez Bebekler Yöresel Giyim Kültürünü Geleceğe Taşıyor
Geleneksel kıyafetler günlük yaşamdan uzaklaştıkça geçmiş dönemlerin giyim kültürünü yeni kuşaklara aktarmanın farklı yolları önem kazanıyor.
Bez bebekler bu aktarımın dikkat çekici örneklerinden biri.
Bir yöreye ait şalvarın biçimi, kadın başlığındaki süsleme, üç eteğin deseni, kullanılan oya veya erkek kıyafetindeki cepken küçük ölçekli biçimde bebeğin üzerinde yeniden oluşturulabiliyor.
Bu sayede bez bebek yalnızca “eski kıyafet giymiş bir oyuncak” olmaktan çıkıyor; ait olduğu bölgenin giyim kültürünü taşıyan küçük bir etnografik anlatıya dönüşüyor.
Kültür Portalı’nın farklı yörelerdeki folklorik bez bebek kayıtlarında da bebeklerin üretildikleri bölgenin giyim-kuşam kültürünü yansıttığı özellikle vurgulanıyor.
Atık Kumaştan Kültürel Ürüne Uzanan Gelenek
Geleneksel bez bebek yapımında kullanılabilecek malzemeler yöreden yöreye değişiyor.
Kumaş parçaları, iplik, pamuk, yün, elyaf, tel, ahşap ve farklı süsleme malzemeleri bez bebek üretiminde kullanılabiliyor.
Bu nedenle bütün geleneksel bez bebeklerin yalnızca tamamen doğal malzemelerden üretildiğini söylemek doğru değil. Malzeme seçimi kullanılan tekniğe, bölgeye ve günümüzdeki üretim yöntemine göre değişebiliyor.
Kültür Portalı’nda yer alan folklorik bez bebek örneklerinde penye, tel, kadife, elyaf, ipek kumaş, pazen, iplik ve karton gibi çok farklı malzemelerin birlikte kullanılabildiği görülüyor.
Geçmişte ise evlerde bulunan kumaş artıklarının değerlendirilmesi bu üretimin önemli özelliklerinden biriydi.
Bu yönüyle bez bebek, elde bulunan malzemelerin yaratıcı biçimde değerlendirilmesine dayanan geleneksel ev üretiminin de bir örneğini oluşturuyor.
Bebeğin Karakterini Kıyafeti Belirliyor
Geleneksel bez bebeklerde gövde yalnızca üretimin başlangıcı.
Bebeğin asıl kültürel kimliği kıyafetlerin hazırlanmasıyla ortaya çıkıyor.
Başlık, şalvar, etek, gömlek, cepken, üçetek, yazma, kuşak, oya ve küçük aksesuarlar bebeğin hangi bölgeyi veya hangi sosyal karakteri temsil ettiğini belirleyebiliyor.
Filiz Öner’in çalışmalarında da bu ayrıntılar özel bir öneme sahip.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre Öner, farklı yörelerdeki tescilli kıyafetleri araştırıyor; kumaşların yanında oya ve nakışların da özgün örneklerine ulaşmaya çalışıyor. Sanatçının bazı çalışmalarında kullanılan kumaş veya nakışları doğrudan üretildikleri yörelerden temin ettiği belirtiliyor.
Bu detaylar küçük bir bez bebeğin hazırlanmasının bazen neden uzun süreli araştırma ve el emeği gerektirebildiğini de ortaya koyuyor.
Bir Bez Bebek Aylarca Süren Emeği Taşıyabiliyor
Bez bebek üretimi ilk bakışta birkaç kumaş parçasının birleştirilmesi gibi görülebilir.
Ancak yöresel kıyafetin ayrıntılı biçimde yeniden oluşturulduğu çalışmalarda süreç çok daha uzun olabiliyor.
Öner’in Anadolu Ajansı’na verdiği bilgilerde Eskişehir Sivrihisar kıyafetini temsil eden çalışmalarından birindeki sarka ve sim sarma işlemelerinin hazırlanmasının aylar sürdüğü anlatılıyor. Aynı şekilde Ankara Seymen kıyafetindeki ayrıntılar da özgün biçimlerine uygun şekilde küçük ölçekte yeniden çalışılıyor.
Bu nedenle geleneksel bez bebek yapımında değer yalnızca kullanılan malzemeden kaynaklanmıyor.
Araştırma, dikim, nakış, süsleme ve küçültülmüş giysi parçalarının hazırlanması sürecinde harcanan zaman, el emeğinin temel bölümünü oluşturuyor.
Anadolu’nun Kültürel Çeşitliliği Aynı Koleksiyonda Görülebiliyor
Türkiye’nin farklı bölgelerinde geleneksel giyim biçimleri arasında önemli farklılıklar bulunuyor.
Karadeniz’in kıyafetleriyle Ege’nin, Doğu Anadolu’nun giysileriyle İç Anadolu’nun geleneksel giyim kültürü aynı özellikleri taşımıyor.
Kullanılan kumaşlardan renk tercihlerine, başlıklardan nakışlara kadar her coğrafya farklı ayrıntılar geliştirmiş durumda.
Bez bebek koleksiyonları bu farklılığı yan yana görmenin etkili yollarından biri.
Filiz Öner’in onlarca yöreyi temsil eden çalışmaları da Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini küçük figürler üzerinden görünür hale getiriyor.
Coğrafya öğretmenliği birikimini geleneksel el sanatlarıyla birleştiren Öner, bez bebekleri aynı zamanda kültür aktarımının araçlarından biri olarak kullanıyor.
Soğanlı Bez Bebekleri Geleneksel Üretimin Tanınan Örneklerinden
Türkiye’de yöresel bez bebek denildiğinde en bilinen örneklerden biri Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı bölgesinde üretilen bez bebekler.
Kültür Portalı’na göre Soğanlı Bez Bebekleri uzun yıllardır köy kadınları tarafından evlerde üretiliyor. Zaman içerisinde bölgeyi ziyaret eden turistlerin ilgisiyle bu üretim önemli bir yerel ekonomik faaliyete de dönüşmüş durumda.
Soğanlı örneği, geleneksel bir oyuncak üretiminin kültür turizminin parçası haline gelebileceğini gösteriyor.
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki folklorik bebekler de benzer biçimde yöresel kıyafetleri ve geleneksel yaşam biçimlerini ziyaretçilere aktaran kültür ürünleri olarak değerlendiriliyor.
Bez Bebekler Çocukluk Hatıralarını da Taşıyor
Bez bebeklerin kültürel değerini yalnızca kıyafet tarihi üzerinden değerlendirmek yeterli değil.
Bu oyuncaklar aynı zamanda geçmiş kuşakların çocukluk yaşamından da izler taşıyor.
Hazır oyuncakların bugünkü kadar kolay ulaşılabilir olmadığı dönemlerde aile içerisinde hazırlanan oyuncakların özel bir anlamı bulunuyordu.
Anne veya büyükanne tarafından dikilen bir bebeğin çocuğa verilmesi, oyuncağın üretiminde aile bağlarını da sürece dahil ediyordu.
Filiz Öner’in bez bebek sanatına yönelmesinde de benzer bir kişisel hafıza bulunuyor. Sanatçı, bu beceriyi annesinden öğrendiğini ve çocukluğunda annesinin yaptığı bez bebeklerle oynadığını anlatıyor.
3 Eylül’deki atölye bu nedenle bazı katılımcılar için geleneksel bir zanaatı öğrenmenin yanında geçmişin el yapımı oyuncak kültürüyle yeniden karşılaşma fırsatı da sunacak.
Filiz Öner’in Hedefi Bez Bebek Kültürünü Yeni Kuşaklara Aktarmak
Filiz Öner, çalışmalarını yalnızca kişisel koleksiyon oluşturmak amacıyla sürdürmüyor.
Sanatçının temel hedeflerinden biri Anadolu’nun giderek daha az kullanılan geleneksel giysi ve el sanatlarını yeni kuşaklara tanıtmak.
Öner, gelecekte bez bebek üretiminin öğretilebileceği bir atölye ve bez bebeklerin sergileneceği bir müze oluşturmayı hedeflediğini de dile getiriyor.
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamındaki Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, bu hedefin uygulamadaki örneklerinden biri olacak.
Katılımcılar yalnızca tamamlanmış eserleri seyretmeyecek; malzemeye dokunarak, kumaşı şekillendirerek ve bebeğin kıyafetini oluşturarak doğrudan üretimin içerisinde yer alacak.
Atölye 10 Kişilik Gruplarla Gerçekleştirilecek
Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi iki ayrı seans halinde yapılacak ve her seans 10 kişiyle sınırlı olacak.
Küçük katılımcı grubu özellikle uygulamalı el sanatları açısından önemli.
Bebeğin gövdesinin hazırlanması, kumaş parçalarının şekillendirilmesi ve küçük kıyafet ayrıntılarının oluşturulması sırasında katılımcıların sanatçıdan birebir yönlendirme alabilmesi kolaylaşacak.
Atölyeye katılmak isteyenlerin kayıtlarını atolyekayit.com üzerinden gerçekleştirmesi gerekiyor.
Geleneksel Bez Bebek Atölyesi Nerede?
Atölye Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde gerçekleştirilecek.
Barbaros Mahallesi’nde bulunan Anadolu Hamidiye Tabyası, Çanakkale Kültür Yolu Festivali boyunca geleneksel sanatların önemli merkezlerinden biri olacak.
Festival programında aynı alanda ebru, çini, seramik, keçe, iğne oyası ve farklı geleneksel üretim yöntemlerine yönelik çok sayıda uygulamalı çalışma bulunuyor.
Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi de bu program içerisinde tekstil, yöresel kıyafet ve oyuncak kültürünü bir araya getiren farklı bir sanat deneyimi sunacak.
3 Eylül’de Hamidiye Tabyası’nda Geleneksel Sanatlar Gün Boyu Sürecek
3 Eylül programında Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi’nden önce Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da Yıldız Sağlam Küçük eşliğinde Seramik Atölyesi gerçekleştirilecek.
Seramik çalışması saat 11.00-13.00 arasında yapılırken, bez bebek atölyesinin ilk seansı 13.30’da başlayacak. İkinci bez bebek seansı ise saat 15.00’te gerçekleştirilecek.
Aynı gün Troya Müzesi’nde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu devam edecek, Apollon Smintheion Ören Yeri’nde uzman eşliğinde gezi gerçekleştirilecek ve Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde “Kütüphane Yolda” etkinliği düzenlenecek.
Festivalin 3 Eylül programı saat 21.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek Simge konseriyle devam edecek.
Anadolu’nun Kültürü Çanakkale’de Bez Bebeklerle Yeniden Hayat Bulacak
Bir bez bebeğin üzerinde kullanılan küçük bir oya, birkaç santimetrelik bir cepken veya minyatür bir başlık ilk bakışta yalnızca dekoratif bir ayrıntı gibi görünebilir.
Oysa bu parçaların her biri ait olduğu coğrafyanın giyim kültüründen, üretim geleneğinden ve günlük yaşamından izler taşıyor.
Filiz Öner’in çalışmaları da Anadolu’nun farklı bölgelerindeki bu ayrıntıları bez bebekler aracılığıyla bir araya getiriyor. Çanakkale’de yaşayan sanatçının coğrafya bilgisini aileden öğrendiği el sanatıyla birleştirmesi, ortaya çıkan eserleri kültür aktarımının özgün araçlarından biri haline getiriyor.
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek atölye ise ziyaretçilere bu geleneği yalnızca seyretmek yerine kendi elleriyle deneyimleme fırsatı sunacak.
Filiz Öner eşliğindeki Geleneksel Bez Bebek Yapım Atölyesi, 3 Eylül 2026 Perşembe günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da saat 13.30 ve 15.00 olmak üzere iki ayrı seansta gerçekleştirilecek. Her seans 10 kişiyle sınırlı olacak ve kayıtlar atolyekayit.com üzerinden alınacak. Katılımcılar bez bebeklerin geçmişini tanırken farklı giysi ve kumaşlarla kendi çalışmalarını oluşturabilecek.
