Keçe Atölyesi Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nde Geleneksel Sanatı Yaşatacak
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu'nun köklü el sanatlarından keçecilik, uygulamalı bir atölye çalışmasıyla ziyaretçilerle buluşacak. Keçe sanatçısı Hande Sümer Yıldırım'ın katılımıyla gerçekleştirilecek Keçe Atölyesi, 1 Eylül 2026 Salı günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar'da…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu'nun köklü el sanatlarından keçecilik, uygulamalı bir atölye çalışmasıyla ziyaretçilerle buluşacak. Keçe sanatçısı Hande Sümer Yıldırım'ın katılımıyla gerçekleştirilecek Keçe Atölyesi, 1 Eylül 2026 Salı günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar'da…
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında Anadolu’nun köklü el sanatlarından keçecilik, uygulamalı bir atölye çalışmasıyla ziyaretçilerle buluşacak. Keçe sanatçısı Hande Sümer Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilecek Keçe Atölyesi, 1 Eylül 2026 Salı günü Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da üç ayrı seans halinde düzenlenecek.
Saat 11.00, 13.00 ve 15.00’te başlayacak atölyelerde katılımcılar, koyun yününün geleneksel yöntemlerle keçeye dönüşümünü yakından tanıyacak. Yün liflerinin su, sabun, ısı ve fiziksel hareket yardımıyla birbirine kenetlenmesiyle ortaya çıkan keçenin hazırlanma aşamaları anlatılırken, katılımcılar geleneksel motiflerden esinlenerek kendi çalışmalarını da oluşturabilecek. Güncel festival programında Hande Sümer Yıldırım’ın gerçekleştireceği atölyenin üç seans halinde düzenleneceği doğrulanıyor.
Keçe Atölyesi 1 Eylül’de Hamidiye Tabyası’nda
Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin 1 Eylül programında yer alan Keçe Atölyesi, geleneksel sanatları uygulamalı olarak deneyimlemek isteyen ziyaretçilere yönelik gerçekleştirilecek.
Atölyenin ilk seansı saat 11.00’de, ikinci seansı 13.00’te, günün son seansı ise 15.00’te başlayacak.
Her seansın kontenjanı 10 kişiyle sınırlı olacak. Katılım için kayıtlar atolyekayit.com üzerinden alınacak.
Etkinlik, festival boyunca geleneksel sanat programlarının yoğunlaştığı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde gerçekleştirilecek.
Keçe Atölyesi’nin güncel programı, Hande Sümer Yıldırım’ın katılımcılara geleneksel keçenin nasıl üretildiğini aktaracağını ve uygulama sırasında sembolik motiflerin kullanılacağını belirtiyor.
Keçe Sanatı Nedir?
Keçe, yün liflerinin klasik anlamda dokunmadan veya örülmeden birbirine kenetlenmesiyle oluşturulan geleneksel bir yüzey malzemesi.
Bu özelliği nedeniyle keçe, dokuma tezgâhına ihtiyaç duyulmayan oldukça eski tekstil üretim yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Geleneksel yöntemde yün lifleri belirli bir kalınlıkta hazırlanıyor, sıcak veya ılık sabunlu suyla ıslatılıyor ve fiziksel baskı uygulanarak liflerin birbirine geçmesi sağlanıyor.
Yünün yapısındaki lifler nem, sıcaklık ve hareketin etkisiyle birbirine tutunmaya başladıkça gevşek yün tabakası daha sıkı, dayanıklı ve bütün bir yüzeye dönüşüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’nda keçe, hammaddesi yün olan ve yünün sabunlu suyla ıslatılıp çeşitli işlemlerden geçirilerek dövülmesiyle meydana getirilen geleneksel bir ürün olarak tanımlanıyor.
Yün Nasıl Keçeye Dönüşüyor?
Keçe yapımındaki en ilgi çekici noktalardan biri başlangıçtaki yumuşak ve dağınık yün liflerinin herhangi bir klasik dokuma işlemi yapılmadan sağlam bir yüzeye dönüşmesi.
Geleneksel üretimde öncelikle kullanılacak yün hazırlanıyor. Liflerin birbirinden ayrılması ve yüzeye dengeli biçimde yerleştirilmesi, ortaya çıkacak keçenin kalitesini doğrudan etkiliyor.
Yün tabakaları hazırlandıktan sonra su ve sabun kullanılarak nemlendiriliyor.
Ardından yünün bulunduğu yüzey rulo haline getirilebiliyor ve fiziksel baskı uygulanıyor. Geleneksel üretimde bu aşama tepme, dövme, yuvarlama ve benzeri hareketlerle gerçekleştirilebiliyor.
İşlem sürdükçe lifler birbirine daha güçlü biçimde bağlanıyor ve yün küçülerek sıkılaşıyor.
Kültür Portalı’ndaki geleneksel keçe üretim kayıtlarında da yünün sabunlu suyla ıslatılması, tepme, dövme ve yuvarlama işlemlerinden geçirilerek dayanıklı hale getirildiği anlatılıyor.
Keçe Dokuma Değil, Liflerin Birbirine Kenetlenmesiyle Oluşuyor
Keçeyi halı, kilim veya kumaştan ayıran temel özellik üretim yöntemi.
Dokumada çözgü ve atkı iplikleri belirli bir sistem içerisinde birbirinin arasından geçirilirken keçede bu tür bir iplik düzeni bulunmuyor.
Yün doğrudan yüzey üzerinde işleniyor.
Bu nedenle keçe, tekstil terminolojisinde dokunmamış yüzeyler içerisinde değerlendiriliyor. Kültür Portalı’nın farklı yörelere ilişkin geleneksel sanat kayıtlarında da keçe açık biçimde dokunmamış el sanatı ürünleri arasında gösteriliyor.
Bu üretim biçimi, keçenin insanlık tarihinin erken dönemlerinden itibaren farklı ihtiyaçlara cevap verebilmesini sağlayan önemli özelliklerinden biri oldu.
Keçe Neden Göçebe Yaşam İçin Önemliydi?
Keçenin Türk kültür tarihindeki güçlü yerinin arkasında yalnızca estetik özellikleri değil, kullanım kolaylığı da bulunuyor.
Yünden elde edilen kalın keçe yüzeyler soğuk, sıcak ve yağış gibi çevresel koşullara karşı koruma sağlayabiliyor. Aynı zamanda taşınabilir ve farklı biçimlerde üretilebilir olması, hareketli yaşam sürdüren topluluklar açısından önemli avantaj oluşturuyor.
Geleneksel kullanım alanları arasında çadırların kaplanması, çoban kepenekleri, yaygılar, eyer ve semer parçaları, başlıklar ve çeşitli günlük kullanım ürünleri bulunuyor.
Kültür Portalı kayıtlarında da keçenin kara çadırların üst ve yan bölümlerinde, çobanların kullandığı kepeneklerde, evlerde ve hayvan semerlerinde değerlendirildiği belirtiliyor.
Bu yönüyle keçe yalnızca süsleme amacıyla kullanılan bir malzeme değil, geçmişte günlük yaşamın doğrudan parçası olan işlevsel bir üretim biçimi.
Kepenek Keçe Kültürünün En Tanınan Ürünlerinden
Keçe denildiğinde Anadolu’da akla gelen en tanınmış ürünlerden biri kepenek.
Özellikle çobanların açık arazide yağmur, rüzgâr ve soğuktan korunmak amacıyla kullandıkları kalın keçe giysi, geleneksel hayvancılık kültürünün karakteristik parçalarından biri.
Kepenek üretiminde kullanılan keçenin yeterince sıkı ve dayanıklı olması gerekiyor. Bu nedenle üretim sırasında yünün keçeleştirilmesi ve yüzeyin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Geçmişte günlük yaşamın gereksinimi olarak ortaya çıkan bu ürünler, bugün aynı zamanda geleneksel keçecilik sanatının yaşayan örnekleri arasında değerlendiriliyor.
Keçede Motifler de Kültürel Hafızanın Parçası
Keçe üretimi yalnızca sade bir yün yüzey oluşturmakla sınırlı kalmıyor.
Geleneksel ustalar farklı renkteki yünleri kullanarak üretim sırasında çeşitli motifler meydana getirebiliyor. Bazı uygulamalarda ise önceden hazırlanmış renkli keçe parçaları ana yüzey üzerine yerleştiriliyor.
Kültür Portalı kayıtlarında geleneksel üretimde keçenin üzerine motifler, ustanın baş harfleri veya sipariş sahibine ilişkin işaretler uygulanabildiği belirtiliyor.
Böylece işlevsel bir malzeme aynı zamanda ustanın estetik anlayışını yansıtan el sanatı ürününe dönüşüyor.
Çanakkale Kültür Yolu Festivali’ndeki atölyede de katılımcıların keçeyi sembolik motiflerle süslemesi programın önemli bölümlerinden biri olacak.
Koçboynuzu Motifi Geleneksel Sanatlarda Gücü Temsil Ediyor
Anadolu’nun geleneksel dokuma ve el sanatlarında karşılaşılan motiflerden biri koçboynuzu.
Farklı yörelerde küçük biçimsel değişikliklerle kullanılan motif genellikle güç, bereket, kahramanlık ve üretkenlikle ilişkilendiriliyor.
Keçe yüzeylerinde de geometrik özellikleri nedeniyle rahatlıkla yorumlanabilen koçboynuzu, geleneksel motif repertuvarının güçlü örneklerinden biri.
Ancak geleneksel motiflerin anlamlarının yöreye, döneme ve kullanım biçimine göre farklılaşabileceği unutulmamalı. Bu nedenle tek bir sembol için bütün Anadolu’yu kapsayan değişmez bir anlam vermek yerine, motifin farklı kültürel yorumlara sahip olduğunu dikkate almak daha doğru.
Hayat Ağacı Geçmişten Günümüze Uzanan Bir Sembol
Geleneksel Türk ve Anadolu sanatlarında farklı biçimlerde karşılaşılan hayat ağacı, köklülük ve yaşamın devamlılığıyla ilişkilendirilen önemli görsel unsurlardan biri.
Halılardan kilimlere, taş işçiliğinden farklı el sanatlarına kadar geniş bir alanda kullanılan ağaç biçimi, sanatçının yorumuna göre farklı kompozisyonlara dönüşebiliyor.
Keçe gibi yüzey sanatlarında da renkli yünlerin düzenlenmesiyle ağaç ve dal biçimlerinden yararlanan kompozisyonlar oluşturulabiliyor.
Bu tür geleneksel motiflerin çağdaş atölyelerde yeniden ele alınması, geçmişteki desen repertuvarının yeni kuşaklara aktarılmasını sağlayan yöntemlerden biri.
Hande Sümer Yıldırım Çanakkale’de Daha Önce de Çocuklarla Keçe Çalıştı
Keçe Atölyesi’ni gerçekleştirecek Hande Sümer Yıldırım, Çanakkale’deki kültür ve sanat programlarında daha önce de keçe çalışmalarıyla yer aldı.
Çanakkale Belediyesi Çocuk Kültür Evi’nin 2025-2026 eğitim dönemindeki “Yazar & Sanatçı Buluşmaları” kapsamında Hande Sümer Yıldırım çocuklarla bir araya geldi. Belediye kayıtlarına göre sanatçı, Aralık 2025’te gerçekleştirilen programda çocuklara keçe sanatını tanıttı.
Çanakkale Belediyesi’nin Aralık 2025 kültür sanat programında etkinlik “Hande Sümer Yıldırım ile Keçe Atölyesi” adıyla duyurulmuş ve 3. sınıf ve üzerindeki çocuklara yönelik gerçekleştirilmişti.
Bu nedenle 1 Eylül’deki Kültür Yolu Festivali atölyesi, sanatçının Çanakkale’de daha önce gerçekleştirdiği uygulamalı keçe çalışmalarının daha geniş festival programındaki devamı niteliğinde olacak.
Atölyede Geleneksel Zanaat Uygulamalı Olarak Öğrenilecek
Keçe Atölyesi’nin öne çıkan yönü ziyaretçilerin yalnızca hazır ürünleri görmesi değil, üretimin mantığını uygulamalı biçimde öğrenmesi olacak.
Festival programında katılımcıların yün liflerinin ısı, su, sabun ve emekle sıkıştırılarak nasıl keçeye dönüştüğünü detaylı biçimde öğreneceği belirtiliyor.
Bu deneyim özellikle geleneksel el sanatlarıyla daha önce ilgilenmemiş ziyaretçilere, günlük hayatta basit görünen bir malzemenin arkasında ne kadar fazla bilgi ve emek bulunduğunu gösterebilir.
Bir keçe ürününe yalnızca tamamlanmış haliyle bakıldığında üretim sırasında gerçekleşen uzun fiziksel süreç görülmüyor.
Atölye ortamı ise malzemeyi, tekniği ve emeği aynı anda görünür hale getiriyor.
Üç Ayrı Seans Düzenlenecek
1 Eylül’deki Keçe Atölyesi’nin üç ayrı saate bölünmesi, festival ziyaretçilerinin programlarını daha rahat planlayabilmesini sağlayacak.
İlk seans 11.00’de, ikinci seans 13.00’te, üçüncü seans ise 15.00’te başlayacak.
Her seans için yalnızca 10 kişilik kontenjan bulunuyor.
Bu sınırlama uygulamalı sanat çalışmaları açısından önemli. Katılımcıların malzemelerle doğrudan çalışabilmesi ve sanatçının her katılımcının üretim sürecini takip edebilmesi küçük gruplarda daha kolay hale geliyor.
Atölyeye katılmak isteyenler kayıtlarını atolyekayit.com üzerinden gerçekleştirebilecek.
Keçe Atölyesi Nerede Yapılacak?
Etkinlik, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin geleneksel sanat programlarının önemli merkezlerinden biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde düzenlenecek.
Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
Barbaros Mahallesi
17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale
Festival boyunca aynı alanda ebru, çini, seramik ve farklı geleneksel sanat disiplinlerine yönelik programlar da gerçekleştiriliyor.
Keçe Atölyesi’nin aynı mekânda yapılması, ziyaretçilerin farklı geleneksel üretim tekniklerini festival süresince birbirleriyle karşılaştırarak keşfetmesine imkân sağlayacak.
Geleneksel El Sanatları Hamidiye Tabyası’nda Buluşuyor
Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin geleneksel sanat programında yalnızca keçecilik yer almıyor.
Festival programında çini sanatında Gamze Yüksel ve Ayşe Işık, ebru sanatında Mustafa Çakar ve Zeynep Funda Yeğen, seramik alanında Sinem Kınay ile Yıldız Sağlam Küçük, iğne oyasında Müjgan Yılmaz, geleneksel bez bebek yapımında Filiz Öner, ahşap kaşık yapımında Mehmet Siracettin Çetin ve farklı geleneksel sanat alanlarında çeşitli isimler bulunuyor. Hande Sümer Yıldırım ise festivalin Keçe Atölyesi programını gerçekleştiriyor.
Bu geniş program, Anadolu Hamidiye Tabyası’nı festival boyunca yaşayan geleneksel sanatların bir arada görülebileceği önemli kültür duraklarından biri haline getiriyor.
1 Eylül’de Çanakkale’de Geleneksel Sanat ve Müzik Bir Arada
Keçe Atölyesi’nin gerçekleştirileceği 1 Eylül 2026 Salı günü, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin yoğun programlarından biri olacak.
Aynı gün 17 Burda AVM’de 22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali devam ederken Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde Gülgün Çako’nun “Yürüyen Ağaç” söyleşisi gerçekleştirilecek. Günün akşamında ise saat 21.00’de Oğuzhan Koç Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde dinleyicilerle buluşacak. Keçe Atölyesi de günün 11.00, 13.00 ve 15.00 seanslarında festival programındaki yerini alacak.
Böylece festival ziyaretçileri aynı gün içerisinde geleneksel sanat, çocuk edebiyatı, sinema ve müzik programlarını bir arada değerlendirebilecek.
Yünün Sanata Dönüşümü Çanakkale’de Deneyimlenecek
Yüzyıllar boyunca insanların barınma, giyinme ve günlük yaşam ihtiyaçlarına cevap veren keçe, günümüzde geleneksel el sanatlarının yaşayan örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Koyun yününün su, sabun ve fiziksel emekle dayanıklı bir yüzeye dönüştürülmesi ilk bakışta basit görünse de üretimin her aşaması malzemeyi tanımayı, doğru uygulamayı ve sabrı gerektiriyor.
Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamındaki Keçe Atölyesi, ziyaretçilere bu üretim kültürünü hazır ürünler üzerinden değil, doğrudan uygulamanın içinde deneyimleme fırsatı verecek.
