Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi 5 Eylül’de Çanakkale’de
Çanakkale’nin yaşayan kültürel mirasının önemli parçalarından biri olan Tahtacı Türkmen giyim-kuşam geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında özel bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Gülizar Erken eşliğinde düzenlenecek “Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi”, 5 Eylül…

Çanakkale’nin yaşayan kültürel mirasının önemli parçalarından biri olan Tahtacı Türkmen giyim-kuşam geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında özel bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Gülizar Erken eşliğinde düzenlenecek “Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi”, 5 Eylül…
Çanakkale’nin yaşayan kültürel mirasının önemli parçalarından biri olan Tahtacı Türkmen giyim-kuşam geleneği, Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında özel bir atölyeyle ziyaretçilerle buluşacak. Gülizar Erken eşliğinde düzenlenecek “Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi”, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 16.00-17.00 arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da gerçekleştirilecek. Festivalin güncel programında etkinliğin şalvar, göynek, üç etek ve yelek gibi katmanlı geleneksel giysiler üzerinden ilerleyeceği belirtiliyor.
Atölyede yalnızca bir kıyafetin nasıl hazırlandığı anlatılmayacak. Kumaş seçimi, katmanların birbiriyle ilişkisi, baş bağlama biçimleri, süslemeler ve aksesuarlar üzerinden Tahtacı Türkmenlerinin kuşaktan kuşağa aktardığı giyim kültürü de ele alınacak. Etkinlik programında renklerin, motiflerin, baş bağlama biçimlerinin ve kullanılan aksesuarların kişinin medeni durumu ve toplumsal konumu hakkında bilgiler taşıyabildiğine özellikle dikkat çekiliyor.
Tahtacı Türkmen Kıyafet Atölyesi Ne Zaman?
Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da başlayacak ve yaklaşık bir saat sürecek.
Etkinlik: Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi
Sanatçı: Gülizar Erken
Tarih: 5 Eylül 2026 Cumartesi
Saat: 16.00-17.00
Yer: Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
Adres: Barbaros Mahallesi, 17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale
Kontenjan: 10 kişi
Kayıt: atolyekayit.com
Güncel festival programında aynı gün Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da saat 13.00-14.00 arasında çocuklara yönelik Ahşap Baskı Atölyesi, 14.30-15.30 arasında yetişkinlere yönelik ikinci Ahşap Baskı Atölyesi ve hemen ardından 16.00-17.00 saatleri arasında Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi yer alıyor.
Gülizar Erken Yıllardır Çanakkale Türkmen Kıyafetlerini Yaşatıyor
Atölyeyi gerçekleştirecek Gülizar Erken, Çanakkale’de geleneksel Türkmen kıyafetlerinin hazırlanması ve yeni kuşaklara aktarılması konusunda uzun yıllardır çalışan yerel isimlerden biri.
Erken, 2016 yılında verdiği bir röportajda o tarihte yaklaşık 13 yıldır doğrudan bu işle uğraştığını, ailesinde ise Türkmen kıyafeti hazırlama geleneğinin çok daha eskiye dayandığını anlatmıştı. Erken, annelerinin ve babaannelerinin geçmişte kıyafetleri kendi imkânlarıyla hazırladığını, kumaş ve süsleme malzemelerinin gerektiğinde komşular arasında paylaşıldığını belirtmişti.
Aynı dönemde Çanakkale Türkmen kıyafetlerini günümüz kumaşları ve talepleriyle yeniden yorumladığını belirten Erken, genç kadınların da geleneksel kıyafetlere yeniden ilgi göstermeye başladığını ifade etmişti. Özellikle düğünler ve yöresel etkinlikler bu kıyafetlerin yaşamaya devam ettiği alanlar arasında bulunuyor.
Gülizar Erken’in Çalışmaları Akademik Araştırmalara da Konu Oldu
Gülizar Erken’in Türkmen kıyafetleriyle ilgili üretimleri yalnızca yerel basında değil, akademik çalışmalarda da kayıt altına alındı.
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada Çanakkale Aynalı Çarşı’da kişiye özel Türkmen kıyafetleri hazırlayan Gülizar Erken’in ziyaret edildiği ve sanatçının Çanakkale Türkmen geleneğine göre hazırladığı kıyafetlerin incelendiği belirtiliyor. Araştırmada Erken’in atölyesi ve hazırladığı kıyafetler fotoğraflarla da belgelenmiş durumda.
Bu kayıtlar, 5 Eylül’deki festival atölyesinin yalnızca genel bir tekstil çalışması olmadığını gösteriyor. Katılımcılar Çanakkale’nin yaşayan Türkmen giyim geleneğini uzun süredir uygulayan ve bu alandaki üretimleri akademik kayıtlara da giren yerel bir isimden dinleyecek.
Çanakkale’de Tahtacı Türkmen Kültürü Hâlâ Yaşıyor
Tahtacı Türkmen toplulukları Anadolu’nun farklı bölgelerinde bulunurken Çanakkale yöresi de önemli yaşam alanlarından biri.
Çanakkale üzerine yapılan yakın dönem araştırmaları Tahtacı Türkmenlerinin inanç, tören, kutlama, giyim-kuşam ve gündelik yaşam pratiklerinin kentte farklı köylerde yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. 2024 yılında yayımlanan akademik bir çalışma Çanakkale yöresindeki Tahtacı Türkmenlerinin tören, bayram ve inanç uygulamalarını incelerken bu toplulukların kültürel pratiklerinin yerel özellikler taşıdığına dikkat çekiyor.
Giyim-kuşam açısından en ayrıntılı güncel çalışmalardan biri ise Bayramiç ilçesine bağlı Karıncalık Köyü üzerine gerçekleştirildi.
Araştırmacılar burada doğrudan saha çalışması yaparak özgün geleneksel kadın giysilerini incelemiş, giysi parçalarını biçim, kumaş, renk ve süsleme özellikleri açısından belgeledi. Çalışmanın sonucu Tahtacı Türkmen kadın giyiminin katmanlı Türk halk giyiminin belirgin özelliklerini taşıdığını, ancak günümüzde daha çok özel günlerde ve kültürel amaçlarla kullanıldığını ortaya koyuyor.
Tahtacı Türkmen Kadın Kıyafeti Tek Parçadan Oluşmuyor
Geleneksel Tahtacı Türkmen kadın giyiminde en dikkat çekici özelliklerden biri katmanlı yapı.
Bir kıyafet tek bir elbiseden ibaret değil.
Çanakkale Karıncalık Köyü üzerine yapılan saha araştırmasında kaynak kişilerin verdiği bilgilere göre kadınların geleneksel giyiminde don ya da şalvar, göynek, üç etek, yelek ve dışarı çıkılırken kısa cepken gibi parçalar belirli bir sıra içerisinde kullanılıyor. Araştırmada ayrıca peştemal ve çeşitli başlık parçalarının da farklı Tahtacı topluluklarının giyim repertuvarında yer alabildiği belirtiliyor.
Festival programında da özellikle şalvar, göynek, üç etek ve yelek atölyede ele alınacak temel giyim parçaları arasında sıralanıyor.
Bu nedenle kıyafetin bütünlüğü yalnızca kullanılan kumaştan değil, parçaların birbiri üzerine nasıl giyildiğinden de oluşuyor.
Şalvar Geleneksel Giyimin Temel Parçalarından
Tahtacı Türkmen kadın giyiminde şalvar, hareket rahatlığı sağlayan temel alt giyim parçalarından biri.
Köy yaşamı, tarımsal faaliyetler ve gündelik çalışma düşünüldüğünde giysinin yalnızca estetik değil işlevsel olması da önem taşıyor.
Şalvarın geniş yapısı hareket kabiliyeti sağlarken üstüne giyilen göynek, üç etek ve diğer parçalarla birlikte kıyafetin karakteristik siluetini oluşturuyor.
Ancak kullanılan kumaş, renk, kesim ve süsleme özelliklerinin her Tahtacı yerleşiminde tamamen aynı olduğunu düşünmemek gerekiyor. Akademik çalışmalar aynı kültür çevresi içerisindeki köyler arasında bile giyinme ve baş bağlama biçimlerinin değişebildiğini gösteriyor.
Göynek Katmanlı Giyimin Merkezinde
Festival duyurusunda adı geçen bir diğer parça göynek.
Yerel söyleyişlerde farklı biçimlerde adlandırılabilen göynek, geleneksel kadın giyiminin temel iç katmanlarından biri.
Üzerine üç etek, yelek veya başka üst giyim parçaları eklenebiliyor.
Gülizar Erken’in 2016 yılında Türkmen kıyafetlerini anlatırken verdiği bilgilerde de kıyafetin temel katmanları arasında köynek/göynek, şalvar, önlük ve yörede “diire” olarak anılan giyim parçası yer alıyor.
Bu durum geleneksel giyimin canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.
Akademik terminoloji, köylerde kullanılan yerel adlandırmalar ve günümüzde yeniden üretilen kıyafetlerin isimleri arasında küçük farklılıklar görülebiliyor.
Üç Etek Anadolu Giyim Kültürünün Tanınan Formlarından
Atölyede ele alınacak önemli parçalardan biri de üç etek.
Üç etek, uzun üst giysinin aşağı doğru üç parçalı bir görünüm oluşturacak şekilde düzenlendiği geleneksel bir form.
Tahtacı Türkmen kadın giyiminde farklı kumaş, renk ve süsleme özellikleriyle kullanılabiliyor.
Çanakkale Karıncalık Köyü üzerine yapılan araştırmada üç etek, kadınların geleneksel katlı giyim sisteminin ana parçalarından biri olarak belgelenmiş durumda.
Üç eteğin üzerine veya altına kullanılan diğer parçalar, kıyafetin günlük kullanım, tören veya düğün gibi farklı bağlamlarda değişmesine yol açabiliyor.
Yelek ve Cepken Kıyafetin Görsel Zenginliğini Artırıyor
Geleneksel giyimde yelek ve cepken yalnızca soğuktan korunmayı sağlayan parçalar değil.
Kumaş kalitesi, süslemeler, renk tercihleri ve üzerlerindeki işlemeler sayesinde kıyafetin en dikkat çekici bölümlerinden birine dönüşebiliyorlar.
Çanakkale Karıncalık Köyü araştırmasında kadınların günlük geleneksel giyim sırası içerisinde yelek ve dışarı çıkıldığında kullanılan kısa kollu ya da uzun kollu üst parçalar da kayda geçirilmiş durumda.
Festival programı ise katılımcıların şalvar, göynek, üç etek ve yeleğin yanı sıra ipek, keten ve pamuklu dokuma gibi malzemelerle oluşturulan süsleme unsurlarını da deneyimleyebileceğini belirtiyor.
Baş Bağlama Biçimleri Kıyafetin Önemli Bir Parçası
Tahtacı Türkmen giyiminde başlık ve baş bağlama düzeni kıyafetin tamamlayıcı unsurlarından biri.
Ancak baş giyiminin bütün Tahtacı topluluklarında tek biçimde olduğunu söylemek mümkün değil.
Araştırmalarda farklı yörelerde keten, baş kuşağı, ilmeçer, perpere ve farklı örtü veya başlık parçalarının kullanıldığı görülüyor. Kullanım biçimleri köye, yaşa ve geleneğe göre değişebiliyor.
Festival programında da ziyaretçilerin baş bağlama biçimleri ile kullanılan aksesuarların kişinin sosyal konumu veya medeni durumuna ilişkin bilgiler taşıyabildiğini öğrenebileceği ifade ediliyor.
Burada önemli nokta, tek bir baş bağlama biçimini bütün Tahtacı Türkmenlerine ait evrensel bir kural olarak değerlendirmemek.
Yerel gelenekler arasında farklılıklar bulunabiliyor.
Renkler ve Motifler Her Yerde Aynı Anlamı Taşımıyor
Tahtacı Türkmen kıyafetlerinde canlı renkler, işlemeler, boncuklar ve farklı süsleme biçimleri dikkat çekiyor.
Ancak belirli bir rengin veya motifin bütün Tahtacı topluluklarında değişmez biçimde tek bir anlam taşıdığını söylemek doğru değil.
Kıyafet üzerine yapılan akademik araştırmalar, renk ve süsleme tercihlerinin yöresel gelenek, kullanılan malzeme, dönemin ekonomik koşulları, kişinin tercihi ve üretim biçimine bağlı olarak değişebildiğini ortaya koyuyor.
Bu nedenle kırmızı, yeşil, kuşak, boncuk veya belirli bir oya türü değerlendirilirken hangi köye, hangi döneme ve hangi kullanım bağlamına ait olduğu dikkate alınmalı.
Atölyenin önemli katkılarından biri de bu ayrıntıları genelleştirilmiş sembol listelerinden değil, yaşayan yerel üretim geleneğinin içerisinden aktarması olacak.
Kıyafet Bir Kimlik ve Kültür Belgesi Olarak Görülüyor
Geleneksel kıyafetler insanların yalnızca bedenlerini örten nesneler değil.
Kumaş, renk, kesim, süsleme ve kullanım biçimleri toplumların yaşadığı döneme ilişkin bilgiler taşıyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde hazırlanan çalışmalarda da kıyafetlerin toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullardan etkilenen birer kültürel belge niteliği taşıdığı vurgulanıyor.
Tahtacı Türkmen kıyafetleri de bu açıdan değerlendirildiğinde yalnızca “eski kıyafet” olarak görülemiyor.
Hangi malzemelerin bulunduğu, hangi parçaların birlikte kullanıldığı, hangi giysilerin özel günlere ayrıldığı ve hangi süslemelerin tercih edildiği geçmiş yaşam biçimlerine ilişkin ipuçları taşıyor.
Düğünler Geleneksel Kıyafetlerin Yaşadığı Alanlardan Biri
Çanakkale’de Tahtacı Türkmen kıyafetlerinin yaşamaya devam ettiği önemli alanlardan biri düğünler.
Gülizar Erken, geçmişte verdiği röportajda hazırladığı kıyafetlerin özellikle Türkmen düğünlerinde kullanılmaya devam ettiğini ve gelin, kayınvalide, akrabalar ile farklı aile üyelerinin yöresel kıyafetler giyebildiğini anlatmıştı.
2023 yılında Çanakkale’nin Akçeşme köyünde gerçekleştirilen geleneksel bir düğün programında da yöresel “diire” kıyafetinin gelin tarafından giyildiği ve düğünün geleneksel müzik ve tören unsurlarıyla gerçekleştirildiği yerel basına yansımıştı.
Bu örnekler kıyafetlerin yalnızca sergi veya müzelerde değil, yaşayan toplumsal etkinliklerde de kullanılmaya devam ettiğini gösteriyor.
Eskiden Kıyafetleri Kadınlar Kendileri Hazırlıyordu
Gülizar Erken’in aktardığı aile hafızasına göre geçmişte Türkmen kadınları kıyafetlerinin önemli bölümünü kendi imkânlarıyla hazırlıyordu.
Bugünkü gibi çok çeşitli kumaş, boncuk ve hazır süsleme malzemelerine kolay erişimin bulunmadığı dönemlerde eldeki malzemeler değerlendiriliyor, gerektiğinde komşulardan kumaş alınarak paylaşım yapılıyordu.
Bu üretim biçimi kıyafeti yalnızca satın alınan bir tüketim nesnesi olmaktan çıkarıyordu.
Hazırlayan kişinin emeği, ailesinin imkânları ve çevresindeki dayanışma doğrudan giysiye yansıyordu.
Bir kıyafet yıllarca kullanılabiliyor, saklanabiliyor ve sonraki kuşaklara aktarılabiliyordu.
Bugün Geleneksel Kıyafetler Yeniden Yorumlanıyor
Geleneksel giyimin günümüze aktarılmasında önemli tartışmalardan biri özgünlük ile değişim arasındaki denge.
Gülizar Erken’in çalışmalarında da bu konu açık biçimde görülüyor.
Erken, gençlerin geleneksel biçimi korumak istediklerini ancak zaman zaman kendi getirdikleri kumaşlar veya farklı süslemelerle kişisel modeller talep ettiklerini anlatıyor.
Akademik araştırmalar da günümüzde üretilen Tahtacı Türkmen kıyafetlerinde kişisel taleplerin değişime yol açtığını, bu nedenle özgün tarihî örneklerin belgelenmesinin önemli olduğunu vurguluyor.
Bu değişim başlı başına geleneğin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Yaşayan kültürler zaman içerisinde dönüşüyor.
Ancak hangi unsurun tarihî uygulamaya, hangisinin çağdaş yoruma ait olduğunun bilinmesi kültürel belleğin korunması açısından önem taşıyor.
Karıncalık Köyü Araştırmasında 12 Özgün Giysi İncelendi
Çanakkale’deki Tahtacı Türkmen giyim kültürünü belgeleyen önemli çalışmaların başında 2024 yılında yayımlanan Karıncalık Köyü araştırması geliyor.
Araştırmacılar köyde doğrudan gözlem ve görüşmeler gerçekleştirdi, 12 özgün geleneksel giysiyi ayrıntılı biçimde inceledi.
Giysiler beden ve baş giyimi olarak gruplandırıldı; biçim, malzeme, renk, süsleme ve kullanım özellikleri kayıt altına alındı.
Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri geleneksel kıyafetlerin günlük yaşamdan büyük ölçüde çekilmiş olması.
Bugün bu kıyafetler daha çok özel günlerde, kültürel etkinliklerde veya geçmişi hatırlatan sembolik buluşmalarda kullanılıyor.
Bu nedenle festival atölyeleri gibi uygulamalı çalışmalar, kıyafetlerin yalnızca fotoğraflarda görülmesi yerine yapım ve kullanım bilgisinin de aktarılmasına katkı sağlıyor.
Çanakkale Tahtacılarının Kültürü Köyden Köye Değişebiliyor
“Tahtacı Türkmen kıyafeti” denildiğinde tek ve değişmez bir kostüm düşünmek yanıltıcı olabilir.
Çanakkale içerisindeki farklı Tahtacı köylerinde bile giyim parçalarının adlandırılması, renkleri, baş bağlama biçimleri veya kullanım alışkanlıkları farklılaşabiliyor.
Bu durum yalnızca kıyafetlerde değil, tören ve inanç pratiklerinde de görülüyor.
Çanakkale Tahtacıları üzerine yapılan güncel akademik çalışma, yöredeki toplulukların bazı tören ve kutlama geleneklerinde diğer Tahtacı gruplarından ayrılan özellikler gösterebildiğini ortaya koyuyor.
Dolayısıyla 5 Eylül’deki atölyede tanıtılacak kıyafetleri, geniş Tahtacı Türkmen kültürünün Çanakkale’de yaşayan yerel yorumlarından biri olarak değerlendirmek daha doğru.
Alevi-Bektaşi Kültürü Tahtacı Kimliğinin Önemli Bir Parçası
Tahtacı Türkmen topluluklarının kültürel yapısında Alevi inanç ve geleneklerinin önemli bir yeri bulunuyor.
Çanakkale yöresindeki Tahtacı Türkmenlerini inceleyen akademik araştırmalarda cem, tören, kutlama ve inanç pratiklerinin topluluğun kimliğini şekillendiren temel unsurlar arasında olduğu görülüyor.
Ancak kıyafetlerde görülen her renk veya her desenin doğrudan belirli bir inanç sembolü olarak açıklanması bilimsel açıdan dikkat gerektiriyor.
İnanç, gündelik yaşam, estetik tercih, kullanılan malzeme ve yerel gelenek çoğu zaman aynı kıyafet üzerinde iç içe bulunabiliyor.
Bu nedenle atölye, kültürün bu katmanlı yapısını yerel uygulayıcıdan dinlemek açısından da önem taşıyacak.
Tahtacı Adının Orman ve Ağaç İşçiliğiyle Güçlü Bağı Var
Tahtacı topluluklarının tarihsel yaşam biçiminde orman işleri ve ağaçla ilişkili mesleklerin önemli yer tuttuğu biliniyor.
Ancak günümüzde Tahtacı Türkmen topluluklarını yalnızca meslekleri üzerinden tanımlamak yeterli değil.
Yerleşik hayata geçiş, ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi ve kentleşme sonucunda toplulukların günlük yaşam biçimleri önemli ölçüde değişti.
Bugün Tahtacı kimliği; aile hafızası, inanç, törenler, müzik, giyim, yemek, sözlü kültür ve toplumsal ilişkiler gibi çok sayıda unsurun birleşiminden oluşuyor.
Çanakkale üzerine gerçekleştirilen araştırmalar da günümüzde kimliğin özellikle kültürel bellek ve törenler üzerinden yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.
Atölyede Katılımcılar Kıyafetin Katmanlarını Yakından Görecek
Festival programına göre Gülizar Erken eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede ziyaretçiler geleneksel kıyafetleri yalnızca uzaktan seyretmeyecek.
Şalvar, göynek, üç etek ve yelek gibi parçaların nasıl bir araya geldiğini, farklı kumaşların ve süslemelerin kıyafetin genel görünümünü nasıl değiştirdiğini yakından görme fırsatı bulacak.
Atölyenin 10 kişiyle sınırlandırılması da bu açıdan önemli.
Küçük katılımcı grubu, kıyafet parçalarının ayrıntılı biçimde incelenebilmesine ve uygulama sürecinin daha yakından takip edilmesine olanak sağlayacak.
Kayıtlar atolyekayit.com üzerinden alınacak.
Bir Saatlik Atölye Yüzyıllık Kültürel Birikime Açılan Kapı Olacak
Geleneksel bir kıyafetin bütün üretim bilgilerini bir saat içerisinde öğrenmek mümkün değil.
Kumaş seçimi, kesim, dikim, süsleme, başlık düzeni ve yerel kullanım biçimlerinin her biri ayrı bir deneyim gerektiriyor.
Bu nedenle 5 Eylül’deki programı tam kapsamlı bir terzilik eğitimi yerine geleneksel Tahtacı Türkmen giyimiyle uygulamalı tanışma atölyesi olarak değerlendirmek daha doğru.
Katılımcılar bir giysiye bakıp yalnızca rengini veya desenini görmek yerine, neden birden fazla katmandan oluştuğunu, parçaların nasıl adlandırıldığını ve kullanım biçimlerinin kültürel hafızada nasıl yer edindiğini öğrenebilecek.
Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Yaşayan Mirasın Buluşma Noktası
Atölyenin gerçekleştirileceği Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar, Çanakkale Kültür Yolu Festivali boyunca geleneksel sanatların ana merkezlerinden biri olacak.
Festival programında ebru, çini, seramik, keçe, iğne oyası, bez bebek, ahşap kaşık, ahşap baskı ve Tahtacı Türkmen kıyafet yapımı gibi farklı alanlarda sanatçılar ziyaretçilerle buluşacak.
Bu program yapısı, kültürel mirasın yalnızca vitrine konulan tamamlanmış eserlerden ibaret olmadığını göstermeyi amaçlıyor.
Bir seramiğin fırça dekoru, bir ahşap kaşığın oyulması veya yöresel kıyafetin katmanlarının oluşturulması doğrudan uygulayıcıların anlatımıyla aktarılıyor.
5 Eylül’de Hangar’da Ahşap Baskıdan Türkmen Kıyafetine
Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi’nin gerçekleştirileceği 5 Eylül’de Hangar programı öğle saatlerinden itibaren devam edecek.
Saat 13.00-14.00 arasında Handan Cengiz eşliğinde çocuklara yönelik Ahşap Baskı Atölyesi, 14.30-15.30 arasında yetişkinlere yönelik Ahşap Baskı Atölyesi düzenlenecek.
Saat 16.00’da ise Gülizar Erken’in Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi başlayacak.
Böylece festival ziyaretçileri aynı gün içerisinde önce geleneksel tekstil baskı sanatını, ardından Çanakkale’nin yerel Türkmen giyim kültürünü yakından tanıyabilecek.
Ekolojik Baskı Resim Atölyesi de Aynı Gün Gerçekleştirilecek
5 Eylül günü festivalin tekstil ve baskı teması farklı bir mekânda çağdaş bir yorumla da devam edecek.
Suvare Art Gallery Atölye’de saat 13.00-14.00 arasında Dr. Selin Perk yürütücülüğünde Ekolojik Baskı Resim Atölyesi gerçekleştirilecek.
Programda günlük tüketim sonrasında atık haline gelen ambalajlar özgün baskı çalışmalarının malzemesine dönüştürülecek.
Böylece aynı festival gününde geleneksel ahşap baskı, sürdürülebilir çağdaş baskı ve yöresel giyim kültürü farklı mekânlarda ziyaretçilerle buluşacak.
Fikret Çelik Aynı Gün Haiku Üzerine Konuşacak
Festivalin 5 Eylül edebiyat programında Fikret Çelik, Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde saat 15.00’te “Kuş Yokuşu ve Japon Şiir Sanatı: Haiku” başlıklı söyleşi gerçekleştirecek.
Söyleşide Japon haiku şiir geleneğinin yerel coğrafyada nasıl yorumlanabileceği ve Fikret Çelik’in şiir dünyası ele alınacak.
Bu etkinliğin hemen ardından 16.00’da Hamidiye Tabyası’nda Gülizar Erken’in atölyesi başlayacak.
Festival böylece aynı öğleden sonra Japon şiirinden Çanakkale Türkmen giyimine kadar oldukça farklı kültürel alanları aynı program içerisinde buluşturacak.
Parion Antik Kenti’nde Uzman Eşliğinde Gezi Düzenlenecek
Tahtacı Türkmen Kıyafet Yapımı Atölyesi saat 17.00’de tamamlanırken festivalin arkeoloji programı Parion Antik Kenti’nde devam edecek.
Saat 18.00-20.00 arasında gerçekleştirilecek Uzman Eşliğinde Gezi ile ziyaretçiler Parion’un arkeolojik mirasını uzman anlatımlarıyla keşfedecek.
Bu program 5 Eylül’ü yaşayan kültürel miras ile antik mirasın art arda izlenebildiği özel festival günlerinden biri haline getirecek.
Akşam HoonDoo ve Gökhan Türkmen Konserleri Var
5 Eylül akşamında Çanakkale Kültür Yolu Festivali iki ayrı müzik etkinliğiyle devam edecek.
Saat 19.00’da Güney Koreli HoonDoo, ÇOMÜ İÇDAŞ Kara Yusuf Kongre Merkezi’nde sahneye çıkacak. Festival programında grup Türk dinleyicisinin yakından bildiği Türkçe şarkıları kendi yorumuyla seslendirecek.
Saat 21.00’de ise Gökhan Türkmen, Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde festivalin büyük açık hava konserini gerçekleştirecek.
Bu nedenle 5 Eylül günü sabah başlayan festival hareketliliği gece saatlerine kadar devam edecek.
Geleneksel Kıyafetler Sadece Geçmişi Değil Bugünü de Anlatıyor
Tahtacı Türkmen giyim kültürünün en önemli özelliklerinden biri, tamamen geçmişte kalmış olmaması.
Bir tarafta yüz yıl öncesinden kalan kıyafet örnekleri bulunuyor.
Diğer tarafta bugün düğünlerde kullanılan, gençlerin tercihleri doğrultusunda yeniden hazırlanan ve çağdaş malzemelerle yorumlanan yeni kıyafetler üretiliyor.
Gülizar Erken’in yıllardır sürdürdüğü çalışma tam olarak bu iki dönem arasında bir köprü kuruyor.
Erken, bir yandan anneler ve babaannelerden aktarılan üretim bilgisini korurken diğer yandan günümüzde bu kıyafetleri giymek isteyen insanların talepleri doğrultusunda yeni üretimler gerçekleştiriyor.
Bu durum yaşayan kültürel mirasın temel özelliklerinden birini ortaya koyuyor:
Gelenek yalnızca aynı biçimde tekrarlandığı için değil, insanlar onu kullanmaya ve yeniden üretmeye devam ettiği için yaşıyor.
Kıyafet Üzerinden Çanakkale’nin Türkmen Hafızası Okunacak
Bir kumaş parçası tek başına yalnızca tekstil malzemesi olabilir.
Ancak kesildiğinde, dikildiğinde, başka parçalarla bir araya geldiğinde ve belirli bir topluluğun kullanım biçimini kazandığında kültürel anlam taşıyan bir giysiye dönüşüyor.
Tahtacı Türkmen kıyafetlerinde de şalvar, göynek, üç etek, yelek, baş örtüleri, kuşaklar ve süslemeler bir araya geldiğinde yalnızca estetik bir görünüm oluşmuyor.
Aile hafızası, köy yaşamı, düğünler, kadınların üretim emeği ve yerel kimlik aynı giysinin içerisinde buluşuyor.
Çanakkale Karıncalık Köyü üzerine yapılan akademik çalışma da özgün kıyafetlerin belgelenmesinin kültürel bilincin geleceğe aktarılması açısından önem taşıdığını vurguluyor.
5 Eylül’deki atölye bu kültürel hafızayı akademik metinlerin dışına çıkarıp doğrudan festival ziyaretçilerinin karşısına taşıyacak.
Yüzyıllık Gelenek Yeni Kuşaklarla Buluşacak
Geleneksel kıyafetlerin yaşaması yalnızca eski örneklerin sandıklarda saklanmasına bağlı değil.
Kıyafeti hazırlayan kişinin kullandığı terimlerin, kumaş seçimlerinin, dikim yöntemlerinin ve hangi parçanın ne zaman giyildiğine ilişkin bilgilerin de aktarılması gerekiyor.
Gülizar Erken’in ailesinde kuşaktan kuşağa aktarılan üretim bilgisini bugün sürdürmesi bu nedenle ayrı önem taşıyor.
2016 yılında anlattığı üzere geçmişte kadınların kendi kıyafetlerini hazırladığı, ellerindeki malzemeleri birbirleriyle paylaştığı ve kıyafetlerin topluluk yaşamının doğal parçası olduğu bir dönemden; günümüzde geleneksel giysilerin özel günlerde yeniden üretildiği bir döneme gelindi.
Kültür Yolu Festivali’ndeki atölye ise bu değişimin içerisinde geleneğin yeni kuşaklarla bağını güçlendirecek.
Gülizar Erken eşliğinde gerçekleştirilecek Tahtacı Türkmen Yöresel Kıyafet Yapımı Atölyesi, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 16.00-17.00 arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da düzenlenecek. 10 kişiyle sınırlı atölyede şalvar, göynek, üç etek ve yelek gibi geleneksel giyim parçalarının yanı sıra kumaş, süsleme, baş bağlama ve aksesuar kültürü ele alınacak. Kayıtlar atolyekayit.com üzerinden gerçekleştirilecek.
