Duyuru Güncel Öne Çıkan

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri: 25 Usta ve Zanaatkârın Hikâyesi Çanakkale’de

Çanakkale Kültür Yolu Festivali, geleneksel sanatları bu kez eserlerin kendisinden çok onları yaşatan insanların hikâyeleri üzerinden anlatacak. Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, 29 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da festival ziyaretçileriyle…

28 Ağustos 2026 10:54 Geçerlilik: 8 Eylül 2026

Çanakkale Kültür Yolu Festivali, geleneksel sanatları bu kez eserlerin kendisinden çok onları yaşatan insanların hikâyeleri üzerinden anlatacak. Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, 29 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da festival ziyaretçileriyle…

Çanakkale Kültür Yolu Festivali, geleneksel sanatları bu kez eserlerin kendisinden çok onları yaşatan insanların hikâyeleri üzerinden anlatacak. Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, 29 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da festival ziyaretçileriyle buluşacak.

Dokuz gün boyunca devam edecek programda 25 farklı sanatçı ve zanaatkârın mesleki yolculukları, üretim yöntemleri, atölye ortamları ve yıllar içerisinde edindikleri ustalık bilgisi kısa filmler aracılığıyla ekrana taşınacak.

Gösterimler, geleneksel sanatları yalnızca geçmişten kalan objeler olarak değil, bugün hâlâ üretilen, öğretilen ve yeni kuşaklara aktarılan yaşayan kültürel değerler olarak ele alacak.

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri Ne Zaman?

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan gösterimler 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü başlayacak ve 6 Eylül 2026 Pazar gününe kadar devam edecek.

Program festival boyunca her gün 10.00-22.00 saatleri arasında Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da izlenebilecek.

Etkinlik yeri Çanakkale Merkez ilçesi Barbaros Mahallesi’nde bulunan Anadolu Hamidiye Tabyası olacak.

Uzun ziyaret saatleri sayesinde festival programını günün farklı bölümlerine göre planlayan ziyaretçiler kısa film seçkisini sergi ve atölye programlarıyla birlikte değerlendirebilecek.

Yaşayan Miras Kısa Filmlerinde Ne Anlatılıyor?

Seçkinin merkezinde geleneksel sanatların arkasındaki insanlar bulunuyor.

Bir zanaatkârın yıllar içerisinde geliştirdiği el alışkanlığından kullandığı malzemeye, atölyesindeki günlük çalışma düzeninden mesleği nasıl öğrendiğine kadar birçok ayrıntı kısa filmlerin anlatısına dahil ediliyor.

Böylece izleyici yalnızca ortaya çıkmış bir çini, seramik, enstrüman veya el işiyle karşılaşmıyor; o eseri mümkün kılan uzun öğrenme ve üretim sürecini de görüyor.

Festival programında seçkinin özellikle geleneksel sanatların üretim aşamalarını, ustaların mesleki yolculuklarını ve kültürel mirasın nesiller boyunca aktarılma biçimlerini ele aldığı belirtiliyor.

25 Sanatçı ve Zanaatkârın Hikâyesi Beyaz Perdede

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri toplam 25 sanatçı ve zanaatkârın hikâyesini bir araya getiriyor.

Her usta kendi sanat veya zanaat alanının temsilcisi olmasının yanında yıllar boyunca biriken uygulama bilgisinin de taşıyıcısı konumunda.

Bir zanaatın devam etmesi için yalnızca geçmişte yapılmış eserlerin korunması yeterli değil. Malzemenin nasıl seçileceğini, hangi aracın hangi aşamada kullanılacağını ve üretimde karşılaşılan sorunların nasıl çözüleceğini bilen insanların bulunması gerekiyor.

Kısa filmler tam da bu görünmeyen bilgi birikimini izleyicinin karşısına çıkarıyor.

Çanakkale Seramiği Yaşayan Mirasın Önemli Örneklerinden

Seçkide ele alınan geleneksel üretim alanlarının dikkat çekici örneklerinden biri Çanakkale seramik sanatı.

Çanakkale, kendine özgü seramik üretimiyle Anadolu’nun önemli seramik merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Özellikle 17. yüzyıldan itibaren gelişen Çanakkale seramiklerinde günlük kullanım kaplarının yanında oldukça özgün dekoratif biçimler ortaya çıktı. Hayvan biçimli kaplar, testiler ve sıra dışı süslemeler bu üretim kültürünün kolaylıkla ayırt edilebilen örnekleri arasında yer aldı.

Geleneksel Çanakkale seramiğinde üretimin yalnızca ortaya çıkan nesne üzerinden değil, çamurun hazırlanmasından şekillendirmeye, bezemeden fırınlamaya uzanan bütün süreç üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle bir Çanakkale seramiğinin arkasındaki ustayı ve üretim sürecini görmek, ziyaretçiye kentteki seramik mirasını farklı bir açıdan tanıma fırsatı sunuyor.

Topraktan Kültürel Hafızaya Uzanan Çanakkale Seramiği

Çanakkale seramiklerini özel yapan unsurlardan biri her dönemde aynı şekilde üretilmemiş olmaları.

Ustaların kişisel yorumları, yerel ihtiyaçlar ve dönemin estetik anlayışı seramiklerin biçimlerinde değişiklik oluşturdu.

Bazı eserlerde oldukça sade kap formları görülürken bazı örneklerde hayvan biçimleri ve yoğun bezemeler öne çıktı.

Bugün geleneksel Çanakkale seramiğini yaşatmaya yönelik üretimlerin devam etmesi, bu sanatın yalnızca tarihî koleksiyonlarda korunan bir miras olmadığını gösteriyor.

Yaşayan Miras yaklaşımı da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor: Bir kültürel değer, üretilmeye ve aktarılmaya devam ettiği sürece yaşamaya devam ediyor.

İznik Çinisinin Ustalık Yolculuğu

Yaşayan Miras seçkisinde örneklenen bir diğer geleneksel sanat alanı İznik çinisi.

Türk sanat tarihinin en tanınan üretimlerinden olan İznik çinileri özellikle Osmanlı döneminde camilerin, sarayların ve farklı mimari yapıların bezemesinde önemli yer tuttu.

Ancak ziyaretçinin tarihî bir yapıda gördüğü parlak çini yüzeyinin arkasında son derece uzun bir üretim süreci bulunuyor.

Desenin hazırlanması, yüzeye aktarılması, konturların oluşturulması, renklerin uygulanması, sırlama ve fırınlama gibi aşamaların her biri ayrı ustalık gerektiriyor.

Kısa film anlatımı sayesinde izleyici yalnızca tamamlanmış eseri değil, renklerin ve motiflerin usta ellerde nasıl ortaya çıktığını da görebiliyor.

Kemençe Yapımı: Bir Enstrümanın Arkasındaki Zanaat

Geleneksel müzik kültürü yalnızca sazı çalan sanatçılardan oluşmuyor.

Bir enstrümanın ortaya çıkabilmesi için ağacın seçilmesinden gövdenin şekillendirilmesine kadar uzun bir zanaatkârlık süreci gerekiyor.

Kemençe yapımı bu açıdan Yaşayan Miras seçkisinin dikkat çekici örneklerinden biri.

Usta, kullanacağı ağacın yapısını tanımak, enstrümanın ölçülerini doğru oluşturmak ve ses karakterini etkileyen küçük ayrıntıları deneyimiyle değerlendirmek zorunda.

Ortaya çıkan ürün bu nedenle yalnızca ahşaptan yapılmış bir müzik aleti değil; müzik kültürü ile geleneksel el işçiliğinin buluştuğu bir üretim.

Kısa filmler bu tür alanlarda genellikle sahnede görülmeyen üreticiyi görünür hale getiriyor.

Kazaziye Sanatında İnce İşçilik

Yaşayan Miras kapsamında öne çıkan zanaatlardan biri de özellikle Trabzon ve çevresiyle özdeşleşen kazaziye.

İnce metal tellerin büyük bir dikkat ve sabırla örülmesine dayanan bu geleneksel takı üretiminde küçük parçalar uzun bir el emeğinin sonucunda ortaya çıkıyor.

Kazaziye gibi yoğun el işçiliği gerektiren alanlarda üretimin hızlandırılması her zaman mümkün değil.

Ustanın parmak hareketleri, kullandığı araçlara hâkimiyeti ve yıllar içerisinde geliştirdiği çalışma alışkanlığı ürünün sonucunu doğrudan belirliyor.

Bu nedenle kısa film formatı, bitmiş takının yanında onu meydana getiren emeğin de görünür olmasını sağlıyor.

Ebru, Ağaç İşçiliği ve Geleneksel Sanatların Farklı Yüzleri

Yaşayan miras kavramı yalnızca tek bir sanat veya coğrafyayla sınırlı değil.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden ebru, ağaç işçiliği, çini, seramik, dokuma, maden işçiliği ve enstrüman yapımı gibi üretimler kendi çevrelerinde farklı kültürel hafızalar oluşturuyor.

Bu alanların ortak özelliği ise tekniğin yalnızca kitap okuyarak öğrenilememesi.

Malzemeye dokunmak, ustayı izlemek, tekrar tekrar uygulama yapmak ve üretim sırasında karşılaşılan sorunları deneyimle çözmek gerekiyor.

Yaşayan Miras kısa filmleri, izleyiciyi doğrudan atölye ortamına taşıyarak bu öğrenme biçiminin nasıl devam ettiğini göstermeyi amaçlıyor.

Neden “Yaşayan Miras” Deniliyor?

Kültürel miras denildiğinde çoğu kişinin aklına antik kentler, tarihî yapılar veya müzelerde korunan eserler geliyor.

Oysa kültürün önemli bir bölümü fiziksel yapılardan değil, insanların bildiği ve uyguladığı yöntemlerden oluşuyor.

Bir ebru ustasının boyayı nasıl hazırladığını bilmesi, bir çini sanatçısının fırça kullanımındaki deneyimi veya bir enstrüman ustasının ağacın ses üzerindeki etkisini yıllar içerisinde öğrenmesi bu mirasın parçaları.

Bu bilgi uygulandığı ve başka insanlara öğretildiği sürece kültür yaşamaya devam ediyor.

Bir usta mesleğini bırakırken bilgisini aktarabileceği yeni bir kuşak bulunmazsa fiziksel eserler korunmaya devam etse bile üretimin kendisi ortadan kalkabiliyor.

Yaşayan Miras programlarının temel değeri de bu kültürel aktarımı görünür hale getirmesinde yatıyor.

Kısa Film Neden Geleneksel Sanatları Anlatmak İçin Önemli?

Bir sanat eserini fotoğrafta görmek ile üretim anını izlemek arasında önemli bir fark bulunuyor.

Örneğin ebru eserine bakıldığında renklerin son hali görülür. Filmde ise boyanın suya bırakılması, yüzeyde hareket etmesi ve kâğıda aktarılması takip edilebilir.

Bir seramik objede yalnızca son ürün görülürken kısa film aracılığıyla çamurun usta ellerinde nasıl biçim değiştirdiği izlenebilir.

Aynı durum dokuma, metal işçiliği, enstrüman yapımı veya ahşap sanatları için de geçerli.

Hareketli görüntü, geleneksel sanatın zaman, emek ve tekrar gerektiren yönlerini doğrudan ortaya çıkarıyor.

Ustaların Kişisel Hikâyeleri de Anlatılıyor

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri yalnızca teknik öğretici videolardan oluşan bir program değil.

Festival tanıtımında özellikle sanatçı ve zanaatkârların mesleki yolculuklarına ve kişisel hikâyelerine yer verildiği belirtiliyor.

Bir ustanın mesleğe nasıl başladığı, bilgisini kimden öğrendiği, yıllar içerisinde hangi değişimlerle karşılaştığı ve sanatını sürdürürken hangi sorunları yaşadığı da yaşayan mirasın anlaşılması açısından önemli.

Çünkü bir zanaatın tarihi yalnızca ortaya çıkan objelerin değil, o objeleri üreten insanların da tarihi.

Anadolu Hamidiye Tabyası’nda Sergi ile Birlikte İzlenebilecek

Kısa film programının önemli avantajlarından biri aynı mekânda Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisinin de bulunması.

Festival boyunca Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da ziyaret edilebilecek sergide çini, seramik, ebru, tezhip, keçe ve hüsn-i hat gibi geleneksel sanat alanlarından örnekler yer alacak.

Bu durum ziyaretçilere iki aşamalı bir deneyim sunuyor.

Önce sergide tamamlanmış eserleri görmek, ardından kısa filmlerde benzer sanatların üretim süreçlerini ve ustaların hikâyelerini izlemek mümkün olacak.

Eser ile üreticinin aynı festival alanında farklı anlatım biçimleriyle ele alınması, yaşayan miras kavramının daha kolay anlaşılmasını sağlayabilir.

29 Ağustos’ta Geleneksel Sanat Programları da Aynı Alanda

Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar, festivalin ilk gününde uygulamalı geleneksel sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak.

Gamze Yüksel’in gerçekleştireceği Çini Atölyesi, Mustafa Çakar’ın Ebru Atölyesi ve Yaşayan Miras Söyleşisi: Çanakkale Halıları aynı alanın 29 Ağustos programında yer alıyor.

Böylece kısa filmleri izleyen bir ziyaretçi, filmde karşılaştığı geleneksel üretim fikrini aynı gün uygulamalı atölyelerde daha yakından deneyimleyebilecek.

Sergi, kısa film, söyleşi ve atölyelerin bir arada bulunması Anadolu Hamidiye Tabyası’nı festivalin geleneksel sanatlar açısından en yoğun noktalarından biri haline getirecek.

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri Nerede?

Gösterimler Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar bölümünde gerçekleştirilecek.

Adres:

Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar
Barbaros Mahallesi
17020 Çanakkale Merkez / Çanakkale

Anadolu Hamidiye Tabyası festival boyunca konserlerden çocuk etkinliklerine, sergilerden atölyelere kadar farklı programlara ev sahipliği yapacak.

Dokuz Gün Boyunca 25 Ustanın Dünyasına Yolculuk

Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamındaki Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, geleneksel sanatları yalnızca sonuç ürünleri üzerinden değerlendirmek yerine üretimin arkasındaki insanı merkeze yerleştiriyor.

Çanakkale seramiğinden çini sanatına, enstrüman yapımından ince metal işçiliğine kadar farklı alanlarda çalışan ustaların emeği; kısa filmler sayesinde atölyelerin dışına çıkarak festival ziyaretçileriyle buluşacak.

Bir sanatın nasıl üretildiğini, ustalığın nasıl kazanıldığını ve geleneksel bilginin neden korunması gerektiğini merak eden ziyaretçiler için program, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin dikkat çekici kültürel duraklarından biri olacak.

Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, 29 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında her gün 10.00-22.00 saatlerinde Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da izlenebilecek. Seçkide 25 sanatçı ve zanaatkârın üretim süreçleri ile yaşam hikâyeleri ekrana taşınacak.

Duyuruyu Paylaşın

Bu duyuruyu ilgili kişilere hızlıca ulaştırın

Sosyal medya üzerinden paylaşabilir veya bağlantıyı kopyalayarak kurum içi iletişimde kullanabilirsiniz.

Duyuru Detayları

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2026 10:54
Geçerlilik 8 Eylül 2026 Duyuru süresi
Duyuru Türü Güncel Kurumsal bilgilendirme
Öncelik 1 Öne çıkan içerik
WhatsApp İletişim