Duyuru Güncel Öne Çıkan

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu Troya Müzesi’nde Gerçekleştirilecek

Çanakkale ve çevresinde sürdürülen arkeolojik araştırmaların son sonuçları, Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu kapsamında bilim dünyası ve tarih meraklılarıyla buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali programında yer alan sempozyum, 2-3 Eylül 2026 tarihlerinde…

28 Ağustos 2026 12:09 Geçerlilik: 3 Eylül 2026

Çanakkale ve çevresinde sürdürülen arkeolojik araştırmaların son sonuçları, Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu kapsamında bilim dünyası ve tarih meraklılarıyla buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali programında yer alan sempozyum, 2-3 Eylül 2026 tarihlerinde…

Çanakkale ve çevresinde sürdürülen arkeolojik araştırmaların son sonuçları, Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu kapsamında bilim dünyası ve tarih meraklılarıyla buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali programında yer alan sempozyum, 2-3 Eylül 2026 tarihlerinde saat 14.00-17.00 arasında Troya Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

İki gün sürecek bilimsel buluşmada Troas Bölgesi’nde 2025 ve 2026 yıllarında yürütülen arkeolojik kazılar ile müze kazılarından elde edilen sonuçların değerlendirilmesi planlanıyor. Güncel festival programında sempozyumun, bölgedeki kazı ve araştırmalar hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler sunacağı belirtiliyor. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

Troya, Assos, Parion, Aleksandria Troas ve Apollon Smintheion gibi Çanakkale arkeolojisinin önemli merkezlerinin oluşturduğu geniş Troas coğrafyası, iki gün boyunca bilimsel çalışmaların merkezinde yer alacak.

V. Troas Sempozyumu 2-3 Eylül’de Yapılacak

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu, 2 Eylül Çarşamba ve 3 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilecek.

Program her iki gün de 14.00’te başlayacak ve 17.00’ye kadar devam edecek.

Etkinlik: Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu
Tarih: 2-3 Eylül 2026
Saat: 14.00-17.00
Yer: Troya Müzesi
Adres: Tevfikiye, 17100 Çanakkale Merkez / Çanakkale
Katılım: Ücretsiz
Festival: Çanakkale Kültür Yolu Festivali 2026

Sempozyumun Troya Müzesi’nde düzenlenmesi, bilimsel toplantıyı içerikle mekân açısından da özel hale getiriyor. Çünkü müzenin zemin katında Troas Bölgesi’nin arkeolojisi doğrudan ele alınıyor; Assos, Parion, Aleksandria Troas, Smintheion ve bölgedeki diğer antik merkezlerden gelen eserler ziyaretçilere sunuluyor.

Troas Bölgesindeki Son Arkeolojik Çalışmalar Ele Alınacak

V. Troas Sempozyumu’nun temel konusunu Çanakkale ve çevresinde devam eden güncel arkeolojik çalışmalar oluşturacak.

Festival programında özellikle 2025-2026 yıllarında Troas Bölgesi’nde gerçekleştirilen kazılar ile müze kazılarının sonuçlarının sempozyum kapsamında ele alınacağı belirtiliyor.

Bu yönüyle sempozyum yalnızca Troas tarihini genel hatlarıyla anlatan bir konferans dizisi olmayacak. Bölgede halen devam eden bilimsel araştırmaların yeni verileri, arkeologların yaptığı çalışmalar ve farklı antik merkezlerde ulaşılan sonuçlar güncel bilgiler üzerinden değerlendirilecek.

Arkeoloji açısından her yeni kazı sezonu geçmişe ilişkin mevcut bilgilerin yeniden değerlendirilmesini sağlayabiliyor. Küçük bir seramik parçası, bir yapı duvarının devamı, yeni ortaya çıkarılan bir mezar veya yazıt, daha önce kabul edilen tarihsel yorumlarda değişiklik yapılmasına yol açabiliyor.

Bu nedenle Troas Sempozyumu, Çanakkale arkeolojisinin güncel durumunu takip etmek isteyenler açısından önemli bir bilimsel buluşma niteliği taşıyor.

Troas Neresidir?

Troas, Antik Çağ’da Anadolu’nun kuzeybatısındaki geniş coğrafi bölge için kullanılan isimlerden biri.

Bugünkü Çanakkale ilinin önemli bir bölümü tarihsel Troas coğrafyasının içerisinde bulunuyor.

Troya, Assos, Aleksandria Troas, Parion, Apollon Smintheion, Lampsakos ve farklı antik yerleşimler bu geniş coğrafyanın parçaları arasında yer alıyor.

Troya Müzesi’nin sergileme düzeninde de Troas Bölgesi ayrı bir ana başlık olarak ele alınıyor. Müzenin zemin katında Assos, Tenedos, Parion, Aleksandria Troas, Smintheion, Lampsakos, Thymbria ve İmbros gibi yerleşimlerin tarihi ve kazılarından elde edilen eserler ziyaretçilere tanıtılıyor.

Bu nedenle V. Troas Sempozyumu, tek bir antik kentin değil Çanakkale’nin geniş arkeolojik coğrafyasının ele alınacağı bir bilimsel buluşma olacak.

Troya Kazılarındaki Güncel Çalışmalar Bilim Dünyasının Gündeminde

Troas denildiğinde dünya çapında en fazla tanınan arkeolojik alanların başında Troya geliyor.

Binlerce yıllık yerleşim geçmişine sahip Troya’da üst üste kurulan kentler, Anadolu ile Ege arasındaki siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkilerin anlaşılmasında önemli bilgiler sunuyor.

Troya Müzesi’nde de kentin Tunç Çağı’ndan Roma ve Doğu Roma dönemlerine uzanan geçmişi ayrı bölümler içerisinde ele alınıyor. Müzenin sergileme programında Troya’nın yerleşim katmanları, Tunç Çağı yaşamı, ticaret ilişkileri, İlyada anlatısı ve antik dönem Troas dünyası birbirini takip eden bölümlerde sunuluyor.

Devam eden arkeolojik araştırmalar ise Troya hakkında sahip olunan bilgilerin yeni bulgularla geliştirilmesine katkı sağlıyor.

Assos Kazıları Troas Arkeolojisinin En Uzun Soluklu Çalışmalarından

Sempozyuma adını veren Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun bilimsel yaşamında Assos Antik Kenti özel bir yere sahip.

Assos’taki ilk kapsamlı arkeolojik çalışmalar 1881-1883 yılları arasında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü tarafından gerçekleştirildi. Yaklaşık bir asırlık aranın ardından kentteki kazılar 1981 yılında Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu başkanlığında yeniden başlatıldı.

Serdaroğlu dönemindeki çalışmalar özellikle Batı Nekropolü üzerinde yoğunlaşırken Athena Tapınağı, konut bölgeleri ve kentin farklı noktalarında da araştırmalar gerçekleştirildi. Athena Tapınağı ve antik tiyatrodaki kazı ve restorasyon çalışmaları da bu dönemin önemli faaliyetleri arasında yer aldı.

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun 2005 yılındaki vefatının ardından Assos kazıları 2006 yılından itibaren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında devam ediyor.

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun Assos’a Bıraktığı Bilimsel Miras

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun Assos’taki çalışmaları yaklaşık çeyrek yüzyıla yayıldı.

1981 yılında yeniden başlattığı kazıları yaşamının sonuna kadar sürdüren Serdaroğlu, özellikle antik kentin yeniden bilimsel araştırmaların merkezine taşınmasında önemli rol oynadı.

Batı Nekropolü’nde gerçekleştirilen çalışmalar, Athena Tapınağı çevresindeki araştırmalar, antik tiyatronun ortaya çıkarılması ve restorasyon faaliyetleri Assos’un bugünkü bilimsel görünürlüğünün oluşmasına katkı sağladı.

Bu nedenle Çanakkale’nin arkeolojik geçmişinin güncel araştırmalarla ele alınacağı V. Troas Sempozyumu’nun Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun adıyla gerçekleştirilmesi, bilim insanının bölge arkeolojisine bıraktığı mirası da yaşatacak.

Parion Antik Kenti de Troas’ın Önemli Araştırma Alanlarından

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyü yakınlarındaki Parion Antik Kenti, Troas Bölgesi’nin kuzeyindeki önemli arkeolojik merkezlerden biri.

Kentte yürütülen kazılar sonucunda nekropol alanlarından mimari yapılara, heykellerden seramik ve metal eserlere kadar farklı buluntu grupları gün ışığına çıkarıldı.

Troya Müzesi’nde de Parion kazılarından elde edilen önemli eserler sergileniyor. Bunlardan biri, 2005 yılında kentin Güney Nekropolü’nde bulunan MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısına ait bronz amphora. Eserin üzerindeki Dionysos kültüne ilişkin figürler, dönemin inanç ve sanat dünyası hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Parion’dan elde edilen arkeolojik veriler bölgenin Ege, Marmara ve Çanakkale Boğazı çevresindeki ticari ve kültürel ilişkilerinin anlaşılmasında da önemli rol oynuyor.

Aleksandria Troas Antik Dünyanın Büyük Liman Kentlerinden Biriydi

Troas Bölgesi’nin dikkat çekici yerleşimlerinden Aleksandria Troas, bugünkü Ezine ilçesi Dalyan köyü çevresinde bulunuyor.

Antik dönemde geniş bir kent alanına sahip olan yerleşim, özellikle Roma dönemindeki görkemli mimarisi ve limanıyla öne çıkıyor.

Kentin konumu Ege Denizi ile iç bölgeler arasındaki ticaret bağlantılarında önemli rol üstlenmesini sağladı.

Aleksandria Troas’a ait eserler ve kentin kazı tarihine ilişkin bilgiler de Troya Müzesi’nin Troas Bölgesi bölümünde ziyaretçilere sunuluyor.

Sempozyum gibi bilimsel toplantılar, kentte devam eden çalışmaların yalnızca arkeoloji çevrelerinde kalmaması ve kamuoyuyla paylaşılması açısından da önem taşıyor.

Apollon Smintheion Troas’ın Önemli Kutsal Alanlarından

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Gülpınar yakınlarında bulunan Apollon Smintheion, Troas Bölgesi’nin önemli kutsal alanlarından biri.

Apollon Smintheus Tapınağı yalnızca mimarisiyle değil, Homeros’un İlyada Destanı’yla bağlantılı kabartmalarıyla da özel bir yere sahip.

Troya Müzesi’nde bölgenin önemli çekim merkezleri arasında Apollon Smintheus Tapınağı, Assos Athena Tapınağı, Parion ve Aleksandria Troas’a ait eserler birlikte ele alınıyor.

Bu durum Troas Bölgesi’nin birbirinden bağımsız antik şehirlerden değil, tarih boyunca birbiriyle ilişki kuran yerleşim ve kutsal alanlardan oluştuğunu gösteriyor.

Maydos Kilisetepe Çanakkale Boğazı’nın Geçmişine Işık Tutuyor

Troas coğrafyasındaki arkeolojik araştırmalar yalnızca büyük antik kentlerle sınırlı değil.

Çanakkale Boğazı’nın Avrupa yakasında, Eceabat’taki Maydos Kilisetepe gibi höyük yerleşimleri bölgenin tarih öncesi ve erken dönem yerleşimlerinin anlaşılması bakımından ayrı bir önem taşıyor.

Bu tür kazılar sayesinde Çanakkale Boğazı’nın yalnızca Klasik ve Roma dönemlerinde değil, çok daha eski çağlardan itibaren yerleşim, ulaşım ve kültürel etkileşim açısından önemli bir coğrafya olduğu ortaya konuluyor.

Farklı dönemlerden arkeolojik merkezlerin aynı sempozyum çatısı altında değerlendirilmesi, Troas’ın binlerce yıllık tarihsel devamlılığının daha geniş bir perspektifle görülmesini sağlayacak.

Müze Kazıları da Sempozyumun Gündeminde Olacak

Türkiye’de arkeolojik araştırmalar yalnızca üniversiteler tarafından yürütülen uzun süreli kazılardan oluşmuyor.

Müze müdürlükleri de çeşitli nedenlerle kurtarma kazıları ve arkeolojik çalışmalar gerçekleştirebiliyor.

Yeni bir yapılaşma sırasında ortaya çıkan kalıntılar, yol çalışmaları veya tesadüfen bulunan arkeolojik alanlar müze uzmanlarının müdahalesini gerektirebiliyor.

V. Troas Sempozyumu’nun programında müze kazılarının sonuçlarının da ele alınacağı özellikle belirtiliyor.

Bu çalışmalar, daha önce bilinmeyen küçük yerleşim alanlarının veya mezarlıkların ortaya çıkarılması bakımından bölge arkeolojisine önemli yeni veriler kazandırabiliyor.

Arkeolojide Buluntu Kadar Bağlam da Önemli

Bir arkeolojik kazının amacı yalnızca değerli veya dikkat çekici eserler bulmak değil.

Bilimsel açıdan bir eserin nerede, hangi tabakada, hangi yapıyla ve hangi diğer buluntularla birlikte bulunduğu büyük önem taşıyor.

Örneğin sıradan görünen küçük bir seramik parçası, bulunduğu tabakanın tarihlendirilmesine yardımcı olabilir. Bir sikke bir yapının hangi tarihten sonra kullanıldığını gösterebilir. Hayvan kemikleri insanların beslenme alışkanlıklarına ilişkin bilgi verebilir.

Bu nedenle sempozyumlarda yalnızca büyük heykeller veya anıtsal yapılar değil, kazıların ortaya çıkardığı bütün veri grupları bilimsel değerlendirmeye konu olabiliyor.

V. Troas Sempozyumu da bölgedeki yeni araştırmaların sonuçlarını daha geniş bir tarihsel çerçevede değerlendirmek için önemli bir ortam sağlayacak.

Restorasyon Çalışmaları Arkeolojik Alanların Geleceği İçin Önem Taşıyor

Kazılarla ortaya çıkarılan bir yapının gün ışığına çıkarılması, arkeolojik çalışmanın sona erdiği anlamına gelmiyor.

Toprak altında uzun süre korunan duvarlar ve mimari parçalar açığa çıkarıldığında yağmur, rüzgâr, sıcaklık değişimleri ve ziyaretçi etkisi gibi yeni koşullarla karşılaşıyor.

Bu nedenle yapıların belgelenmesi, sağlamlaştırılması ve gerektiğinde koruma uygulamalarının gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu’nun Assos’taki çalışma döneminde de Athena Tapınağı ve tiyatro üzerinde kazı ile restorasyon faaliyetleri yürütüldü.

Günümüzde ise arkeolojik koruma, kazı sürecinin ayrılmaz bir bölümü olarak ele alınıyor.

Seramikler Antik Troas’ın Günlük Yaşamını Anlatıyor

Arkeolojik kazılarda en sık karşılaşılan buluntu gruplarından biri seramikler.

Kırılmış bir tabak, testi veya depolama kabının parçaları ilk bakışta gösterişli görünmeyebilir. Ancak arkeologlar için seramikler son derece değerli bilimsel veriler taşıyor.

Biçimleri, hamur özellikleri, üretim yöntemleri ve süslemeleri sayesinde farklı dönemlere tarihlendirilebiliyor.

Aynı zamanda başka bölgelerde üretilmiş seramiklerin Troas kentlerinde bulunması antik ticaret ilişkilerinin izlenmesini mümkün hale getiriyor.

Troya Müzesi koleksiyonunda da Troas kentlerinden gelen çok sayıda pişmiş toprak kap ve farklı seramik örnekleri bulunuyor.

Yazıtlar Antik İnsanların Sesini Günümüze Taşıyor

Troas arkeolojisinin önemli çalışma alanlarından biri de epigrafi, yani eski yazıtların incelenmesi.

Mezar taşları, yapı kitabeleri, adak yazıtları ve kamusal belgeler üzerinde bulunan metinler antik kentlerde yaşayan insanların isimlerini, görevlerini, inançlarını ve toplumsal ilişkilerini ortaya çıkarabiliyor.

Bir yazıt bazen tarihsel kaynaklarda hiç adı geçmeyen bir kişinin veya kurumun varlığını gösterebiliyor.

Arkeolojik kazıların yeni yazıtları gün ışığına çıkarması, Troas kentlerinin siyasi ve toplumsal yapısına ilişkin bilgilerin genişlemesini sağlayabiliyor.

Bu nedenle kazı sonuçlarının bilimsel toplantılarda paylaşılması yalnızca yeni eserlerin tanıtılması değil, antik toplum hakkındaki yeni bilgilerin tartışılması anlamına geliyor.

Troya Müzesi Sempozyum İçin Doğal Bir Bilimsel Buluşma Noktası

V. Troas Sempozyumu’nun Troya Müzesi’nde gerçekleştirilmesi tesadüf değil.

Müze yalnızca Troya Antik Kenti’nden çıkan eserleri sergilemiyor; bütün Troas coğrafyasını anlatan kapsamlı bir arkeoloji müzesi olarak tasarlanmış durumda.

Zemin katta Assos, Parion, Aleksandria Troas, Smintheion ve bölgenin diğer antik kentleri ele alınıyor. Üst katlarda ise Troya’nın Tunç Çağı geçmişinden İlyada anlatısına, arkeoloji tarihinden Roma ve Doğu Roma dönemlerine kadar geniş bir zaman aralığı işleniyor.

Sempozyumda anlatılan birçok antik merkezden çıkarılmış eserlerin aynı bina içerisinde görülebilmesi, bilimsel sunumlarla müze koleksiyonu arasında doğrudan bir bağ kurulmasını sağlayacak.

Troas Sempozyumu Geleneği Önceki Yıllarda da Devam Etti

Troya Müzesi geçmiş yıllarda da Troas Bölgesi’ndeki arkeolojik araştırmaların sonuçlarını paylaşan bilimsel toplantılara ev sahipliği yaptı.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün kayıtlarına göre III. Troas Sempozyumu 2-4 Eylül 2024 tarihlerinde Troya Müzesi Safvet Paşa Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda Troas Bölgesi’nde bir önceki yıl yapılan kazı ve yüzey araştırmaları, çalışmaları yürüten kazı ve araştırma başkanları tarafından anlatıldı. Etkinliğe yaklaşık 150 kişi katıldı.

Troya Müzesi’nde düzenlenen ilk Troas Sempozyumu’nda da Assos, Troya, Parion ve Apollon Smintheion gibi bölgenin önemli kazılarının başkanları çalışmalarının sonuçlarını paylaşmıştı.

2026 yılında beşincisi gerçekleştirilecek buluşma, bu bilimsel paylaşım geleneğini devam ettirecek.

Bilimsel Çalışmalar Halkla Buluşacak

Arkeolojik kazılar bilimsel yöntemlerle yürütülse de ortaya çıkarılan kültürel miras toplumun ortak geçmişinin parçası.

Bu nedenle kazı sonuçlarının yalnızca akademik yayınlarda kalmayıp toplumla paylaşılması büyük önem taşıyor.

Troas Sempozyumu bu açıdan bilim insanları ile arkeoloji meraklıları arasında bir buluşma alanı oluşturuyor.

Üniversite öğrencileri, tarih ve arkeoloji meraklıları, öğretmenler, bölge halkı ve Çanakkale’yi ziyaret edenlerin uzmanların güncel çalışmalarını doğrudan dinleyebilmesi, bölgede yürütülen araştırmaların daha geniş kitleler tarafından anlaşılmasını sağlayacak.

Etkinliğin ücretsiz olması da bilimsel bilginin daha geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaşmasına katkı sunacak.

2 ve 3 Eylül’de Troas’ın Yeni Bulguları Troya Müzesi’nde Konuşulacak

Çanakkale binlerce yıllık tarihiyle Türkiye’nin en yoğun arkeolojik coğrafyalarından birine sahip.

Troya’nın çok katmanlı kentlerinden Assos’un Athena Tapınağı’na, Parion’un nekropollerinden Aleksandria Troas’ın anıtsal yapılarına ve Apollon Smintheion’un kutsal alanına kadar bölgenin farklı noktalarında sürdürülen çalışmalar geçmişe ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkmasını sağlamaya devam ediyor.

Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu V. Troas Sempozyumu, bu araştırmaları aynı bilimsel platformda bir araya getirerek Çanakkale arkeolojisinin güncel durumunu ziyaretçilere aktaracak.

Sempozyum, 2-3 Eylül 2026 tarihlerinde her iki gün de 14.00-17.00 saatleri arasında Troya Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak. Program kapsamında Troas Bölgesi’nde 2025-2026 yıllarında gerçekleştirilen kazılar ve müze kazılarından elde edilen güncel bilgiler ele alınacak.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 12:09
Geçerlilik 3 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim