Duyuru Güncel Öne Çıkan

İğne Oyası Atölyesi Çanakkale’de Geleneksel El Sanatlarını Yaşatacak

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun kuşaktan kuşağa aktarılan en zarif el sanatlarından biri olan iğne oyası, uygulamalı bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Müjgan Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek İğne Oyası Atölyesi, 2 Eylül 2026 Çarşamba…

28 Ağustos 2026 12:04 Geçerlilik: 2 Eylül 2026

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun kuşaktan kuşağa aktarılan en zarif el sanatlarından biri olan iğne oyası, uygulamalı bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Müjgan Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek İğne Oyası Atölyesi, 2 Eylül 2026 Çarşamba…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun kuşaktan kuşağa aktarılan en zarif el sanatlarından biri olan iğne oyası, uygulamalı bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Sanatçı Müjgan Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek İğne Oyası Atölyesi, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da saat 11.00, 13.00 ve 15.00 olmak üzere üç ayrı seansta düzenlenecek.

Festival programında geleneksel sanatlara ayrılan etkinliklerden biri olan atölyede katılımcılar, ince ipliklerin iğne yardımıyla düğümlenerek nasıl üç boyutlu motiflere dönüştüğünü yakından görecek. Çalışmada iğne oyasının yalnızca bir süsleme tekniği olmadığı; Anadolu’da özellikle kadınların duygu, düşünce ve sosyal mesajlarını motiflerle aktardıkları köklü bir kültürel ifade biçimi olduğu da ele alınacak.

İğne Oyası Atölyesi 2 Eylül’de Üç Ayrı Seansta Yapılacak

Müjgan Yılmaz’ın gerçekleştireceği İğne Oyası Atölyesi, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da ziyaretçilerini ağırlayacak.

Günün ilk atölyesi 11.00’de, ikinci çalışma 13.00’te, son seans ise 15.00’te başlayacak. Güncel Çanakkale Kültür Yolu Festivali programında sanatçı Müjgan Yılmaz ve üç ayrı seans saati açık biçimde yer alıyor.

Etkinlik: İğne Oyası Atölyesi
Sanatçı: Müjgan Yılmaz
Tarih: 2 Eylül 2026 Çarşamba
Seanslar: 11.00 / 13.00 / 15.00
Yer: Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
Adres: Barbaros Mahallesi, 17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale

İğne Oyası Nedir?

İğne oyası, ince ipliklerin yalnızca iğne kullanılarak küçük düğüm ve ilmeklerle bir araya getirilmesi sonucu oluşturulan geleneksel bir el sanatı.

Hazırlanan küçük motifler kimi zaman kumaş veya yazma kenarında birbirine bağlanırken kimi örneklerde bağımsız üç boyutlu süslemelere dönüşebiliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı, iğne oyasını iğneyle farklı biçimlerde düğümlü ilmeklerin oluşturulup birleştirilmesine dayanan üç boyutlu bir el işi olarak tanımlıyor. Geleneksel üretimde çiçek, yaprak ve meyve gibi bitkisel biçimlerin yanında geometrik, figüratif ve günlük yaşamdan esinlenen motiflerin de kullanıldığı belirtiliyor.

Bu yönüyle iğne oyası yalnızca ince işçilik gerektiren bir süsleme tekniği değil, motifler üzerinden geniş bir görsel anlatım alanına sahip geleneksel sanat biçimi.

İğne Oyası Nasıl Yapılıyor?

İğne oyasında üretim, küçük bir düğümle başlayabiliyor.

İplik iğne yardımıyla belirli noktalardan geçirilerek düğümleniyor ve yan yana oluşturulan ilmeklerle küçük bir zemin hazırlanıyor. Bu zemin üzerine yeni düğümler eklenerek motif yükseltiliyor.

Kullanılan tekniğe bağlı olarak ortaya çıkan çalışma tamamen yüzeye bağlı kalabileceği gibi kumaşın kenarından dışarı doğru yükselen üç boyutlu çiçek ve yaprak biçimlerine de dönüşebiliyor.

Bir motifin hazırlanmasında ipliğin gerginliği, düğümlerin boyutu ve ilmekler arasındaki mesafe büyük önem taşıyor. Çok küçük bir düğüm hatası bile motifin biçimini değiştirebildiği için iğne oyası oldukça yüksek dikkat ve sabır gerektiriyor.

“Türk Danteli” Olarak da Tanınıyor

İğne oyasının görünümü dantel sanatını hatırlattığı için bu geleneksel üretim bazı kaynaklarda “Türk Danteli” adıyla da anılıyor.

Kültür Portalı’nın Nallıhan iğne oyalarına ilişkin kayıtlarında, hazırlanış biçiminin dantele benzemesi nedeniyle oyaların yurt içinde ve yurt dışında bir dantel türü olarak değerlendirildiği ve bazı kaynaklarda “Türk Danteli” olarak adlandırıldığı belirtiliyor.

Ancak iğne oyasını klasik dantelden ayıran önemli özelliklerden biri, düğümler aracılığıyla oldukça belirgin üç boyutlu motifler meydana getirilebilmesi.

Özellikle çiçek biçimleri incelendiğinde yaprakların, tomurcukların ve çiçek taçlarının kumaş yüzeyinden yükseldiği görülüyor.

Anadolu Kadınının Sessiz Anlatım Dili

İğne oyası tarih boyunca yalnızca estetik kaygıyla yapılmadı.

Motifler, renkler ve kullanım biçimleri bazı yörelerde kadınların duygularını, sosyal durumlarını ve günlük yaşamlarındaki olayları ifade etmelerine yardımcı oldu.

Kültür Portalı’nın Elazığ iğne oyacılığına ilişkin kayıtlarında oyaların geleneksel kültürde “sözsüz konuşma aracı” niteliği taşıdığı ve motiflerin kültürel mesajlar içerdiği belirtiliyor.

Bir kadın yaşadığı çevrede gördüğü çiçeği, meyveyi veya hayvanı oya motifine dönüştürebildiği gibi günlük yaşamda karşılaştığı olayları da kendine özgü isimlerle oyaya aktarabiliyordu.

Bu nedenle geleneksel oya isimlerinde doğanın yanı sıra sosyal yaşamdan ve mizahi gözlemlerden esinlenen çok sayıda örnek bulunuyor.

Çiçekler, Meyveler ve Günlük Yaşam Oyaya Dönüştü

Anadolu’nun farklı bölgelerindeki iğne oyalarında oldukça geniş bir motif repertuvarı bulunuyor.

Gül, karanfil, papatya, menekşe, kiraz, dut, portakal, yaprak ve farklı tomurcuk biçimleri geleneksel oyalarda sıkça kullanılan doğal formlar arasında.

Balıkesir yöresine ilişkin Kültür Portalı kayıtlarında sepette gül, katlı gül, gelin yelpazesi, gelin tacı, selvi yaprağı, kollu karanfil, kabak çiçeği, portakal oyası, dut oyası, horoz ibiği, kiraz ve menekşe gibi çok sayıda motif adı bulunuyor.

Nallıhan örneklerinde ise bitkisel motiflerin yanında kelebek gibi figürler, çeşitli nesneler ve geometrik düzenlemeler de görülüyor.

Bu çeşitlilik, iğne oyasının tek tip birkaç desenin tekrarlandığı sabit bir gelenek olmadığını gösteriyor. Her bölge, hatta kimi zaman her usta kendi çevresinden esinlenerek yeni motifler oluşturabiliyor.

Oyalarda Renklerin de Bir Dili Vardı

İğne oyasında motif kadar kullanılan rengin de önem taşıdığı biliniyor.

Geleneksel toplumlarda renk tercihleri yaşa, medeni duruma, kullanım yerine ve yerel geleneklere göre değişebiliyordu.

Bazı bölgelerde genç kadınların daha canlı renkleri tercih ettiği, ileri yaşlarda ise daha sade veya koyu renklerin kullanıldığı görülüyor. Kültür Portalı’nın farklı yörelere ilişkin kayıtları, oyalarda renk kullanımının kişinin yaşı ve kullanım amacına göre değişebildiğini gösteriyor.

Bu nedenle belirli bir rengin bütün Anadolu’da tek ve değişmez bir anlam taşıdığını söylemek yerine, renklerin yöresel gelenek içerisinde farklı mesajlar kazanabildiğini değerlendirmek daha doğru.

Biber Oyası, Çiçek Oyaları ve Gündelik Hayat

İğne oyalarının en ilgi çekici yönlerinden biri, motiflerin isimlerinin günlük hayattan alınabilmesi.

Doğadaki çiçeklerin yanında sebzeler, hayvanlar, ev eşyaları ve insan davranışları bile oyaya isim verebiliyor.

Bu durum kadınların çevrelerini yalnızca gözlemlemediğini, gördüklerini kendi estetik dünyaları içerisinde yeniden yorumladığını gösteriyor.

Kimi motifler zaman içerisinde belirli duygularla veya sosyal mesajlarla ilişkilendirilse de bu anlamlar yöreden yöreye değişebiliyor.

Dolayısıyla bir “biber oyası” veya “gül oyası” farklı bölgelerde aynı biçimde hazırlanmak veya tamamen aynı mesajı taşımak zorunda değil.

Bu çeşitlilik iğne oyasını yaşayan kültürel miras yapan temel özelliklerden biri.

Çeyiz Sandıklarının En Değerli Parçalarından Biri Oldu

İğne oyası uzun yıllar Anadolu’nun çeyiz kültürünün önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürdü.

Genç kızlar evlilik öncesinde hazırlanan çeyizler için yazmalar, havlu kenarları ve farklı tekstil ürünlerini oyalarla süslüyordu.

Bu çalışmaların bazıları aylar sürebildiği için hazırlanmış oyalı ürünler yalnızca maddi değil, harcanan emek açısından da değer taşıyordu.

Kültür Portalı’nın farklı yörelere ilişkin kayıtlarında oyalı yazmaların çeyiz sandıklarının geleneksel parçaları arasında bulunduğu açık biçimde görülüyor.

Bir annenin veya büyükannenin hazırladığı oyaların yıllar sonra çocuklara ve torunlara kalması ise bu ürünleri aynı zamanda aile hafızasının parçalarına dönüştürdü.

Sandıklardan Günümüz Tasarımlarına Uzanan Yolculuk

Geleneksel iğne oyası günümüzde yalnızca yazma ve tülbent kenarlarında kullanılmıyor.

Oya motifleri kolye, küpe, broş, fular, çanta süslemesi ve farklı dekoratif tasarımlarda yeniden yorumlanabiliyor.

Kültür Portalı’nın güncellenmiş kayıtlarında da geleneksel yaşamın değişmesiyle oyaların eski mesaj iletme işlevinin azaldığı, buna karşılık iğne oyasının çağdaş aksesuar ve tasarım ürünlerinde yaşamaya devam ettiği belirtiliyor.

Bu dönüşüm geleneksel sanatın kaybolması yerine yeni kullanım alanları bularak günümüz yaşamına uyum sağlamasına imkân veriyor.

Müjgan Yılmaz ile İğne Oyası Uygulamalı Olarak Öğrenilecek

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar iğne oyasını yalnızca hazır örnekler üzerinden incelemeyecek.

Festival programına göre Müjgan Yılmaz eşliğinde ince iplikler iğne yardımıyla düğümlenecek ve katılımcılar kendi oya çalışmalarını oluşturacak. Programda özellikle motiflerin duygu ve sosyal mesajların aktarılmasındaki geleneksel rolüne dikkat çekiliyor.

Bu uygulama sayesinde ziyaretçiler küçük bir motifin oluşması için kaç farklı düğüm ve el hareketinin gerektiğini doğrudan deneyimleyebilecek.

Hazır bir oyanın birkaç santimetrelik bölümü ilk bakışta oldukça küçük görünebilir. Ancak çalışma sürecine girildiğinde bu küçük alanın arkasındaki sabır ve el emeği çok daha kolay anlaşılabiliyor.

İğne Oyası Sabır ve El-Göz Koordinasyonu Gerektiriyor

İğne oyasının en belirgin özelliklerinden biri üretimin son derece kontrollü ilerlemesi.

Düğümlerin birbirine yakın ölçülerde hazırlanması, ipliğin gerginliğinin korunması ve motifin biçiminin aşama aşama takip edilmesi gerekiyor.

Bu nedenle çalışma sırasında hem iki el hem de göz aynı anda aktif biçimde kullanılıyor.

Özellikle karmaşık üç boyutlu motiflerde sanatçının çalışmanın sonraki aşamasını önceden düşünmesi gerekiyor. Yanlış yerde sıkılan bir düğüm veya fazla gevşek bırakılan bir ilmek tüm motifin dengesini etkileyebiliyor.

Geleneksel iğne oyalarının “el emeği göz nuru” olarak tanımlanmasının arkasında da bu yoğun ve ayrıntılı üretim süreci bulunuyor.

Kuşaktan Kuşağa Aktarılan Bir Ustalık

İğne oyacılığının yaşamasında aile içerisindeki bilgi aktarımı uzun yıllar önemli rol oynadı.

Çocuklar ve genç kızlar çoğu zaman annelerini, büyükannelerini veya çevredeki deneyimli kadınları izleyerek temel düğümleri öğreniyordu.

Bir motif önce izleniyor, ardından tekrar tekrar uygulanarak el alışkanlığı kazanılıyordu.

Kültür Portalı’nın Elazığ kayıtlarında da oyacılığın “nineden toruna” aktarılan bir sanat olduğu özellikle ifade ediliyor.

Günümüzde geleneksel aile içi aktarımın azaldığı yerlerde kurslar, kültür merkezleri, halk eğitim programları ve festivaller bu bilginin sürdürülmesinde yeni bir rol üstleniyor.

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’ndeki Müjgan Yılmaz atölyesi de geleneksel tekniği yeni katılımcılarla buluşturan bu güncel aktarım ortamlarından biri olacak.

Anadolu Hamidiye Tabyası Geleneksel Sanatların Buluşma Noktası

İğne Oyası Atölyesi, Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde gerçekleştirilecek.

Festival boyunca Hamidiye Tabyası’nın bu bölümü geleneksel sanat etkinliklerinin önemli merkezlerinden biri olacak.

Ebru, çini, seramik, keçe ve iğne oyası gibi farklı alanlarda düzenlenen atölyeler sayesinde ziyaretçiler Anadolu’nun çeşitli üretim geleneklerini aynı festival alanında yakından tanıyabilecek.

2 Eylül’deki programda iğne oyasının üç farklı seansa ayrılması da ziyaretçilere günün farklı saatlerinde etkinliğe katılma imkânı sunacak.

2 Eylül’de Çanakkale’de Kültür ve Sanat Programı Yoğun Olacak

İğne Oyası Atölyesi’nin gerçekleştirileceği 2 Eylül, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin yoğun günlerinden biri olacak.

Aynı gün Troya Müzesi’nde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu saat 14.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek. Müzedeki “Perdeler Açılıyor” etkinliği ise restorasyon ve konservasyon süreçlerini ziyaretçilere açacak.

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde saat 14.00’te Mustafa Atmaca’nın katılımıyla “Çanakkale Ruhu” söyleşisi düzenlenecek. 17 Burda AVM’de 22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali’nin son gün programı devam edecek.

Günün akşamında ise Özcan Deniz saat 21.00’de Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde festival ziyaretçileriyle buluşacak.

İğne Oyası Çanakkale’de Yeni Ellerle Yaşamaya Devam Edecek

Yüzyıllar boyunca çeyiz sandıklarını, yazmaları ve günlük tekstil ürünlerini süsleyen iğne oyası, bugün geleneksel sanatın yaşayan örneklerinden biri olarak yeni tasarımlarda ve uygulamalı eğitimlerde varlığını sürdürüyor.

Küçücük düğümlerin sabırla bir araya gelmesiyle ortaya çıkan çiçekler, yapraklar ve geometrik biçimler yalnızca estetik ürünler değil; aynı zamanda geçmiş kuşakların yaşam biçimlerinden ve duygularından izler taşıyan kültürel belgeler niteliğinde.

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamındaki atölye de bu geleneksel bilgiyi yeni ellerle buluşturacak.

Müjgan Yılmaz’ın gerçekleştireceği İğne Oyası Atölyesi, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da saat 11.00, 13.00 ve 15.00 olmak üzere üç ayrı seansta düzenlenecek. Katılımcılar ince iplikleri iğne yardımıyla düğümleyerek geleneksel iğne oyası üretimini uygulamalı olarak deneyimleyecek.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 12:04
Geçerlilik 2 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim